Türkiye ekonomisinde son dönemde uygulanan yüksek faiz politikası ve bunun yarattığı sosyal-ekonomik etkiler, iktidar kanadında ciddi bir tartışma zeminine dönüşmüş durumda. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetimine yönelik eleştiriler, yalnızca muhalefetle sınırlı kalmayıp, iktidara yakın medya organları ve AKP içinden gelen çıkışlarla daha da görünür hale geldi. Bu sürecin en dikkat çeken örneklerinden biri, Yeni Şafak gazetesinin Şimşek’i hedef alan sert manşeti ve ardından AKP’li Şamil Tayyar’ın bu eleştirilere verdiği destek oldu.
Yeni Şafak’tan Sert Manşet: “Faiz Arttı, Döviz Yükseldi, Enflasyon Azdı, Üretim Düştü, Sanayi Duruyor”
Albayrak Grubu’na ait ve uzun süredir iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, son yayınında Şimşek’in ekonomi politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gazetede yer alan “Faiz arttı, döviz yükseldi, enflasyon azdı, üretim düştü, sanayi duruyor” başlıklı analizde, uygulanan ekonomi politikalarının ülke üretimini durma noktasına getirdiği, binlerce işletmenin faaliyetini sonlandırdığı ve işsizliğin artışa geçtiği savunuldu.
Yazıda özellikle, “rasyonel zemin” söylemiyle lanse edilen para politikasının, üretici kesimler üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu ifade edildi. Yeni Şafak’ın bu çıkışı, kamuoyunda 2021 yılında Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’a yönelik medya kampanyasını anımsattı. Hatırlanacağı üzere, Ağbal’ın faiz artırımı sonrası aynı gazete “Bu operasyonu kim adına çektiniz?” manşetiyle çıkmış ve kısa bir süre sonra Ağbal görevden alınmıştı. Yerine ise yine Yeni Şafak yazarı Şahap Kavcıoğlu atanmıştı.
Bu benzerlik, Mehmet Şimşek’e yönelik eleştirilerin sadece ekonomiyle sınırlı olmadığı, politik zeminde de bir değişim sinyali taşıdığı yönünde yorumlara neden oldu.
Şamil Tayyar: "Yüksek Faiz Ciddi Sorun, Üretici Burnundan Soluyor"
AKP içerisinde zaman zaman parti politikalarına yönelik eleştirileriyle dikkat çeken Şamil Tayyar da bu tartışmada pozisyon aldı. Yeni Şafak’ın eleştirilerine destek veren Tayyar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Yeni Şafak’ın bu manşeti hangi saikle attığını bilmiyorum ama içeriğindeki bazı eleştirilerin haklılık payı var” diyerek yüksek faiz politikasının üretim ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Tayyar, üretici kesimin ciddi sorunlar yaşadığını, krediye erişimde yaşanan sıkıntıların sanayiyi olumsuz etkilediğini ve ekonomik politikalardaki sosyal yön eksikliğinin hissedildiğini vurguladı. Ayrıca, TOBB ile yapılan son toplantıda ekonomi yönetimine yöneltilen eleştirilerin sadece basın üzerinden değil, doğrudan yüz yüze iletildiğini de hatırlattı.
“Ekonomide Başarı, Sadece Rakamlarla Değil, Toplumsal Duyarlılıkla da Ölçülür”
Tayyar’ın açıklamalarında dikkat çeken bir başka unsur da, ekonomi yönetiminin politikalarını yalnızca istatistiksel veriler üzerinden değerlendirmesi yönündeki eleştirisiydi. Tayyar, ekonominin sadece teknik tedbirlerle yönetilemeyeceğini, bunun siyasi, toplumsal, hukuki ve psikolojik boyutlarının da olduğunu ifade etti.
“Ekonomide başarı, sadece bu alandaki teknik göstergelerle sağlanamaz. Toplumsal algı, vatandaşın hayat pahalılığına karşı duyarlılığı ve üreticinin beklentileri dikkate alınmadan yapılan düzenlemeler eksik kalır” diyerek, politika yapıcıların daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.
AKP İçinde Yeni Bir Ayrışma Mı Başlıyor?
Yeni Şafak’ın sert manşeti ve ardından gelen Tayyar’ın destek açıklamaları, AKP içinde ekonomik politikalar konusunda farklı görüşlerin daha açık şekilde dile getirilmeye başlandığını gösteriyor. Özellikle 2023 seçimleri sonrasında Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetiminin başına getirilmesiyle başlayan “rasyonel zemine dönüş” politikası, ilk dönemlerde hem iç hem dış piyasalarda olumlu karşılanmıştı. Ancak aradan geçen sürede, faiz artırımları, enflasyonla mücadelede yavaş ilerleme ve kredi sıkışıklığı gibi konular, sahadaki memnuniyetsizliği artırdı.
Yeni Şafak’ın eleştirileri ve AKP içinden gelen destek açıklamaları, bu memnuniyetsizliğin parti içinde de daha açık bir şekilde dile getirilmeye başlandığını ve Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarının ciddi bir stres testiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Sonuç: Siyasi Zemin Ekonomiyle Sarsılıyor
Ekonomik krizler, genellikle sadece finansal değil, siyasi yapılar üzerinde de derin etkiler bırakır. Bugün yaşanan tartışmalar, yalnızca ekonomi yönetiminin başarısını değil, aynı zamanda AKP içinde siyasi denge ve yönelimleri de yeniden şekillendirebilir. Mehmet Şimşek’in bu baskı karşısında nasıl bir tutum sergileyeceği, ekonomi politikalarında bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceği ve parti içindeki bu ayrışmanın nasıl yönetileceği önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddelerinden biri olmaya aday.