Risale-i Nurların sadeleştilme konusu başta olmak üzere risalelerle ilgili bir çok konuya değinildi. 15 yıl önce ilk kez İsmail Mutlu tarafından sadeleştirilen ve yine kendi yayınevi olan mutlu yayıncılık tarafından okuyucuların gündemine sunulan risale-i nurların orjinali muhafaza edilerek her ikisinin yan yana verildiği ifade edildi.
Risale-i nurların kurana ayna olması amaçlanırken gölge olma tehlikesiyle karşı karşıyamı? gibi sorularında sorulduğu programda Mutlu, gelen sorulara büyük bir cesaret ve açık yüreklilikle cevap verdi. Bediüzzaman hazretlerinin fıkıh ve tefsir kitaplarının kurana ayna olması gerekirken gölge olma noktasına geldiğini risalei nur öğrencilerinin de bu tür hatalara düşmemesi gerektiğini belirtti. Risale-i nurları Allahı tanımak için okunup sevilmesi gerektiğini kaydeden Mutlu, risale-i nurlar ya hep ya hiç değildir. tarikatlar ya hep ya hiç değildir. Ben bir bir ilahiyat öğrencisi olarak başka tefsir ve kitaplar okuduğum için bulunduğum evden maalesef çıkardılar. Şimdilerde bu tür şeyleri daha rahat ve sağlıklı şekilde konuşabilir olduk. Dinsizilik cereyanının zirvede olduğu dönemde iman hakikatlerini en güzel şekilde işleyen risale-i nurlar olmuştur. Risale-i nurlar daha anlaşılır olsun ve herkes tarafından okunsun diye sadeleştirlmesinin faydalı olduğuna inandığımız için böyle bir çalışmanın içine girdik. Bu manada çokta hayır duası aldığımıza inanıyorum. şeklinde konuştu.