Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°
sivas360 Gündem Erdoğan'dan BM Kürsüsünde Tarihi Gazze Uyarısı ve İsrail Tepkisi

Erdoğan'dan BM Kürsüsünde Tarihi Gazze Uyarısı ve İsrail Tepkisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'nda Gazze dramını dünyaya duyurarak uluslararası toplumu Filistin'i tanımaya ve İsrail zulmünü durdurmaya çağırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'nda Gazze dramını dünyaya duyurarak uluslararası toplumu Filistin'i tanımaya ve İsrail zulmünü durdurmaya çağırdı.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi
Erdoğan'dan BM Kürsüsünde Tarihi Gazze Uyarısı ve İsrail Tepkisi

Erdoğan BM Kürsüsünden Mazlumların ve Filistin'in Sesi Oldu

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında dünya liderlerine hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası toplumun vicdanını sarsan kritik açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başlangıcında genel kurul çalışmalarının tüm insanlık ve küresel adalet adına hayırlı neticeler doğurmasını temenni eden Erdoğan, görev süresini tamamlayan Annalena Baerbock'a şükranlarını iletirken, görevi devralan yeni başkan Khalilur Rahman'a muvaffakiyet diledi. On yılı aşkın süredir teşkilatın genel sekreterlik makamında bulunan Antonio Guterres'in gayretlerini de takdirle andı.

Genel Kurul salonundaki temsil krizine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin liderliğinin salonda yer bulamamasının kabul edilemez bir adaletsizlik olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum."

BM Antlaşması'nın Üzerinden Geçen 81 Yıl ve Küresel Adalet Arayışı

Uluslararası düzenin kurucu metinlerine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Haziran 1945'te imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın taahhüt ettiği barış ortamından bugün fersah fersah uzak kalındığını dile getirdi. Kuruluş sözleşmesinde insanlığı savaş felaketlerinden koruma, temel hakları güvence altına alma ve adil bir dünya inşa etme hedefinin yer aldığını hatırlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"'Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik' demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor."

Çatışmalarla Dolu Bir Yılda Gazze ve Küresel Can Kayıpları

Dünyanın son bir yıl içinde tanıklık ettiği askeri krizlerin ve çatışmaların boyutuna işaret eden Erdoğan, geride kalan 12 ayın 60'tan fazla savaşla son 30 yılın en kanlı dönemi olduğunu ifade etti. Küresel bilançonun vahametine değinen Cumhurbaşkanı, şöyle konuştu:

"Bakınız geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insan hayatını kaybetti. Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor."

Gazze Dünyanın En Büyük Çocuk Kabristanına Dönüştürüldü

İsrail yönetiminin saldırıları sebebiyle uzuvlarını kaybeden çocukların ahşap protezlerle hayatta kalmaya çalıştığını, yakıt ablukası sebebiyle sağlık kuruluşlarındaki jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının çalışamaz hale geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, insani felaketin boyutlarını şu çarpıcı sözlerle paylaştı:

"Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan (Donald) Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500'ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail Hükûmeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor."

BM Teşkilatının Etkisizleşmesi ve Küresel Güven Bunalımı

Doğu Kudüs'te hem İslami hem de Hristiyan kutsal alanlarına dönük kısıtlamaların sürdüğünü ve yardım kuruluşu UNRWA'nın tasfiye edilmek istendiğini vurgulayan Erdoğan, meselenin kişisel değil evrensel bir ahlak sınavı olduğunun altını çizdi:

"Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz. Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur; bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hâle gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini tamamlarken, hiçbir coğrafyanın küresel krizlerden tamamen muaf kalamayacağını hatırlatarak; genel kurulun bu yılki temasının odaklandığı uluslararası sisteme olan güvenin yeniden inşası hedefinin son derece isabetli bir adım olduğunu kaydetti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız