reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Gündem Göz Tansiyonu Dikkat! Erken Teşhis Körlüğü Önleyebilir

Göz Tansiyonu Dikkat! Erken Teşhis Körlüğü Önleyebilir

Sivas Numune Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Özdemir, 10-16 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, glokomun dünyada körlük nedenleri arasında 2. sırada yer aldığını ve erken teşhisin önemini vurguladı.

KAYNAK: İHA

Sivas Numune Hastanesinde görevli Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Özdemir, 10-16 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Glokomun dünyada körlük nedenleri arasında 2. sırada yer aldığını belirten Uzm. Dr. Mesut Özdemir,

“Dünya üzerinde yaklaşık 80 milyon glokom hastası bulunmaktadır. Glokom, çoğunlukla artan göz içi basıncının görme sinirine hasar vermesi sonucu ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. 40 yaşından sonra görülme sıklığı giderek artmaktadır ancak doğumda, çocukluk ve gençlik döneminde de görülebilmektedir”

dedi.

"Glokom başlangıçta belirti vermez"

Göz içi basıncının görme kaybına yol açtığını ifade eden Uzm. Dr. Özdemir,

“Görme siniri, görme duyusu esnasında göze korneadan (göz önündeki saydam tabaka) giren ışığın retina tabakası (göz arkasında bulunan ağ tabaka) tarafından algılanması sonrası beyne iletilmesinde görevlidir.
Göz içinde normalde de bulunan göz içi sıvısının (aköz humör) üretiminde artış olursa veya göz dışına akışı engellenirse göz içi basınç yükselir. Bu yüksek göz içi basıncı, görme siniri üzerinde baskı oluşturarak sinir liflerine hasar verebilir ve zamanla görme kaybına yol açabilir.
Glokom büyük oranda ağrısız, sinsi bir şekilde ilerler ve başlangıçta belirti vermez. Ancak ilerleyen dönemlerde, görme alanında daralma, bulanık görme, göz ağrısı, baş ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu sebeple glokomun erken dönemde teşhisi çok önemlidir. Erken dönemde teşhis ve tedavi edilmeyen glokom hastalığı, kalıcı görme kaybına sebep olabilir”

dedi.

Bebeklerde de glokom hastalığının görüldüğünü dikkat çeken Özdemir,

"Ailede glokom öyküsü, yaş, yüksek ve düşük kan basıncı, diyabet, miyopi, kortizon tedavisi, göz travmaları ve sigara kullanımı glokom için risk teşkil etmektedir. Bu riskleri taşıyan kişilerin, özellikle ailede glokom öyküsü olan 40 yaş üstü bireylerin her yıl kontrol yaptırması önerilmektedir. Bebeklerde glokom hastalığının seyri erişkin hastalara göre farklı olabilmektedir. Göz içi sıvısını göz dışına taşıyan kanalların anne karnında tam gelişmemesi durumunda gebelik döneminde bebeğin göz tansiyonu yükselebilir ve bu durumda bebek bazı belirtilerle dünyaya gelebilir. 3 yaşına kadar bebeklerde gözün dış dokusu çok elastik olduğu için artan göz içi basınç gözü büyütür ve bebek iri gözlerle doğabilir. Bu bebeklerde gözlerde aşırı sulanma ile ışıktan rahatsızlık hissi olur ve gözün kornea tabakasında bulanıklık olduğu için göz rengi net seçilemez. Bu belirtiler varsa derhal bir göz hekimine başvurulmalıdır”

ifadelerine yer verdi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...