İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kavuncu, hükümete yönelik eleştirilerinde hem siyasi hem de toplumsal meselelere dair önemli başlıkları gündeme taşıdı.
23 Nisan Oturumuna Katılım Krizi: “Milletin Temsil Edilmediği Bir Egemenlik Kutlaması”
Kavuncu'nun açıklamalarının merkezinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel Oturumu'na Cumhurbaşkanı ve kabine üyelerinin katılmaması vardı. Bu durumu “tek adam rejiminin millet iradesine bakış açısını gözler önüne seren ibretlik bir tablo” olarak nitelendiren Kavuncu, milli egemenliğin simgesi olan Meclis’in görmezden gelinmesini demokratik değerlere açık bir saygısızlık olarak değerlendirdi. "Cumhuriyetin temelleriyle bu kadar oynanmasını kabul etmiyoruz," diyen Kavuncu, iktidarın halkın temsil edildiği kurumları itibarsızlaştırma çabasına tepki gösterdi.
Depreme Hazırlıksızlık: “İstanbul Tabutlara Dönüştü”
İstanbul’da yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depreme de değinen Kavuncu, Türkiye'nin olası büyük depremlere karşı hazırlıksız olduğunu dile getirdi. Riskli bina verilerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında çelişkili olduğunu ifade eden Kavuncu, kamuoyuna net bir bilgi verilmediğini belirtti. İBB'nin depremle mücadele çabalarının engellendiğini ve kentsel dönüşüm projelerine kamu bankalarının destek vermediğini vurgulayan Kavuncu, “İstanbul’da insanlar adeta tabutlarda yaşıyor” dedi. Ayrıca, İBB Deprem Risk Yönetimi Daire Başkanı Tayfun Kahraman’ın cezaevinde bulunmasını da bu mücadeleye yönelik siyasi bir baskı olarak yorumladı.
Kanal İstanbul Tepkisi: “Ranta Açılan Kapı, Doğaya Açılan Yara”
Hükümetin ısrarla savunduğu Kanal İstanbul projesine de sert eleştiriler yönelten Kavuncu, toplumun büyük çoğunluğunun bu projeye karşı olduğunu belirtti. “Türkiye’nin belki yüzde 80’i bu projeyi istemiyor. Bu projeye evet diyenler büyük ihtimalle bu bölgede yatırım yapmış zengin Araplardır,” diyen Kavuncu, projenin çevreye, doğaya ve İstanbul’un geleceğine ciddi zararlar vereceğini ifade etti. Hükümet yetkililerinin bu projeyi neden savunduklarına dair kamuoyuna açık ve doyurucu bir açıklama yapmadıklarını belirterek, projeyi “İstanbul’a ihanet” olarak nitelendirdi.
Kentleşme, İletişim ve Altyapı Sorunları: “Zam Var, Yatırım Yok”
Kavuncu, çarpık kentleşmenin sadece şehir estetiğini değil, can güvenliğini de tehdit ettiğini söyledi. Deprem sırasında iletişim altyapısının çökmesini örnek gösteren Kavuncu, GSM operatörlerinin zam yaparken altyapı yatırımlarını ihmal ettiğini ifade etti. Ulaştırma Bakanı’nın, Türkiye’de altyapı sorunları sürerken Suriye’ye internet altyapısı kurma projeleriyle meşgul olmasını da eleştiren Kavuncu, “Önce kendi vatandaşımızın güvenliğini sağlayalım” çağrısında bulundu.
Suriye ve Terörle Mücadele: “YPG ile Entegrasyon Körlüktür”
Suriye’nin kuzeyindeki terör yapılanmasına da değinen Kavuncu, bölgede PKK’nın YPG ve PYD üzerinden etkinliğini sürdürdüğünü ve bu yapının ABD tarafından silahlandırıldığını dile getirdi. 100 bin kişilik bu yapının, 25 bin kişilik Suriye ordusuyla entegrasyonunun “akıl dışı” olduğunu vurgulayan Kavuncu, bunun Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Şehit olan bir askerin ardından yaptığı bu açıklamalarda, devletin bu gerçeği görmemesini “ideolojik körlük” olarak tanımladı.
Adaletin Sınavı: “Yargı Herkese Eşit Uygulanmıyor”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarına yanıt veren Kavuncu, yargının siyasileştiğini ve iktidara yakın belediyelerle muhalefet belediyeleri arasında çifte standart uygulandığını söyledi. Gizli tanıklarla İBB’ye operasyon düzenlenirken, açık tanık beyanlarının olduğu dosyaların rafta bekletildiğini belirtti. Adalet sistemine olan güvenin zedelendiğini ifade eden Kavuncu, “Vatandaş artık hakkını meşru yollarla alamayınca sokağa dökülüyor. İktidar bunu baskıyla değil, adaletle çözmeli,” dedi.
Siyasi Mesaj: “CHP Siyasetin Bitmiş Ayağı”
Konuşmasının sonunda CHP’ye de göndermede bulunan Kavuncu, muhalefetin ana gövdesinin değişim üretmekte başarısız olduğunu savundu. CHP yönetiminin “bitmiş bir hikayenin siyaset ayağı” olduğunu söyleyen Kavuncu, muhalefette yeni bir vizyon ve dinamizme ihtiyaç olduğunu ima etti.