Soruşturmanın odağındaki isimlerden biri olan ve "İmamoğlu'nun kasası" olarak anılan İBB Meclis İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla savcılığa kapsamlı bir dilekçe sundu. Dilekçede yer alan iddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İmamoğlu ile Tanışıklık ve Yakın İlişki
Ertan Yıldız dilekçesinde, Ekrem İmamoğlu ile 2013 yılında Beylikdüzü'nde faaliyet gösteren bir şirkette ortaklıkları üzerinden tanıştıklarını belirtti. 2014 yılında İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilmesinin ardından İstanbulspor Beylikdüzü isimli basketbol kulübünde gönüllü yöneticilik yaptığını ve bu süreçte aralarındaki ilişkinin daha da güçlendiğini ifade etti. 2018 yılında ise İmamoğlu’nun kendisini arayarak, İBB Başkanlığına aday olacağını söylediğini ve birlikte çalışmayı teklif ettiğini açıkladı.
İBB’ye Giriş ve Danışmanlık Görevi
2019 seçimlerinin ardından İmamoğlu’nun İBB Başkanı seçilmesiyle birlikte, Ertan Yıldız da resmi olarak başkan danışmanı olarak atandı. Başlangıçta görev tanımı net olmayan Yıldız, zamanla iştirak şirketlerinden sorumlu başkan danışmanı görevine getirildi. Dilekçeye göre bu görev, şirketlerin kurumsallaşması, performanslarının artırılması ve sorunların çözümüne yönelik danışmanlık faaliyetlerini içeriyordu. Yıldız, bu görev süresince İmamoğlu’na düzenli olarak raporlar sunduğunu belirtti.
İhale Telkinleri ve “Parasal Yapı”ya Direniş
Yıldız, dilekçesinde dikkat çeken bir başka hususa da yer verdi: 2019 sonlarına doğru, İBB iştirakleri üzerinden bazı firmalara ihale verilmesi yönünde kendisine Fatih Keleş aracılığıyla telkinlerde bulunulduğunu ifade etti. Ancak ihalelerin kendi sorumluluk alanı dışında olduğunu belirterek bu talepleri reddettiğini ve birçok iştirak yöneticisinin de bu baskılara karşı isteksiz olduğunu söyledi. Yıldız’a göre bu duruşu nedeniyle kendisinin dışında bir "parasal yapı" oluşturulmaya başlandı.
İddia: Paraların Yönü ve Ciddi Kamu Zararı
Yıldız, dilekçesinde Cebeci’de yapılan taş ve mıcır operasyonuna da değindi. Bu operasyonun baş aktörü olarak gösterdiği Murat Gülibrahimoğlu’nun taş üretimini kontrol altına alarak fiyatları yapay olarak artırdığını, bu karaborsa faaliyetlerinin sonucunda elde edilen gelirin bir kısmının Fatih Keleş aracılığıyla Ekrem İmamoğlu'na aktarıldığını iddia etti.
Yıldız, Güney Cebeci ve Kuzey Cebeci firmalarının hisselerinin zorla alınmaya çalışıldığını ve bu sürece İSFALT şirketinin de dahil edilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Kendisinin bu satışa karşı çıkmasıyla birlikte kamu zararının önüne geçildiğini ancak bu girişimlerin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını söyledi.
Yurtdışına Kaçış ve Jetle Seyahatler
Dilekçede en dikkat çeken kısımlardan biri ise, Murat Gülibrahimoğlu’nun 2025 yılı Mart ayında yurt dışına, özellikle Londra’ya kaçtığı iddiası oldu. Yıldız’a göre Gülibrahimoğlu, elde ettiği yüklü miktarda parayı yurt dışına çıkardı ve bu paranın önemli bir kısmı İmamoğlu'na ait. Tahmini miktarın ise birkaç yüz milyon dolar olduğu belirtildi.
Yıldız ayrıca, Fatih Keleş, Arif Gürkan Alpay ve İbrahim Bülbüllü'nün özel jetlerle sık sık yurt dışı seyahatlerine çıktıklarını, bu seyahatlerin belgelenmesinin mümkün olduğunu söyledi. Paraların Florya’da bulunan eski başkanlık konutunda toplandığını ve tahsilat işlerinin Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş tarafından yürütüldüğünü de iddialarına ekledi.
“Takip Ediliyoruz” Uyarısı ve Son Hamleler
Yıldız, dilekçesinin sonunda 2024 yılı sonlarına doğru İBB bürokratlarına İmamoğlu tarafından “takip ediliyoruz, dikkatli olalım” uyarılarının yapıldığını ve bu süreçte İmamoğlu’nun tüm parasal işlemleri bizzat kontrol ettiğini öne sürdü. Kapalı kapılar ardında yürütüldüğü iddia edilen bu parasal sistemin, birçok bürokratın bilgisi dahilinde olduğu ve sistemin çarkları arasında “göz yumulmuş” kişisel kazançların da bulunduğu iddiasına yer verdi.
Sonuç: Soruşturma Derinleşiyor
Ertan Yıldız’ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği bu beyanlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen yolsuzluk soruşturmasını yeni bir boyuta taşıdı. Söz konusu iddiaların soruşturma makamlarınca teyit edilmesi halinde, sadece İmamoğlu’nun değil, çok sayıda üst düzey yöneticinin de yargı süreciyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosyada, ilerleyen günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların olabileceği belirtiliyor.