Son dönemde Ankara'nın siyasi kulislerinde önemli bir tartışma gündeme oturdu. Özellikle iktidar medyası tarafından yön verilen haberler, CHP içinde bir kaos yaratma amacı taşıyor olabilir mi? Gazeteci Aytunç Erkin'in paylaştığı bilgiler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'nin iki önemli ismi Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş üzerinden muhalefeti zayıflatmaya yönelik bir strateji izlediğini gösteriyor.
CHP'deki Adaylık ve Ayrışma Senaryosu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek ön seçimde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tek aday olarak yarışa girmesi bekleniyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise ön seçime katılmayacağını açıklayarak, zamanın henüz erken olduğunu belirtmişti. Bu durum, iktidar medyası tarafından CHP içinde bir ayrışma olduğu algısı yaratmak için kullanıldı.
Ancak burada dikkat çeken bir nokta var: Ekrem İmamoğlu'nun üzerinde yoğun bir hukuki baskı oluşturuluyor. Hakkında altı farklı soruşturma bulunuyor ve beş ayrı siyasi yasak talebi var. Son olarak, diploma şaibesi iddialarıyla yeni bir dava daha gündeme getirildi. Bu baskılar, CHP'nin ön seçiminde adaylık yarışının seyrini değiştirme potansiyeline sahip.
Yavaş ve İmamoğlu Arasında Gizli Bir Rekabet mi Var?
Mansur Yavaş'la ilgili tartışmalar ise daha farklı bir boyutta. Yavaş, adaylıkla ilgili sorulara net cevaplar vermekten kaçınırken, anketleri ve zamanın belirleyici olduğunu vurguluyor. İmamoğlu ise Yavaş'la olan görüş ayrılığını kabulleniyor. Ancak bu ayrışmanın iktidar tarafından bilinçli bir stratejiyle büyütülerek muhalefeti bölme amacı taşıdığı iddia ediliyor.
Mansur Yavaş ise bu iddialara sert bir dille yanıt verdi: "Biz rakibimizin ayağının takılmasını bekleyerek siyasette yer alan insanlar değiliz. Ekrem Başkan'ın başına bir siyasi kumpas gelirse, herkes bilsin ki onun yanında olacağım."
Erdoğan'ın Muhalefeti Bölme Stratejisi
Peki, Erdoğan'ın bu konudaki hamlesi ne olabilir?
Aytunç Erkin'e göre, Erdoğan ve iktidar kanadı, muhalefetin "parçalı bir görüntü vermesini" kendi lehine çevirmek istiyor. "Kendi içlerinde birlik olamayanlar ülkeyi nasıl yönetecek?" kampanyasını medya aracılığıyla yayarak, seçmen üzerinde bir şüphe oluşturmayı amaçlıyor. Ahmet Hakan gibi yandaş gazetecilerin Mansur Yavaş'ı Erdoğan'ın karşısına en güçlü rakip olarak göstermesi de bu planın bir parçası olarak yorumlanıyor.
Eğer Ekrem İmamoğlu'nun adaylık yolu kapatılırsa, Mansur Yavaş'ın öne çıkması bekleniyor. Ancak bu durumun muhalefet içinde bir bölünmeye yol açması, iktidarın işine geliyor. CHP'nin bu senaryolara karşı nasıl bir strateji geliştireceği ise merak konusu.
Sonuç olarak, Erdoğan'ın bu hamlesi, muhalefetin lider kadrolarını hedef alarak bir "iç kriz" algısı oluşturma üzerine kurulu gibi görünüyor. Muhalefet kanadı bu stratejiye karşı birlik ve dayanışma sergileyemezse, iktidar bu durumu kendi lehine çevirebilir.