reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Köpek Saldırılarından Kaçınmanın Yolu: Hareketsiz Kalmak!

Köpek Saldırılarından Kaçınmanın Yolu: Hareketsiz Kalmak!

SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçkaya, hareketsiz kalmanın köpek saldırılarını önleyebileceğini söyledi.

KAYNAK: İHA

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçkaya, son günlerde artan başıboş köpeklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Başıboş köpeklerin havaların soğumaya başlamasıyla saldırganlaştığına dikkat çeken Doç. Dr. Koçkaya, kendi yaşam alanlarını koruma içgüdüsüyle saldırdıklarını söyledi.

Köpeklerin yiyecek bulmakta birbirleri ile rekabet içerisinde olduğunu söyleyen Koçkaya,

“Bu durumların önüne geçilmesi gerekiyor. Bu durumların önüne geçmek için öncelikle şunu belirtmek lazım, hem bakanlığın hem belediyelerin ortak programlar düzenlemesi, daha iyi konfora sahip barınakların sayısı arttırılması ve köpeklerimizin orada hızlı bir şekilde kısırlaştırılıp aşılarının yapılması ve bu programların hızla yapılması lazım. Köpeklerle yaşam alanlarımız iç içe geçti. İster istemez köpeklerin kendi yaşam alanlarını koruma duyguları var. Özellikle bu saldırılar kış aylarına geçerken çok oluyor. Çünkü bu dönemler köpeklerin yiyecek bulma ve yiyecek aramada rekabetin arttığı dönemlerdir. Bu dönemlerde köpekler kendi alanlarını daha çok korumak isterler. Kendi alanlarına yabancılar girdikleri zaman yabancılara saldırırlar. Bu durum da genele baktığımızda çocuklar daha çok zarar görüyor. Çünkü çocuklarımız köpeklerden kaçarken uzuvlarını daha çok kullanırlar. Köpekler bu uzuvları tehdit olarak algılar”

dedi.

Köpekler uzuvları tehdit olarak algılıyor

Geçtiğimiz yıllarda ‘Korkma Köpeği Anla’ isimli program düzenlediklerini ifade eden Koçkaya,

“Program kapsamında yaklaşık 4 bin ilkokul çağındaki çocuklara ulaştık ve bu çocuklara biz eğitim verdik. Köpek saldırıların da bugün halen geçerliliğini koruyan yöntem, kritik organlarımızı koruyarak ayakuçlarımıza bakmak ve köpekle göz temasına girmemektir. Kaçamıyorsanız, kaçma ihtimaliniz yoksa yapılacak en iyi yöntem budur. Çünkü bizim vücudumuzun salgıladığı hormonlardan köpekler koku alarak onlarda çok büyük bir organ ver beyin gibi çalışır, sizin kokuyu hissettiğinizi ve hareketsiz durduğunuz zaman ona zarar vermeyeceğinizi hissettiği zaman size zarar vermeden uzaklaşırlar. Bunu yapmak zordur ama bunu yapabilirsek gerçekten daha az zararla atlatmış oluruz. Köpek saldırıyorsa ve köpek dışarıdaysa özellikle kış dönemlerinde grup halinde gezerler. Bu köpekler sonradan da saldırabilirler”

ifadelerine yer verdi.

Uzmanından barınak vurgusu

Başıboş köpeklerin belediyeler tarafından toplanarak uygun barınak şartlarında bakılması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Koçkaya,

“Bir kişi saldırıya uğramışsa çevredeki insanlar sağlık kuruluşlarına haber vermeli. Ve biran önce sorumlu kurum ve belediyeleri arayıp barınak yetkililerin gelip köpekleri toplaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü saldıran köpek bir daha saldıracaktır o alana tamamen sahiplenmiştir. O yüzden buna dikkat etmek gerekir. Köpekler grup halinde hareket ederler ve o grubun içerisinde bir lider vardır. O lider hayvanın alınması gerekir. Veya grubun davranış şekline bakılıp o grupta alınabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlarda saldırı oranı azalır ama bu da her kısırlaştırılan hayvan saldırmayacak değildir. Her köpeğin doğası farklıdır. Geçmişinde yaşadığı travmalar farklıdır. Eğer bir köpek geçmişinde travma yaşamışsa, kısırlaştırılmışsa bile o travma halinde saldırganlık gösterebilir. Bizim şunu yapmamız lazım, çocuklara, çocukluğun çağından başlayıp sokak hayvanlarına kötü davranılmaması gerektiğini, onların travmalara maruz kalmamalarını göstermemiz lazım. Bu travmalar ilerleyen zamanlarda saldırı şeklinde karşımıza çıkıyor. Bunları bir bütün olarak ele almak lazım. Bu işin içerisinde hem bakanlık hem belediyelerin hem üniversitelerimizde ki yetkin hocalarımızın işin içine girerek bu duruma el atması gerektiğini düşünüyorum”

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...