reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14
sivas360 Gündem Müftü Karataş’dan Camiler Haftası Mesajı

Müftü Karataş’dan Camiler Haftası Mesajı

Kangal Müftüsü Muttalip Karataş, 1-7 Ekim Câmiler ve Din Görevliler Haftası vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Camilerin önemine değinen müftü Karataş, mesajında şu ifadelere yer verdi.

Kangal Müftüsü Muttalip Karataş, 1-7 Ekim Câmiler ve Din Görevliler Haftası vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Camilerin önemine değinen müftü Karataş, mesajında şu ifadelere yer verdi. 1-7 Ekim Câmiler ve Din Görevliler Haftası vesilesiyle Kangal Müftüsü Muttalip KARATAŞ’ın Mesajı

Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl bu hafta vesilesiyle bir tema belirleyip, bu tema bağlamında çeşitli programlarla konunun toplumda yer almasını amaçlamaktadır. Bu yılki tema ise Cami ve İlim olarak belirlenmiştir.

Cami kelimesinin anlamı, aslında bizlere camilerin işlevi hakkında önemli ipuçları vermektedir. Çünkü Cami kelimesi toplayıcı, bir araya getiren anlamına gelmektedir. Bulunduğu yerdeki insanları bir araya getiren aynı ülkü etrafında birleştiren onları, İslam’ın özünde yer alan birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhu içinde eriten, Müslümanlık bilinçlerini canlı tutan ve bu doğrultuda onları eğiten demektir cami. Camiler, Allah’a bağlılık bilinciyle insanları bir safta birleştiren, her türlü mesleki, sosyal, kültürel statü farklarını ve imtiyazlarını bir kenara bırakarak onları kenetleyen ve adeta bir vücut haline getiren bir işleve sahiptir. “Camiler bir emme-basma tulumba gibi halkın içinden müminleri toplar, onlara maneviyat ve huzur ikliminde maneviyat aşısı yaparak yine toplumun içerine dağıtır.” (Sezai Karakoç)

Peygamberimiz’in Mekke’den Medine’ye hicreti sonrası Medine’de yaptığı işin Mescid-i Nebi’nin inşa edilişi olması, İslam şehir mimarisinde en temel yapının cami ve mescitler olması sonucunu doğurmuştur. Camisi olan şehirler İslam beldesi olarak bilinmektedir. “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. (M. Akif Ersoy)

“Allah’a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar.” (Fatır, 28). “İlim tahsil etmek, kadın-erkek her müslümana farzdır.” (İbn Mace, Mükaddime, 17, 1/81). Camiler, Mescitler; irfan, terbiye, ilham ve ilim mektebidir. Öyle ki camilerimiz mihrabıyla bir mabet, minber ve kürsüsüyle bir mekteptir. Dinimizi, imanımızı, adap ve edebi, sevgi ve muhabbeti oralarda öğreniriz. İnsanları uyarmaya fecirle başlayan camiler, gecenin alaca karanlığına kadar bu rahmet ve şafkat yüklü uyarıya devam ederler.

“Mescitler yalnız Allah’ındır”. (Cin suresi, 18). “Beldelerin Allah’a en sevimli olan mekanları, camilerdir”.(Müslim, Mesacid, 288) Müminler huzur ve huşu içinde “Allah’ın evi” olarak nitelendirilen bu mekanlarda dünyanın aldatıcı ve insanı bunaltan ortamından kendileri azıcık da olsa uzak tutarak Rableriyle baş başa kalma, O’nun huzurunda durma imkanını bulurlar. Orada dertlilerin dertleri dinlenir, hastaların şifa bulması, borçluların borçlarını edası temenni edilir. Müslümanların ortak kalbi konumundadır. O kalpte hayat varsa, Müslümanlarda da bireysel ve toplumsal anlamda hayat vardır.

Camilerin süsü cemaattir. Cemaati olan bir din, manen mamurdur. “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahret gününe inanan, namazını kılan, zekatını veren ve yalnız Allah’tan korkup çekinen kimseler imar edebilirler.” (Tevbe,18) Maddi olarak toplum, mabedini her an imar edebilir. Ama sadece mabedi kalmış, cemaati tükenmiş bir din virandır. Maddi imar; parayla güçle olabilir, manevi imar ise; eğitimle, gönüllerin oralara olan özlemiyledir.

Camiler, gönüllerin kırıldığı mekanlar değil kırık gönüllerin tamir edildiği merkezlerdir. Etnik kökeni, siyasi görüşü, mezhebi her ne olursa olsun herkesin, her kesimin Rabbinin evi olduğundan oranın, kapıları herkese açıktır. Bu kutsal mekanda sevgi ve Muhabbetin, birlik beraberliğin, dahası “cemaat” oluşun ayrı bir yeri vardır. Rabbimiz’e olan sevgimiz O’nun yaratıklarına da olmalıdır. Gönül erlerimizden Yunus’un “Yaratılanı hoş gör/ Yaratandan ötürü” dizeleri bizlere rehber olmalıdır.

Salgın hastalıktan dolayı konferans vb. yapılmayacak olup, “Cami ve İlim” temalı programlarımız, sosyal medya aracılığı ile yapılacaktır. Bu bağlamda, kamu kurumları, hastalar, Emekli Din Görevlileri ve esnaf ziyareti yapılacaktır. Sosyal mesafe, Maske, seccade kuralına uyarak camilerimizde Öğle Namazları, Cuma Namazları öncesi hadis, tefsir, meal dersleri ve vaaz yapılmaktadır. Kangal Merkezde ayrıca Yatılı Hafızlık Kur’an Kursumuz otuz öğrencisi ve üç Hocasıyla hizmet vermektedir. Din Görevlisi olmayan yerlere alım olması durumunda Din Görevlisi planlaması yapılacaktır. Kangal Merkezde bir camimiz dışında hepsi doğalgaz dönüşümünü tamamlamış olup, ses sisteminin çalışır olması, camilerimizin temizliği, dezenfekten bulundurması vb. durumlar ehemmiyetle yerine getirilmektedir.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle, Cami yapımına katkı sunan destek olan bütün kardeşlerimize teşekkür ediyor, ahirete intikal edenlere rahmet diliyorum. Toplumu sahih dini bilgiyle buluşturan Din adamalarımızı şükranla anıyor, ebedi aleme göçenlere rahmet diliyorum. Bu haftanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ederim.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...