reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Karanlık Odalardan Akıllı Telefonlara: Sirer Doğan’la Fotoğrafın 55 Yıllık Serüveni

Karanlık Odalardan Akıllı Telefonlara: Sirer Doğan’la Fotoğrafın 55 Yıllık Serüveni

Duayen gazeteci Sirer Doğan, Dünya Fotoğraf Makinesi gününde fotoğrafçılığın cam filmlerden cep telefonlarına uzanan yolculuğunu anlatarak mesleğin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü anlattı.

KAYNAK: İHA

Geçmişte cam filmlerle tek tek çekilen fotoğraflar, banyo odalarında saatler süren işlemlerden sonra kâğıda basılıyordu. 90’lı yılların ortalarında dijital makinelerin yaygınlaşmasıyla, son yıllarda ise cep telefonlarının gelişen teknolojisiyle birlikte fotoğrafçılıkta yeni bir boyuta geçildi. Gazetecilik mesleğinde 55 yılı geride bırakan Sirer Doğan, fotoğrafçılığın cam filmden dijitale uzanan yolculuğunu anlattı. Teknolojinin değişimiyle gazeteciliğin de dönüştüğünü belirten Doğan,

"Eskiden 4 saatte yaptığımız işi şimdi 4 saniyede yapıyoruz"

dedi.

"Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi"

Teknolojinin gelişmesiyle gazeteciliğin de şekil değiştirdiğini belirten Gazeteci Sirer Doğan,

"Fotoğraf olayı ilk kez dünyada çıktığında cam üzerinde filmler vardı. Fotoğraflar bu filmlerle tek tek çekilirdi. Daha sonra makineleşmeye geçildi. 8 pozluk filmden 36 pozluk filmlere kadar filmler vardı ve bu filmler banyo edilirdi. Sivas’ta ilk renkli fotoğraf stüdyosu 1974 yılında açıldı. Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi. Teknoloji gün geçtikçe ilerledi ve günümüzdeki değişebilir objektifli makinalar üretildi. 90’lı yılların ortasında ise dijital makinalar üretildi. Dijital makinalar günümüze kadar gelişerek geldi ancak şimdilerde cep telefonu diye bir alet çıktı. Cep telefonu, günümüze kadar geliştirilmiş bütün fotoğraf makinalarının özelliklerini kapsayan bir cihaz haline geldi. Günümüzde üzerinde cep telefonu taşıyan bir kişi, geçmişte birçok kişinin kursa giderek veya başkasından öğrenerek yaptığı işi, şimdi bir tuşa basarak yapar hale geldi. Bizler eskiden fotoğrafı çeker, banyo odamız veya takımımız varsa kendimiz banyo yaptırıp fotoğrafı çıkartırdık. Filmi kuruttuktan sonra kartlara fotoğrafı çıkartırdık. Karanlık oda diye bir odamız vardı. Orada filmleri yıkatır ve istediğimiz kadar büyütürdük. Daha sonra tekrar onun filmini çeker, kalıplara yansıtır ve gazete basardık. Bir filmin banyosu, karta basımı, kartın kuruması ve kullanıma geçmesi 4 saatimizi alırdı, şimdilerde 4 saniyede her şeyi hallediyorsun"

şeklinde konuştu.

"Eskiden gazeteci sırtındaki makinesiyle belli olurdu, şimdi ise herkes gazeteci oldu"

Şimdiki gazetecilerin işlerinin daha zor olduğunu ifade eden Doğan,

"Eskiden gazeteci sırtındaki fotoğraf makinesi veya flaş çantasıyla belli olurdu. Şimdi herkes gazeteci oldu. Şimdiki gazetecilerin işleri bizden daha zor çünkü iyi ve kaynağı doğru olanı bulmak zorundalar. Bizim zamanımızda makinesinin filmini unutup, haberde fotoğrafları çekip, iş yerine geldiği zaman filmi olmadığı için fotoğraf çekemeyen arkadaşlarımız vardı. Eskiden makinede takılı olan filmde 10 kare çekme hakkınız kaldıysa ancak 10 kare fotoğraf çekebilir ancak 11’inci kareyi çekemezdiniz. Bugünlerde teknoloji öyle gelişti ki, bulunduğunuz yerde ve elinizdeki cep telefonunun kapasitesine göre isterseniz milyonlarca fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bizim zamanımızda öyle bir imkân yoktu"

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...