Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen teğmenlerin durumu kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Milli Savunma Üniversitesi’ne (MSÜ) bağlı Kara Harp Okulu'nun mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan ve “demokratik ve laik cumhuriyet” vurgusu yapan beş teğmen, Yüksek Disiplin Kurulu’nun kararıyla TSK’dan ihraç edilmişti. Bu olay, geniş çaplı tepkilere yol açarken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bu genç subaylara sahip çıkması dikkat çekti.
Teğmenler İçin Hukuki Mücadele Devam Ediyor
Teğmenlerin TSK’dan ihraç edilmesine karşı hukuki mücadele başlatıldı. Avukatlar ve akademisyenler, yürütmenin durdurulması ve ihraç kararının iptali için açılan davalarda, bu genç askerlerin geri dönmelerine engel bir durum olmadığı yönünde görüş bildirdi. Ancak, Yüksek Disiplin Kurulu’nda dört ret oyuna karşı beş kabul oyuyla alınan ihraç kararı, kamuoyunda geniş yankı buldu. Uzmanlar, Cumhurbaşkanı ve Milli Savunma Bakanı’nın konuya dair açıklamalarının karar üzerinde etkili olduğu görüşünde birleşiyor.
Mansur Yavaş’tan Sessiz Destek
TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Akarsu, Deniz Demirtaş, Serhat Gündar ve Batuhan Gazi Kılıç’ın, bu hafta itibarıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde (ABB) göreve başlayacağı öğrenildi. Daha önce de Tuzla Piyade Okulu’ndaki olaylardan sonra TSK’dan çıkarılan üç teğmene istihdam sağlayan Yavaş, aynı şekilde Kara Harp Okulu’ndaki törende yaşanan olaylar nedeniyle ihraç edilen Albay Alper Topsakal ve Yarbay Halit Türkoğlu’na da destek olmuştu.
Konuyla ilgili açıklama yapan Yavaş, işe alımların kimseye duyurulmadığını belirterek, “Bunun altında siyasi bir şey ararlar. Oysa biz yalnızca genç insanlara, iyi eğitimli bireylere sahip çıkıyoruz” dedi.
“Bu İnsanlara Sahip Çıkmak Boynumuzun Borcu”
Mansur Yavaş, daha önce üç teğmeni işe aldığında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Teğmenler ihraç edilince işsiz kaldı. Göreve dönebilmek için mahkemeye başvurmuşlar. Ancak mahkemenin ne zaman sonuçlanacağı belli değil. Bu genç insanlar iyi eğitim almış, yetenekli bireyler. Onları birilerinin sahiplenmesi gerekiyordu. Biz de ihtiyaç duyulan alanlarda onlara görev verdik. Bunun herhangi bir siyasi yönü yok. Sadece insanlara sahip çıkmak ve onlara mesleklerini icra edene kadar destek olmak istedik.”
ABB Başkanı, bu desteğin yalnızca iş bulma anlamında değil, aynı zamanda hukuki ve manevi bir dayanışma olduğunu da belirtti. “Teğmenlerin böyle Türkiye’nin ortak değeri üzerinden bir tartışmayla görevlerinden edilmelerini bizim seyretmemiz beklenemez” diyen Yavaş, bu sürecin bir an önce adaletle sonuçlanmasını temenni ettiğini ifade etti.
Mahkeme Kararı Merakla Bekleniyor
Öte yandan, Kara Harp Okulu’nu birincilikle bitiren ve mezuniyet töreninde subay andını okuyan Teğmen Ebru Eroğlu’nun da mahkeme kararını beklediği öğrenildi. Eğer hukuki süreç lehine sonuçlanmazsa, Eroğlu’nun İstanbul’da farklı bir kariyer yoluna devam edeceği bildiriliyor.
TSK’dan ihraç edilen teğmenlerin hukuk mücadelesi yalnızca kendileri için değil, meslektaşları ve Harbiyeli ruhunu taşıyan tüm subaylar için büyük önem taşıyor. Mahkemenin kararı, sadece bu beş genç subayın değil, gelecekte benzer süreçlerle karşılaşabilecek tüm askeri personelin kaderini de etkileyebilir.
Gözler şimdi idare mahkemesinin vereceği nihai kararda. Adaletin sağlanmasını bekleyen teğmenler ve destekçileri, hukukun üstünlüğünün korunacağına inanıyor. Mansur Yavaş’ın bu süreçte gösterdiği insani ve vicdani duruş ise geniş kesimler tarafından takdirle karşılanıyor.