Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in 6 Haziran 2025 akşamı, Kurban Bayramı’nın ilk gününde evinin bahçesindeki havuz makine dairesinde elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetmesi, Türkiye’yi derinden sarsarken, olayın ardındaki sis perdesi aralanmayı bekliyor.
48 yaşındaki Zeyrek’in trajik ölümü, halk arasında ve sosyal medyada “kaza mı, sabotaj mı, yoksa cinayet mi?” sorularını beraberinde getirdi. Zeyrek’in kızı Nehir’in “Babamın kanını yerde bırakmayın” çağrısı, CHP lideri Özgür Özel’in tehdit iddiaları ve teknik incelemelerdeki ihmaller, olayın basit bir ev kazası olmaktan uzak olduğunu düşündürüyor. İşte, bu gizemli olayın tüm boyutlarıyla ayrıntılı analizi.
Olayın Seyri: Elektrik Çarpmasından Yoğun Bakıma
6 Haziran 2025 gecesi, saat 23:30 civarında, Manisa’nın Yunusemre ilçesi Keçiliköy Mahallesi’nde bulunan evinde, Zeyrek havuz motorunda bir arıza fark etti. Kızı Nehir Zeyrek’in anlatımına göre, babası bir gün önce (5 Haziran) tesisattan sorumlu kişiyle konuşmuş, şüphelerini dile getirmiş, ancak “her şey yolunda” cevabıyla yetinmişti. Arızayı kontrol etmek için makine dairesine inen Zeyrek, telefonunu bile yanına almadan, karanlıkta çalıştı.
Nehir’in ifadesine göre, babasını bacağından vuran elektrik akımı, bir el teması değil, çevresel bir kaçak kaynaklıydı. Aile, Zeyrek’i hala elektrik çarparken buldu; bu, kaçak akım rölesinin (elektrik çarpmalarında akımı kesen cihaz) ya çalışmadığı ya da hiç mevcut olmadığı anlamına geliyor.
Olay yerinde 112 Acil Servis ekipleri, Zeyrek’in duran kalbine 70 dakika boyunca kalp masajı uyguladı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’ne kaldırılan Zeyrek, ECMO (vücut dışı kan oksijenlendirme) ve diyaliz tedavisiyle yoğun bakımda tutuldu.
Hastane Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, Zeyrek’in kalp ritminin geri döndüğünü, ancak durumunun kritik olduğunu belirtti. Üç gün süren yaşam mücadelesine rağmen, 9 Haziran 2025 saat 17:05’te Zeyrek’in kalbi yeniden durdu ve tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, vefatı “ani kardiyak arrest” olarak duyurdu.
Soruşturma: İhmaller Zinciri mi, Sabotaj mı?
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın hemen ardından kapsamlı bir soruşturma başlattı. Bir başsavcı vekili ve iki savcı yönetiminde yürütülen soruşturmada, 20’den fazla kişi tanık olarak dinlendi; bunlar arasında sağlık ekipleri, itfaiye personeli, komşular ve havuz bakımından sorumlu kişiler yer aldı. İki kişi ise “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olay yerinde yapılan ilk incelemelerde havuzun elektrik tesisatında ve koruma sistemlerinde teknik arızalar tespit edildiğini açıkladı.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin ilk bulguları, ihmaller zincirini gözler önüne serdi:
- Kaçak Akım: Makine dairesinde 68-80 volt arasında bir kaçak akım tespit edildi. Zeyrek’in 3-5 dakika boyunca bu akıma maruz kaldığı tahmin ediliyor.
- Tesisat Sorunları: Elektrik tesisatında paslanma, koruma ekipmanlarında arıza ve yoğun nem kaynaklı korozyon bulundu. Elektrik odasının havuza yakın, ıslak hacimlere uygun olmayan bir tasarıma sahip olduğu belirlendi.
- Koruma Ekipmanları: Kaçak akım rölesinin çalışmadığı ya da hiç bulunmadığı, şalterin yüksek voltajda bile atmadığı öne sürüldü. Nehir Zeyrek, “Voltajın bilerek artırıldığı konuşuluyor” iddiasını dillendirdi, ancak bu henüz bir iddia düzeyinde.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, “Elektrik odası tasarımı ıslak hacimler için uygun değildi, koruma ekipmanları görevini yapmadı” diyerek ihmallerin ciddiyetine dikkat çekti. Bilirkişi raporunun önümüzdeki günlerde savcılığa sunulması bekleniyor; bu rapor, soruşturmanın yönünü belirleyecek.
Sabotaj ve Tehdit İddiaları
Olayın siyasi ve kişisel boyutları, sabotaj şüphelerini güçlendiriyor. Zeyrek’in 3 Aralık 2024’te yaptığı bir konuşmada,
“Ne tehditlere boyun eğerim, ne istenen paraları veririm” diyerek ihaleler üzerinden baskı ve tehdit aldığını açıkça ifade ettiği ortaya çıktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hastane ziyaretinde Zeyrek’in kendisine daha önce tehditlerden bahsettiğini doğruladı. Özel, “Ferdi benden daha Manisalıydı, en yakınımızı yitirdik”
diyerek duygusal bir veda konuşması yaptı.
Zeyrek’in kızı Nehir, sosyal medyada “Bu bir kaza değil, ihmal” diyerek olayın ardında daha derin bir neden olabileceğini ima etti. “Babamın kanını yerde bırakmayın” çağrısı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Sosyal medyada, özellikle Manisa’da, olayın bir “ev kazası” olmadığına dair yaygın bir kanaat oluştu. Bazı X kullanıcıları, Zeyrek’in CHP’li kimliği ve belediye ihalelerine yönelik dürüst tutumu nedeniyle hedef alınmış olabileceğini öne sürdü. Ancak savcılık, henüz sabotaj ya da kasıtlı bir eyleme dair somut bir bulguya ulaşmadığını belirtti.
Zeyrek’in Hayatı ve Mirası
1977 Manisa doğumlu Ferdi Zeyrek, mimarlık eğitimi almış, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye 74 yıl sonra Manisa’da büyükşehir belediye başkanlığını kazandıran karizmatik bir liderdi. Oyların %57,29’unu alarak seçilen Zeyrek, halkçı yaklaşımı ve dürüstlüğüyle tanınıyordu. Evinde bulunan Ferdi Tayfur’un ışıklı panosu, onun sade ve halktan kopmayan kişiliğini yansıtıyordu.
Zeyrek, 2003’te Nurcan Sarkın Zeyrek ile evlenmiş, üç kız çocuğu babasıydı. Eşi Nurcan, cenaze töreninde “Ona söz verdim, dik duracağım” diyerek metanetini korudu. Annesi Gülten Zeyrek ise oğlunun kaybına dayanamayarak fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı. Zeyrek’in ailesi, özellikle Nehir’in cesur açıklamalarıyla, olayın peşini bırakmayacaklarını gösterdi.
Cenaze Töreni: Manisa’da Hüzünlü Veda
Zeyrek’in cenazesi, 10 Haziran 2025’te Manisa Büyükşehir Belediyesi önünde saat 11:00’de başlayan törenle son yolculuğuna uğurlandı. Hatuniye Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Cumhuriyet Meydanı’na taşınan cenaze, 1. Çatal Mezarlığı’nda defnedildi. Törene Manisa halkı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasetçiler ve Zeyrek’in sevenleri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli ve TBMM Başkanı Kurtulmuş başsağlığı mesajları yayımladı.
Cevapsız Sorular ve Kamuoyu
Zeyrek’in ölümü, yalnızca Manisa’yı değil, tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Ancak olayın ardındaki gerçekler hâlâ netleşmiş değil:
- İhmal mi, kasıt mı? Elektrik tesisatındaki ciddi sorunlar, bakım eksikliği mi yoksa bilinçli bir sabotaj mı?
- Tehditlerin rolü ne? Zeyrek’in ihaleler üzerinden aldığı tehditler, olayla bağlantılı mı?
- Voltaj iddiası gerçek mi? Nehir’in dile getirdiği “voltajın bilerek artırıldığı” iddiası doğrulanabilir mi?
- Soruşturma ne gösterecek? Bilirkişi raporu, ihmallerin ötesinde bir kasıt olup olmadığını ortaya koyabilecek mi?

Kamuoyu, özellikle Zeyrek’in CHP’li kimliği ve dürüst yönetim anlayışı nedeniyle, olayın siyasi bir boyut taşıyabileceğinden şüpheleniyor. Yeni Akit gazetesinin olayı “çarpıldı” başlığıyla duyurması ve iddiaya göre “geberdi” gibi ifadeler kullanması, sosyal medyada infiale yol açtı. Bu tür yayınlar, olayın hassasiyetini ve toplumsal tepkileri daha da artırdı.
Ferdi Zeyrek’in ölümü, bir belediye başkanının trajik kaybından çok daha fazlasını temsil ediyor. İhmaller, tehditler ve sabotaj şüpheleri, olayı bir gizem haline getiriyor. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma ve bilirkişi raporu, bu sorulara yanıt bulmada kilit rol oynayacak. Zeyrek’in ailesi, özellikle kızı Nehir’in kararlı duruşu, kamuoyunun olayın aydınlatılması talebini güçlendiriyor.
Zeyrek, Manisa’da bıraktığı izler ve halkçı duruşuyla hatırlanacak. Ancak onun ölümü, sadece bir kaza mıydı, yoksa daha karanlık bir planın sonucu mu? Bu soru, soruşturmanın sonuçlarına kadar Türkiye’nin gündeminde kalmaya devam edecek. Manisa, yalnızca bir liderini değil, belki de bir hakikat arayışını sürdürüyor.








