reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem “Helal Tıbbın Geleceği Tehlikede: Erdoğan’ın Doktorundan Kritik Uyarı”

“Helal Tıbbın Geleceği Tehlikede: Erdoğan’ın Doktorundan Kritik Uyarı”

“Helal Tıbbın Geleceği Tehlikede: Erdoğan’ın Doktorundan Kritik Uyarı”

MUHABİR: Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel hekimi ve aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sağlık ve ilaç sektöründe kullanılan katkı maddelerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle Müslüman toplumlar açısından büyük hassasiyet taşıyan bu konunun, sadece bireysel inançları değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve kültürel değerleri de tehdit ettiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Erdöl, birçok tıbbi ürün ve kozmetik maddede kullanılan katkıların kökenine işaret ederek, domuz derisi ve kemiklerinden elde edilen jelatinlerin Batı kaynaklı üretim süreçlerinde yaygın olarak yer aldığını ifade etti. Alkol ve benzeri İslam dini açısından “haram” kabul edilen içeriklerin de bazı tıbbi belgelerde yer aldığını vurguladı.

“Modern tıbbın Batı merkezli gelişiminde, dini ve kültürel hassasiyetler göz ardı ediliyor. Ülkemizde de ithal edilen birçok tıbbi ürün, ekonomik gerekçelerle sorgulanmadan kullanılmakta. Oysa bu maddelerin kaynağı çoğu zaman inancımızla bağdaşmıyor,” dedi Erdöl.
Dini Değerler ve Tıbbî Etik Arasında Gerilim
Erdöl, özellikle İslam inancının tıbba bakış açısında ahlaki ve dini ilkelerin merkezi bir rol oynadığını hatırlatarak, bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının Müslüman bireylerde inançsal çatışmalara yol açabileceğini ifade etti. Helal tıbbi ürünlerin üretilmesinin sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda kültürel bağımsızlığın da bir gereği olduğunu belirtti.

“Bu önemli konuyu sadece ‘zorunluluk’ ilkesiyle geçiştirmek doğru değil. Kendi üretim süreçlerimizi geliştirmeli, helal sertifikalı ilaç ve tıbbi malzemelere öncelik tanımalıyız. Aksi takdirde genetik yapımızdan kültürel mirasımıza kadar pek çok değer tehdit altına girebilir,” diye ekledi.
Helal İlaç Endüstrisi İçin Yerli Atılım Çağrısı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü olarak da sektördeki dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken Erdöl, Türkiye’nin hem bilimsel hem de teknik kapasitesiyle helal ilaç üretiminde bölgesel lider olabileceğini vurguladı. Bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğini belirten Erdöl, yerli üreticilere Ar-Ge desteği verilmesi çağrısında bulundu.

“İlaç ve tıbbi malzeme sektöründe helal standartlarının oluşturulması, sadece dini bir yükümlülük değil, aynı zamanda stratejik bir adımdır. Küresel ölçekte milyonlarca Müslümanın güvenle kullanabileceği ürünler üretmek, ülkemiz için büyük bir fırsattır.”
Toplumsal Bilinçlenme Şart
Erdöl, bu hassasiyetin yalnızca sağlık profesyonelleri arasında değil, toplumun geneline yayılması gerektiğini belirterek, ailelerin, doktorların ve ilaç firmalarının bu konuda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Çocuklarımızın geleceği için bugün harekete geçmeliyiz,” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...