Artvin’in simgelerinden biri olan ve doğa mücadelesinin sembol bölgeleri arasında yer alan Kafkasör Yaylası için çevrecilerin yıllardır verdiği hukuk mücadelesi, nihayet yargıdan kesin bir zaferle sonuçlandı. Danıştay, Cumhurbaşkanlığı’nın Kafkasör Turizmini Koruma ve Geliştirme Bölgesi’ni daraltan kararını iptal etti. 15 Mayıs 2025 itibarıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen iptal kararı kesinleşti; böylece artık karara karşı hiçbir itiraz yolu kalmadı.
Kararı kamuoyuna duyuran Yeşil Artvin Derneği, yıllardır sürdürdükleri doğa savunusunun haklılığının yargı tarafından da tescillendiğini belirtti. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi ve avukat Bedrettin Kalın, kararın hukuki sürecini değerlendirdiği açıklamasında, "Danıştay’ın kararı artık kesin ve bağlayıcıdır. Kafkasör’ün doğal yapısını korumak için attığımız bu adım, tüm Artvin halkı ve doğaseverler için çok büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı.
Maden Tehlikesi Sürüyor: Yeni Dava Süreci ve Keşif
Her ne kadar Kafkasör Turizm Bölgesi'nin daraltılması yargıdan dönse de, bölgedeki doğa tehdidi henüz sona ermiş değil. Kalın, açıklamasının devamında Rize İdare Mahkemesi’nde görülen bir başka dava kapsamında bölgede faaliyet göstermesi planlanan maden işletmesiyle ilgili yarın yerinde keşif yapılacağını bildirdi. Kalın, “Heyet nereye giderse biz de halkımızla birlikte orada olacağız. Kafkasör’ün sadece kâğıt üzerinde değil, sahada da korunması için mücadelemiz sürecek” dedi.
Doğa İçin Hukuki Zaferin Önemi
Bu karar yalnızca Artvin halkı için değil, Türkiye genelindeki çevre mücadeleleri için de bir emsal teşkil ediyor. Doğal alanların turizm veya enerji projeleri uğruna daraltılması ya da yok edilmesi sıkça karşılaşılan bir durumken, yargının bu karar ile doğadan yana tutum alması çevre hukukunun güçlenmesi açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kafkasör Yaylası, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda yöresel kültürü, yayla şenlikleri ve biyolojik çeşitliliği ile de korunmaya değer bir miras olarak öne çıkıyor. Bu nedenle alınan iptal kararı, bölgenin hem doğasının hem de kültürel kimliğinin korunmasına büyük katkı sunacak.