Çömez’e göre, hükümet Meclis’e getirmeye hazırlandığı yeni düzenlemeyle Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfı’nı her türlü mali denetimden muaf hale getirmeyi planlıyor. Bu düzenleme gerçekleşirse, Sayıştay dahil hiçbir kurum artık bu iki yapının harcamalarını denetleyemeyecek.
"Diyanet Layüsel Hale Geliyor"
Programda oldukça sert ifadeler kullanan Çömez, hükümetin Kanun Hükmünde Kararnameleri "Saray'ın arka odalarında" hazırlattığını ve bu metinlerin Meclis’e çoğu zaman denetimden kaçacak maddelerle geldiğini öne sürdü. Diyanet'e dair planlanan son düzenlemeyi de bu uygulamaların bir parçası olarak değerlendiren Çömez, Diyanet’in ve ona bağlı vakıfların "layüsel" – yani sorgulanamaz, hesap vermez – hale getirileceğini belirtti.
“Geçtiğimiz yıl Diyanet’in bütçesi yüzde 42’den fazla arttı. Aynı dönemde sağlık harcamalarındaki artış sadece yüzde 22. Diyanet’in bütçesi, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesinin neredeyse üç katı. Üstelik şimdi bu harcamalar Sayıştay’ın denetiminden tamamen çıkarılıyor. Bu kabul edilemez.”
Hac İşlerinden Yurtdışı Yatırımlarına: Her Şey Gizli
Turhan Çömez, söz konusu yasa değişikliğinin yalnızca merkez teşkilatın harcamalarını değil, Diyanet Vakfı'nın hac organizasyonları, yurtdışı projeleri, vakıf yatırımları ve personel ödemeleri gibi geniş bir harcama kalemini de kapsayacağını vurguladı. Bu kapsamda yapılan harcamaların gerekçesi, dayanağı, ihale süreçleri ya da ödenen tutarlar artık kamuya açıklanmak zorunda olmayacak.
“Bu bir demokrasi sorunudur. Demokratik bir ülkede kamu kaynağı kullanan her kurum denetlenebilir olmalıdır. Diyanet'in Washington’daki yatırımı hakkında soru sordum. 700 bin dolar maaşla çalışan personel kim? Cevap bile verilmedi. ‘Web sitesine bak’ dediler. Bu artık kamu yönetimi değil.”
Yeni Düzenleme Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlara göre, devlet kurumlarının denetlenemez hale gelmesi, şeffaflık ilkesine ciddi bir darbe vurur. Sayıştay, Anayasa’ya göre kamu harcamalarının uygunluğunu denetleyen bir kurumdur. Bu yetkiden Diyanet’in muaf tutulması, yalnızca teknik bir değişiklik değil, Türkiye’nin yönetim anlayışında köklü bir değişikliğe işaret ediyor olabilir.
Çömez’in iddiaları, Diyanet’in siyasi ve mali gücünün geldiği noktaya dair kamuoyunda uzun süredir var olan endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de laiklik ilkesinin zedelendiği ve din temelli kurumların devlet yönetiminde orantısız güç kazandığı yönündeki eleştiriler, bu gelişmeyle birlikte daha da yoğunlaşabilir.
Muhalefet Ne Yapacak?
İYİ Parti'nin bu iddialar karşısında Meclis'te ne tür bir strateji izleyeceği henüz net değil. Ancak Turhan Çömez’in açıklamaları, önümüzdeki günlerde muhalefetin bu yasa tasarısını gündemde tutacağına işaret ediyor. CHP ve DEM Parti gibi diğer muhalefet partilerinin de bu konuda ortak bir tutum sergileyip sergilemeyeceği merakla bekleniyor.
Sonuç: Kamu Denetimi Olmadan Şeffaflık Mümkün mü?
Bu düzenleme, yalnızca Diyanet’in değil, kamu yönetimi anlayışının geneli açısından hayati bir sınav niteliğinde. Eğer devletin önemli kurumları kamu denetiminden muaf tutulursa, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü gibi temel demokratik ilkeler tehlikeye girer.
Turhan Çömez’in ifşa ettiği bu tasarı, yalnızca bir bütçe meselesi değil; Türkiye’de yönetim sisteminin geleceğini şekillendirebilecek kadar kritik bir adım olabilir. Gözler şimdi hem Meclis’teki görüşmelerde hem de kamuoyunun bu konuya göstereceği tepki üzerinde olacak.