DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır'da gençlerle yaptığı buluşmada, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki protestoyla ilgili uyarıyla gelen yeni süreci değerlendirerek, barışın toplumsallaşması ve demokratikleşmenin öncülüğünün halklar ve özellikle gençliğin arttığını vurguladı. Bakırhan, "Bu süreci biz omuzlayacağız. Korkmadan, yılmadan yola devam edeceğiz" dedi.
Yeni Süreç, Yeni Sorumluluklar: Gençlik ve Toplum Öne Çıkıyor
Diyarbakır Şehir Tiyatrosu'nda gençlerle bir araya gelen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye'nin içinde yer alan politik ve toplumsal koşullar değerlendirilirken, barışın kurumsal aktörler sınırlı değil, halkların kullanıma hazır inşaatlarını tamamladı. Bakırhan, sürecin baş aktörünün gençliğinin arttığını belirtti:
"Gençler bu dönemi en doğru şekilde okur, yorumları ve yönlendirir. Anti-gençlik siyasetini parçalayacak olan da sizsiniz. Daha özgür bir Türkiye'yi siz kuracaksınız."
Bakırhan, 27 Şubat'ta başlayan siyasi statükoyu sarsacak potansiyele sahip olduğunu, ancak bu potansiyelin ancak toplumsal katılımla hayata geçebileceğini söyledi.
“Orta Doğu'da Kırılma Yaşanıyor, Türkiye de Yeni Bir Eşiğe Geliyor”
Konuşmasında Orta Doğu'daki siyasal dönüşümleri değerlendiren Bakırhan, bölgedeki hegemonik çözüldüğünü ve yeni ittifakların şekillendiğini ifade etti. Türkiye'nin bu dönüşümünden etkilenmesinin mümkün olmamasının dile getirme şu ifadeleri kullanıldı:
"Yanı başımızda yeni dünyada ayak uydurmak zorundayız. Tekçi, inkarcı anlayışlar bu dönemin ruhuna karşılık veremiyor. Yeni sistem, demokratik çoğulculukla şekillenecek."
Bakırhan, bu mantıksal Abdullah Öcalan'ın çağrısını yalnızca bir siyasi söylem olarak değil, bir tarihsel eşik olarak tanımladı.
“Öcalan'ın 27 Şubat Mesajı: Yıkılan Duvar, Bitmiş Bir Çağdır”
DEM Parti lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat tarihli açıklamasını Berlin Duvarı'nın yıkılması gibi tarihsel bir sembol olarak nitelendirdi. Bunun çağrısını, halkların birbirinden kopmasına karşı, yeni bir birlik ve demokratik yaşam vizyonunu ortaya koymasını söyledi:
“Sayın Öcalan sadece Suriye rejimi değil, bir dönem bittiğini, halklar arasında örülen duvarların çöktüğünü ilan etti. Artık Kürtler, Türkler, Aleviler ve diğer halklar bir arada yaşayabileceği yeni bir toplumsal sistemin önünü sağlayabilecek.”
“Toplumu Savunmak, Barışı Örgütlemektir”
Bakırhan'ın konuşmasında dikkat edilmesi gereken bir diğer vurgu ise "toplumu savunmak" kavramıydı. Gençleri yalnızca siyasetin nesnesi değil, aynı zamanda öznesi haline getirme yapan Bakırhan, şu değerlendirmelerde şunları söyledi:
"Eko-kırımlara, kadın kırımlarına, ekonomik yıkımlara karşı durmak; ayakta durmaktır. Toplum savunulmadan, hiçbir süreç barışa evrilmez. Barış, eğer toplumsallaşmazsa manipülasyona açık olur."
“Sistem Değişmek İstemez; Değişimi Yalnızca Toplum Zorlar”
DEM Parti lideri, mevcut sistemin istikrarlı olarak değişime direndiğini, bu nedenle demokratik halkın ancak halkın seçimiyle gerçekleşebileceğini vurguladı:
"Sistemlerin en büyük korkusu demokratikleşmedir. Çünkü özgürlükler olduğunda baskı aygıtları işlevlerini yerine getirir. Bu nedenle bizim görevimiz, sistem direncini kırmak, onun yerine halkçı bir sistem kullanmaktır."
Bakırhan'a göre, mevcut sistem liyakatten uzak, gençlerin eğitim yetkisi elinden alan ve gelecek umutlarını törpüleyen yapı artık sürdürülebilir değil.
“İmralı Süreci Bitmedi, Dönüştü”
Toplantının gündeminde sıklıkla görülenler “İmralı süreci sona mı eriyor?” sorusuna ise Bakırhan dolaylı bir yanıt verdi. Sürecin sona ermediğini, aksine yeni bir biçim ve içeriğin yeniden şekillendiğini ima ederek, şöyle konuştu:
"Bu çağrı, kapanan bir süreç değil, evrilen bir yolun başlangıcıdır. Şimdi artık sadece devletler değil, halkların görüntülerinin toplanması gerekecek. Bu da yeni bir barışın birleşimini gerektiriyor."
Amed, Yeni Dönemin Kalbi Olacak
Konuşmasının sonunda Diyarbakır'a (Amed) özel bir vurgu yapan Bakırhan, şehrin bilinen ve siyasal sezgisiyle bu sürecin en güçlü taşıyıcılarının geliştiğini belirtti:
"Amed sadece direnişin değil, aynı zamanda çözümün de adresidir. 27 Şubat çağrısının en iyi şekilde anlaşılabileceği, anlatılacağı ve örgütleneceği yerdedir."
Sonuç: Yeni Dönem Halklarının Eseri Olacak
Bakırhan'ın açıklamaları, Türkiye'de demokratikleşme ve barış perspektifinin yeni bir evreye girdiğini gösteriyor. Abdullah Öcalan'ın kapsamıyla birlikte başlayan süreç, yalnızca siyasi aktörlerin değil, gençlerin, kadınların ve tüm toplum kesimlerinin seçimini zorunlu kılıyor. DEM Parti'ye göre bu süreçteki başarının tek yolu: barışı toplumsallaştırmak ve sistemi halk değişimiyle dönüştürmek.