reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi: Türkiye'nin Su Kaynakları Alarm Veriyor

Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi: Türkiye'nin Su Kaynakları Alarm Veriyor

Bayraktar, "Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın korunması hayati önem taşıyor" diyerek, suyun geleceğimiz için kritik bir konu olduğunu vurguladı.

KAYNAK: İHA

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,

"Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın korunması hayati önem taşıyor"

dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, artan kirliliğin ve azalan yağışların tarımsal üretim ve canlı yaşamı tehdit ettiğine dikkati çekerek,

"İklim değişikliğinin en önemli etkisinin su döngüsü üzerinde olacağı ve önümüzdeki yıllarda 3 milyardan fazla insanın su kıtlığı yaşayacağını bilimsel çalışmalar ortaya koyuyor. Her geçen yıl nüfus artışının etkisiyle kişi başına düşen kullanılabilir su miktarımız azalıyor. Diğer taraftan küresel iklim değişikliğinin sonucu olarak dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, kuraklık afetinin sıklığını ve şiddetini artırıyor. Ülkemizde insan eliyle su kaynaklarımıza zarar veriliyor. Kuraklık yaşadığımız ve suya olan ihtiyacımızın her geçen gün arttığı bu dönemde mevcut su kaynaklarımızın korunması hayati önem taşıyor. Ne yazık ki arıtılmadan veya yetersiz şekilde arıtılarak doğaya bırakılan sanayi atıkları akarsu ve yeraltı sularımızı kirletiyor"

ifadelerini kullandı.

"Mudurnu Çayı’nın, zehirli suları nedeniyle hayvanlar zehirlenmiş, tarım topraklarımız kirlenmiştir"

Genel Başkan Bayraktar, Mudurnu Çayı’nın zehirli fabrika atıklarıyla kirletilmesine ilişkin olayın kendilerini derinden üzdüğünü belirterek,

"Mudurnu Çayı’nın, zehirli suları nedeniyle hayvanlar zehirlenmiş, tarım topraklarımız kirlenmiştir. Diğer yandan Sakarya Nehri üzerinden denize ulaşan zehirli sular, deniz yaşamındaki canlılara da zarar vermiştir. Bölge halkının ve Sakarya basınının duyarlılığı sayesinde konu gündeme gelmiş ve tehlikenin boyutu gözler önüne serilmiştir. Halkın eylem yapmasına neden olan bu olay sonrasında Sakarya Valimiz tarafından gerekli adli ve idari işlemler başlatılmış olup bölgeye zehirli atıklarını bırakan bir firma yasal şartları sağlayana kadar kapatılırken başka bir firmaya da idari para cezası uygulanmıştır. Bunun yanında konu ile ilgili inceleme ve denetimlerin daha kapsamlı yürütülmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından iki müfettiş talep edilmiştir. Doğanın katledilmesine izin vermeyen, tüm gücüyle karşı çıkan bölge halkına, Sakarya basınına ve sorunun çözümü adına gösterdikleri gayretlerden dolayı Sayın Sakarya Valimize teşekkürlerimizi sunuyor, yürekten kutluyoruz"

dedi.

"81 İlin 75’inde görülen su kirliliği yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ediyor"

Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

"Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, akarsu bakımından da oldukça zengin bir coğrafyaya sahiptir. Sanayi tesislerin yoğun olarak bulunduğu Marmara Bölgesinde Sakarya, Meriç, Ergene, Susurluk ve Biga Çayı gibi başlıca akarsuların yanında irili ufaklı birçok doğal ve yapay göl bulunmaktadır. Bu kaynakları korumak milli bir meseledir. Ancak yapılan çalışmalar su kirliliğinin ülkemizde 81 ilin 75’inde öncelikli veya önemli bir sorun olarak tespit edildiğini gösteriyor. Bu illerde su kirliliği yaşamı ve tarım sektörünü tehdit ediyor. Mudurnu Çayı’nda yaşanan bu üzücü olayın bir daha tekrarlanmaması için bu sorunu kalıcı olarak çözmek zorundayız. Sahip olduğumuz doğal zenginlikleri korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak istiyorsak, çevre sorunlarını öncelikli ve ulusal bir mesele haline getirmemiz gerekiyor. Temiz bir çevre için milli seferberlik başlatalım. Kirlenen hava, su ve toprak artık sadece çevreyi değil, tüm canlı yaşamını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bu konuda denetimleri sıkılaştıralım. İçtiğimiz suya, solduğumuz havaya kadar karışan zehirli atıklarını çevreye bırakanlara karşı ağır yaptırımlar ve caydırıcı cezalar uygulayalım. Unutmayalım ki çevreyi korumak yaşamı korumaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde de girişimlerimiz devam ediyor."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...