Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılış oturumunda Genel Kurul'a hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunun yakından takip ettiği fon süreçlerine ve gündemdeki kritik başlıklara ilişkin mühim değerlendirmelerde bulundu. Sermaye piyasalarında ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesine yönelik kararlılık mesajı veren Erdoğan, devletin hakkaniyetten taviz vermeyeceğinin altını çizdi.
Fon Soruşturması ve Sermaye Piyasasında Adalet Kararlılığı
Piyasaların güvenliği ve tasarruf sahiplerinin menfaatlerinin korunmasına doğrudan değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan sorunların iktisadi dengeleri sarsmasına izin verilmeyeceğini belirtti. İlgili denetim ve yaptırım mekanizmalarının işletildiğini ifade eden Erdoğan, sürecin işleyişine dair şu ifadeleri kullandı:
"Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis'in Tarihi Misyonuna Dikkat Çekti
Konuşmasında Gazi Meclis'in milli mücadeledeki tarihi konumuna ve temsil kabiliyetine vurgu yapan Erdoğan, TBMM'nin dünyada çifte gazilik payesine sahip tek yasama organı olduğunu hatırlattı. Meclis zemininde fikirlerin ve yapıcı eleştirilerin özgürce dile getirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, kurumun itibarını her şeyin üzerinde tutma çağrısında bulundu.
Deprem bölgesindeki imar faaliyetlerine de yer verilen hitapta, asrın felaketinin ardından 11 şehrin yeniden kalkındırılması amacıyla cari fiyatlarla 5,4 trilyon liralık devasa bir kaynak aktarıldığı, konut ve iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
Kutuplaşma Siyasetine Karşı Asgari Müşterek Çağrısı
İç politikadaki kutuplaştırıcı atmosferin toplum yapısına verdiği zararları dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklılıkların zenginlik olduğunu vurgularken cepheleşme siyasetinin geçerliliğini yitirdiğini kaydetti. Bölgesel tehditler ve küresel sınamalar karşısında ortak akla odaklanılması gerektiğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin raf ömrü dolmuştur. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız."
Sivil ve Kapsayıcı Yeni Anayasa İhtiyacı
Mevcut yönetim sisteminin ve demokratik yapının tahkim edilmesi için yeni bir anayasanın zaruret olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye Yüzyılı vizyonunun sivil bir mutabakat metniyle taçlandırılması gerektiğini aktardı. Gazi Meclis'in her şartta yeni bir anayasa tesis etme irade ve yetkisine sahip olduğunu belirten Erdoğan, ilk dört maddeye ilişkin hassasiyetlerinin korunduğunu ve bu sürecin siyaset kurumu için bir samimiyet turnusolu olacağını ifade etti.