reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem “Geçmiş Olsun”la Temize Çekilmez

“Geçmiş Olsun”la Temize Çekilmez

“Geçmiş Olsun”la Temize Çekilmez: CHP'liler Ne Erdoğan'ı Ne de Sessizliği Affeder

MUHABİR: Haber Merkezi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yapılan alçak saldırının ardından kamuoyuna yansıyan ilk açıklamalar, Türkiye siyasetinin ayrıldığı ve kırılganlık atmosferini bir kez daha gözlerin önünde serdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı “geçmiş olsun” telefonu, Özgür Özel tarafından olumlu bir şaka olarak karşılanırken; Bu davranış, parti ilişkilerinde ve çevrelerde hayal ürünü olarak ortaya çıkıyor.

“Telef” Sözünün Üzerine Bir Çizgi Çekildi mi?

CHP lideri Özgür Özel, saldırı sonrasında yaptığı açıklamada, Erdoğan'ın geçmişinin dileğinin “telef” polemiği şahsi uçağında bitirildiğini belirtti. Ancak bu açıklama, evrensel CHP'li için karşılığını bulmadı. Çünkü Cumhuriyet Halk Partilileri ne Erdoğan'ın “telef” hakaretini unuttu ne de bu söz için açıkça üzüldüğünü duydu.

“Telef sözü geri mi alındı? Alındıysa nerede, nasıl, ne zaman?”
Bu parçaların arasında kamuoyunda yanıt bulmadı. Ve en önemlisi: Bu gelişmelerin şahsi kanaati, örgütlü bir yapıyı temsil eden bir genel başkanın gelişmesi karşılanmıyor.

Erdoğan'ı Temize Çekmek CHP'lilere Haksızlık Olur

“Geçmiş olsun” mesajıyla Erdoğan'ı aklamak, ne siyaseten ne de vicdanen kabul edilebilir. Hele ki; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Osman Kavala'nın, Selahattin Demirtaş'ın özgürlüklerinden mahrum olduğu, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının dahi tanınmadığı bir...

Milyonlarca insanın dostunu taşıyan bir liderin, sorumluluğu şahsi değil tarihidir. Bugün susmak; yerde yaşanacak daha büyük adaletsizliklere zemin kaydı demektir.

Bahçeli'nin Çifte Standardı: Ayyüce Türkeş'e Sessizlik

Devlet Bahçeli'nin Özgür Özel'e yönelik yönünü karşı “şiddetin her türlüsüne karşıyız” açıklaması ise samimiyetsizlikle gölgelendi. Zira aynı Bahçeli, 3 Mayıs'ta merhum Alparslan Türkeş'in anmasına katılan kendi çocukları Ayyüce Türkeş'e yapılan saldırılara karşı sessiz kaldı.

Eğer sızıntı her türlü şeye gerçekten karşıysan Sayın Bahçeli, neden bu saldırıyı da aynı kararlılıkla kınamadın?

Müzakere Değil Mücadele Zamanı

Özgür Özel'e saldırı bir tesadüf değil, sistematik bir mesajdır. Bu mesaj, sadece Özel'e değil; demokrasiye, muhalefete, eleştiriye ve özgür siyasete yöneliktir. Artık müzakere değil, mücadele zamanıdır. CHP'nin liderleri, demokratik olarak içinde saklanır ama net, kararlı ve tavizsiz bir çizgiyle yol almalıdır.

Çünkü bu saldırının azmettiricileri, bir “geçmiş olsun” mesajıyla ortaya çıkmayacak. Gerçekler mücadeleyle gün yüzüne çıkar.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...