reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14
sivas360 Gündem Buğdayın Atası KANGAL’DA

Buğdayın Atası KANGAL’DA

İlçemizde tarım alanında yapmış olduğu faaliyetlerle ön plana çıkan genç çiftçilerden İbrahim Boz, buğday türlerinin atası olarak bilinen siyez buğdayının hasadını yapmaktan duymuş olduğu memnuniyeti ifade etti.

İlçemizde tarım alanında yapmış olduğu faaliyetlerle ön plana çıkan genç çiftçilerden İbrahim Boz, buğday türlerinin atası olarak bilinen siyez buğdayının hasadını yapmaktan duymuş olduğu memnuniyeti ifade etti.

Dünyadaki ilk buğday çeşidi olarak bilinen ve genetiği bozulmadan günümüze kadar gelen “Siyez Buğdayı” hasat programına Vali Salih Ayhan, Kaymakam Erinç Demir, belediye başkanı Kürşad Apaydın ve il tarım müdürü Seyit Yıldız’da katılmış ve çiftçilere bereketli bir hasat dönemi geçirmeleri temennisinde bulunmuştu.

Siyez buğday ekimine ilk olarak 2018 yılında 30 dönümlük alanda başlattıklarını belirten genç girişimci çiftçi İbrahim Boz, almış oldukları olumlu neticelerden sonra her geçen yıl bu alanda yapmış oldukları çalışmaları dahada yoğunlaştırdıklarını söyleyerek süreç hakkında şunları ifade etti.

“BUĞDAYIN ATASI”

İnsanoğlunun ilk tarıma başladığında kültüre alarak yetiştirmeye başladığı Siyez Buğdayı’nın izleri arkeolojik çalışmalar sonucunda neolitik döneme dayandığı bilinmektedir. Göbeklitepe kazılarına kadar Diyarbakır Karacadağ ve Çatalhöyük’teki izlerine bakılarak 7000 yıllık geçmişi olduğu kabul ediliyorken Göbeklitepe’nin keşfi ile buradaki buluntular vesilesiyle 10.000 yılı aşkın geçmişi olduğu kabul edilmektedir. Genetiği değiştirilmeden günümüze ulaşan tek buğday türüdür.Günümüzde ekilip biçilen modern buğdayların atası olarak kabul edilmektedir.

“DAHADA YAYGIN HALE GELECEK”

İlçemizde ilk deneme ekimini 2018 yılının sonbaharında 30 dekarlık alana yaptığımız Siyez Buğdayı’nı 2019 yılında ise 180 dekarlık alana sulu, kuru,organik ve konvansiyonel tarım şeklinde 4 farklı türde deneme ekimleri yaptık.Aldığımız olumlu sonuçlar neticesinde elde ettiğimiz ürünleri Sivas’ın Altınyayla,Ulaş ,Yıldızeli ,Gürün gibi ilçelerine tohum olarak verdik.Saydığımız ilçelerde de olumlu sonuçalanan ekimler artık tüm Sivas’ta ve ortaanadolu’da yaygın hale geleceğini umuyoruz.

“YERLİ TOHUM HAREKETİ”

2018 yılında başlattığımız ‘’ YERLİ TOHUM HAREKETİ’’ 2019 yılında Sivas Valiliği ve Cumhuriyet üniversitesinin girişimleriyle ekilen ‘’Zeron Buğdayı’’ ve ‘’Kavılca Buğdayı’’nın yaygınlaştırılması projeleriyle daha anlamlı ve güçlü bir hale gelmiştir.

KANGAL İÇİN UYGUN BİR TERCİH

İlçemizin tarım arazilerinin yüzölçümü bakımından genişliği avantajı olduğu kadar; karasal iklim, kuraklık, hava muhalefeti, düzensiz yağış rejimi, gece-gündüz sıcaklık farkı ve zirai don gibi birçok riskide bünyesinde barındırmaktadır. İklim ve vejetasyon süresinin elverdiği sadece tek sezon-tek ürün yapısına birde yukarıda saydığımız olası riskleri eklediğimizde çiftçilerimizin tüm emeklerinin heba olması kuvvetle muhtemel hale geliyor.

“DİĞERLERİNDEN ÇOK DEĞERLİ”

Siyez Buğdayı’nın kuraklığa dayanıklılığı, kimyasal gübreye olan bağımlılığının düşüklüğü,düzensiz yağış rejimine olan adaptasyonu ve zirai dona karşı direnci oldukça yüksek bir tür olması tercih sebeblerimizdendir. Diğer bir avantajı tohum devamlılığı; Modern türlerde sürekli yenilemek zorunda olduğunuz tohumu Siyez Buğdayı’nda yenilemeden tohum yapabiliyorsunuz.En büyük avantajı ise dekar başına alınan ürünün kıymetinin diğer buğdaylardan daha değerli olması. En büyük avantajı ise işlenerek un,bulgur vb. yapıldığında açığa çıkıyor. Konvansiyonel tarımdan elde edilen un ve bulgurun 4-5 katına alıcı bulabiliyorsunuz.

“BESİN DEĞERİ YÜKSEK”

Genetik özellikleri bakımından kendine has ;2 sıralı ve 14 kromozomlu yapısı hiç değişmeden günümüze ulaşan Siyez buğdayının besin değeri yüksek, gluten miktarı düşük besleyici vitamin mineraller içermektedir.

Kullanım alanı gittikçe yaygınlaşan Siyez Buğdayı ürünlerinin tercihi gluten hassasiyetli hastalıklar başta olmak üzere sağlıklı yaşam,diyet ve bebek maması gibi alanlara yayılmış durumdadır. Dünya genelinde gıda hassasiyetine olan duyarlılıkla Siyez ürünlerinin alanı ve ürünleride çeşitlenmektedir.

“DAHA DA YAYGINLAŞTIRACAĞIZ”

Özel anlamda tüm bu avantajları ilçemizin lehine çevirmek,üretilen ürünlerin yelpazesine bir yenisini daha katmak genel anlamda ise yeni nesillerin sağlıklı ürünlere ulaşımını kolaylaştırıp yaygınlaştırma amacını gütmekteyiz. Tüm bunlarla birlikte yerli tohuma olan duyarlılık ve farkındalığın Siyez buğdayı şahsında harekete geçirip ülke genelinde tüm bitki türlerine uyarlanabilmesine vesile olmak azmindeyiz.

SİYEZ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Dünyanın hemen hemen her yerinde temel besin maddesi buğday. 14 kromozomla genetik olarak dünyanın ilk buğdayı olan; Yani günümüz buğday türlerinin atası konumunda olan siyez hakkında genel bilgiler

Gerçekten buğday türlerinin atası siyez mi?

Evet, bazı kaynaklara göre 12 bin yıl, bazı kaynaklara göre ise 10 bin yıl önce kültüre alındığı söylenen bir buğday çeşidi siyez. Ve bugün kullandığımız modern buğdayın atası. İlk olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Karacadağ’da kültüre alındığı düşünülüyor. Şu an ülkemizde en çok Kastamonu bölgesinde yetiştiriliyor, hatta Kastamonu Siyezi olarak biliniyor. İlk olarak siyez buğdayına, Hititçe bir kelime olan “Zız” demişler, daha sonra yıllar içerisinde bu siyeze dönüşmüş. Bazı bölgelerde de “kaplıca” olarak geçiyor. Ama biz bilimsel olarak, Latince olan Triticum Monococcum ismini kullanıyoruz. Onun dışında ülkemizde siyez buğdayı olarak biliniyor ve bir atalık tür bizim için.

Siyez buğdayın en temel özelliği nedir?

Genetik yapısının 10 bin yıl boyunca hiç bozulmamış olması, hatta biz diyoruz ki, 10 bin yılda pek çok şey değişti ama siyezin genetik yapısı değişmedi. Tabii bunun pek çok avantajı var. Modern buğday, siyezden gelmedir. Bunun dışında bir araziye baktığınız zaman, siyez başı hemen kendisini belli ediyor. Çok rahat ayırt edilebiliyor. Tek başakçıklı ve sık bir kavuz yapısı var. Bu sık kavuz yapısı hastalıklara ve zararlılara karşı bir dayanıklılık geliştirmiş. Evet gıdayı işleme noktasında bizim için zorlukları var. Ama bu buğday tanesinin dışını saran kavuzun bu kadar sert olması hem onu genetik açılım göstermemesi noktasında desteklemiş, hem zararlılar çok rahat zarar verememiş, hem soğuğa karşı dayanıklı olmuş.

SİYEZ YETERİNCE TANINIYOR MU?

Şöyle düşünmek gerekiyor; siyez Türkiye’nin bir değeri. 10 bin yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Bu nedenle siyeze sahip çıkmalıyız. Üretici, ekmediği alanlara siyez ekmeli biz tüketiciler de evlerimize artık siyezi sokmalıyız.

“GELECEK KUŞAKLARA TAŞIMALIYIZ”

Siyez birkaç sene öncesine kadar sadece bulgur ve un olarak alınabiliyordu. Oysa bugün normal bir buğdaydan elde edilebilecek her şeyi siyezle de yapabiliyoruz. Siyez unundan tarhana var, ezme var, makarnaları var, hatta mantısı var. Yani bugün istersek 3 öğünümüze de siyezi sokabiliriz. Ama tabii siyezin de bir tahıl türü olduğunu düşünerek beslenme programımıza yerleştirmemiz gerekiyor. Siyez ürünlerini alarak aslında siyezin üretilmesine katkıda bulunmuş, bu yerli çeşidimizi gelecek kuşaklara da taşımış oluyoruz.

TÜKETİCİYİ YANILTMAK İSTEYENLER VAR

Ne yazık ki birçok alanda tüketiciyi yanıltmak için çeşitli şeyler yapılabiliyor Türkiye’de. Peki siyezde durum ne? Birçok ürün, siyez ürünü olarak satılmaya başlandı. Onlarda gerçekten siyez var mı?

%100 siyez unu diye karşımıza gelen bir una baktığımızda ne yazık ki gözle bunu ayırt etmek mümkün değil. Bu yüzden bildiğimiz, güvendiğimiz üreticilerden yola çıkmamız gerekiyor. Bu noktada da, evet bir karmaşa var. Siyezli bir kurabiye, ya da siyezli bir ürün dendiğinde, yüzde kaç siyez var onun içerisinde bunu rahatlıkla sorgulayabiliriz. Bir %100 siyezli ekmek vardır, bir de %10’u siyez olan bir ekmek vardır. Bu noktada tüketici sorgulamalı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...