İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, şimdi de Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından soruşturulmakla karşı karşıya. Son dönemde gündeme gelen iddialar, üniversite yönetimi ile ilgili ciddi usulsüzlükler ve hukuki sorunları işaret ediyor. İktidar yanlısı gazeteci Fuat Uğur’un televizyon programında açıkladığına göre, YÖK’ün Denetleme Kurulu, İstanbul Üniversitesi'nde yaşanan mali ve idari usulsüzlükleri incelemek için kapsamlı bir soruşturma başlattı.
YÖK’ten Resmi Soruşturma: 10 Ayrı İddia
Fuat Uğur’un haberi doğrultusunda, YÖK Denetleme Kurulu, İstanbul Üniversitesi'nde gerçekleşen bazı mali ve idari işlemleri gözden geçirecek. Soruşturma kapsamında, Rektör Prof. Dr. Zülfikar ve özel kalem müdürü Yusuf Yüceyaltırık'tan, 10 ayrı başlıkta sunulması istenen bilgi ve belgeler talepleri yapılmış durumda. Bu iddialar, sadece üniversitenin iç işleyişini değil, kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğine dair ciddi soruları da gündeme getiriyor.
İddiaların sıralandığı başlıklar ise şöyle:
1. Görev Araçlarının Özel Kullanımı:
İstanbul Üniversitesi’nin rektörlük hizmet araçlarından biri olan 34 GIC 581 plakalı aracın, sadece üniversite işleri için değil, Rektör Prof. Dr. Zülfikar ve özel kalem müdürü Yusuf Yüceyaltırık tarafından kişisel işlerde kullanıldığı iddia ediliyor. Bu durum, hem kamu kaynaklarının kötüye kullanımı hem de üniversitenin araçlarının amacı dışında kullanılması anlamına geliyor.
2. Rektör Misafirleri İçin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Kaynakları:
Rektörlük makamına gelen özel misafirlere yönelik yemek ihtiyaçlarının, üniversitenin bütçesinden karşılandığı belirtiliyor. Özellikle Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'nın (SKS) bütçesinin, kişisel harcamalar için kullanılması, ciddi bir bütçe ihlali olarak değerlendiriliyor.
3. Usulsüz Menü ve Personel Değişiklikleri:
Üniversitedeki yemek hizmetleriyle ilgili yapılan menü değişiklikleri ve personel düzenlemelerinin, idari onay alınmadan gerçekleştirilmesi, kamu zararına yol açtı iddia ediliyor. Ayrıca, bu tür değişikliklerin, üniversite bütçesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği öne sürülüyor.
4. Yemek Kartı Usulsüzlüğü:
Yemek kartlarıyla ilgili yapılan usulsüz işlemler, üniversiteye fazla ödeme yapılmasına yol açmış. İddialara göre, yemek kartı sayısından fazla kart basılmış ve bu nedenle firmaya fazladan ödeme yapılmış. Bu durum, kamu zararı oluşturduğu için dikkatle incelenmesi gereken bir konu.
5. Yurt Demirbaşlarında Usulsüzlük:
Dr. Safiye Ali Kız Öğrenci Yurdu’nda, sağlam demirbaş malzemelerin envanterden çıkarıldığı ve bu malzemelerin yok edildiği iddiaları gündemde. Böyle bir uygulama, üniversite yönetimi açısından ciddi yasal ve finansal sorumlulukları beraberinde getirebilir.
6. Usulsüz Personel Alımı:
Sosyal Tesisler kadrosuna, daha önce işten çıkarılan ve tazminat ödenen bir kişinin, üniversitenin karar mercileri tarafından onaylanmadan işe alındığı belirtiliyor. Kurul kararı olmadan yapılan bu tür alımlar, hem etik hem de yasal açıdan şüpheli bir durum teşkil ediyor.
7. Onkoloji Enstitüsü’nde Ücret Artışı:
Ücret artışlarına ilişkin alınan kararların, hastane prosedürlerine benzer şekilde yapıldığı ifade ediliyor. Bu durum, yöneticilerin çıkarları doğrultusunda alınmış olabilir ve üniversite bütçesini olumsuz etkileyebilir.
8. Ses Sistemi Kiralaması:
İstanbul Üniversitesi'nin kendi ses sistemine sahip olmasına rağmen, piyasa fiyatlarının çok üzerinde bir bedelle, Ankara merkezli bir firmadan ses sistemi kiralanması iddiaları, büyük bir finansal israf olarak değerlendiriliyor.
9. Sosyal Medya Hizmeti İçin Yüksek Ödeme:
Üniversite personeli tarafından daha önce yürütülen sosyal medya hizmetleri için, aynı firmaya 3 milyon TL ödeme yapıldığı iddiaları da soruşturma kapsamına alındı. Bu tür yüksek ödeme rakamları, üniversite yönetiminin şeffaflık ilkesini ne kadar ihlal ettiğine dair kaygılar uyandırıyor.
10. Mahkeme Kararlarına Uymama:
Yapılan usulsüz atamalar ve mahkeme kararlarına uyulmaması nedeniyle İstanbul Üniversitesi’nin ciddi tazminat ödemek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Bu da üniversitenin finansal kaynaklarının ciddi şekilde zarara uğramasına yol açabilir.
Henüz Bir Resmi Açıklama Yok
Şu an itibariyle, İstanbul Üniversitesi veya YÖK tarafından yapılan herhangi bir resmi açıklama bulunmamakta. Ancak, söz konusu iddiaların ciddiyeti ve üniversiteyi ilgilendiren boyutu göz önüne alındığında, önümüzdeki günlerde konuya ilişkin açıklamaların yapılması bekleniyor.
Rektör Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın, bu iddialara dair savunmalarını kamuoyu ile paylaşması ve YÖK'ün soruşturmayı hangi sonuçlarla sonlandıracağı büyük merak konusu. Eğer iddialar doğrulanırsa, üniversite yönetimi hakkında ciddi yasal ve idari işlemler yapılabilir.
Bu gelişmeler, yalnızca İstanbul Üniversitesi'nin değil, tüm Türkiye’deki üniversite yönetimleri için önemli bir ders niteliği taşıyabilir. Kamu kaynaklarının yönetimi ve üniversitelerin şeffaflık ilkelerine ne kadar bağlı kaldığı, her geçen gün daha fazla sorgulanıyor.