Depremden 11 gün sonra yapılan ihalenin, 21-B acil eylem alımı kapsamında gerçekleştirildiğini belirten Gökçek, ihalenin 80 milyon liralık bir bütçeyle yapıldığını ve bu alımların hangi vatandaşlara kullanıldığının belirsiz olduğunu ifade etti. Aynı dönemde Üsküdar Devlet Hastanesi'nin tanesi 259 liradan 30 kefen takımı aldığına dikkat çeken Gökçek, bu alımların şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından sorgulanması gerektiğini vurguladı.
"Çok Büyük Bir Vurgun" İddiası
Osman Gökçek, 5 Mayıs 2025 tarihinde Beyaz TV'de katıldığı canlı yayında, çok kısa bir süre içinde Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili "çok büyük bir yolsuzluk" dosyasını kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu. Bu dosyanın, mevcut kefen ve cenaze torbası alımlarından çok daha büyük bir vurgunu ortaya koyacağını belirten Gökçek, vatandaşların bu yeni bilgileri öğrendiklerinde büyük şaşkınlık yaşayacaklarını ifade etti.
Yavaş'a Yönelik Daha Önceki Suçlamalar
Osman Gökçek'in suç duyurusu ve iddiaları, Mansur Yavaş'a yönelik daha önceki suçlamaların bir devamı niteliğinde. Yavaş, 2019 yılında Başkanlık Konutu ve Çalışma Ofisi'nin satış ihalesiyle ilgili olarak, Melih Gökçek'in eşi Nevin Gökçek ve avukatlarının ortak girişiminin kazandığı ihaleyi incelemeye almıştı. Yavaş'ın başlattığı bu inceleme, İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verilmesiyle sonuçlanmıştı.
Kamuoyunun Tepkisi ve Siyasi Yansımalar
Gökçek'in suç duyurusu ve iddiaları, Ankara'daki siyasi atmosferi yeniden şekillendiriyor. Mansur Yavaş, iddialara karşılık olarak şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yaparken, Gökçek'in suçlamalarını "siyasi bir hamle" olarak nitelendiriyor. Kamuoyunda, bu karşılıklı suçlamaların ve iddiaların, Ankara'daki yerel siyaseti nasıl etkileyeceği merakla izleniyor.
Bu gelişmeler, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yönetimi ve şeffaflık anlayışı üzerine yeni tartışmaları gündeme taşıyor. Hem Mansur Yavaş hem de Osman Gökçek, önümüzdeki dönemde bu iddialara ilişkin daha fazla açıklama yapmayı planlıyorlar.