Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleştirilen "BTÜ Konuşmaları" dizisinin 68. oturumunda, Gazze'de yaşanan insani trajedi ve Filistin meselesi tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı. "Emsalsiz Bir Soykırım: Gazze O Günden Bugüne Ne Değişti" başlığıyla düzenlenen panele BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, rektör yardımcıları, çok sayıda akademisyen ve öğrenci yoğun katılım gösterdi. Etkinlikte, 7 Ekim 2023 sonrasında şiddetlenen saldırıların yarattığı sosyolojik ve hukuki tahribat değerlendirildi.

Uluslararası Hukuk ve Filistin Meselesinin Tanımı
Programın yönlendiriciliğini üstlenen BTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Çakırca, küresel literatürde kullanılan terminolojinin sahadaki gerçekliği yansıtması gerektiğine vurgu yaptı. Yanlış kavramların gerçeği perdelediğini ifade eden Çakırca, şu değerlendirmede bulundu:
"Filistin'le ilgili yapılacak her konuşmanın şunu amaçlaması lazım: Filistin uzun zamandır işgal edilmiş bir devlettir. Bunu artık çok daha fazla söylememiz gerekiyor. 'Filistin sorunu' diye bir şey söylüyorsak hata yapıyoruz. Ortada Filistin sorunu değil, Filistin meselesi var. Dert etmemiz gereken, ortadaki İsrail sorunudur."
İsrail'in devletleşme sürecinin uluslararası meşruiyet zemininde ciddi tartışmalar barındırdığını kaydeden Çakırca, Aksa Tufanı ile birlikte bölgedeki saldırgan tutumun tüm çıplaklığıyla görünür hale geldiğini belirtti.

İşgal Rejimi Altında Yaşam ve Akademik Baskılar
Panele konuşmacı olarak katılan ve doktora çalışmalarını Türkiye'de sürdüren Filistinli sosyolog Mariam Menawi, işgal gölgesinde büyümenin getirdiği zorlukları aktardı. Normal bir hayat sürmenin imkânsız hale geldiğini aktaran Menawi, durumu şu sözlerle özetledi:
"İşgal altında normal bir hayat yaşamıyoruz. Üniversiteler kapalı, şehitler var. Her gün başka şehirlere gidebilmek için İsrail askerlerinin kontrol noktalarından geçmemiz gerekiyor. Filistinliler normal bir rutin hayat yaşamıyor. İsrail bize seçtiği hayatı yaşatıyor. Bu küçük bir çatışma değil, bir soykırım."
Menawi, Gazze odaklı akademik araştırmalarının Batı merkezli platformlarda sansürlendiğini dile getirdi. Avrupa'daki bilimsel toplantılarda "soykırım" kelimesini kullanmaması yönünde baskı gördüğünü belirten sosyolog, hiçbir gerekçe gösterilmeden tebliğlerinin reddedildiğini ancak tanıklığını dünyaya aktarmaktan vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Direnişin Temel Aracı Eğitim ve Boykot Çağrısı
Eğitimin Filistin halkı için stratejik bir savunma mekanizması olduğunu ifade eden Menawi, uluslararası akademi dünyasının Gazze'deki duruma sessiz kalmaması gerektiğini hatırlattı:
"Eğitim bizim için bir direniş ve silahtır. Gerçeği göstermek için okumalıyız, Filistin'de ne olduğunu paylaşmalıyız. Hâlâ Gazze'de aç, susuz ve hasta insanlar var. İnsanlık boykota devam etmeli."
Abluka altındaki halkın ağır travmalar yaşadığına işaret eden Menawi, on binlerce can kaybı, yetim kalan çocuklar ve kalıcı engellilik durumlarının Gazze'ye çok ağır bedeller ödettiğini söyledi.

Tarihsel Bilinç ve Gençliğe Dayanışma Mesajı
Filistin halkının 1948 yılından bu yana haklı davasından taviz vermediğini belirten sosyolog Menawi, Türk üniversiteleri ile Filistin kurumları arasındaki ortak projelerin önemine değindi. Türk gençlerine de seslenen Menawi, sahip oldukları bağımsızlığın ve güvenli yaşam imkanlarının kıymetini bilmeleri gerektiğini öğütledi.
Soru-cevap bölümüyle tamamlanan etkinliğin ardından BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, tanıklıklarını paylaşan Mariam Menawi'ye üniversite adına plaket takdim etti. Program hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.