Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında bulunduğu New York'ta Türkiye'nin derin uzay vizyonuna, küresel teknoloji hedeflerine ve uluslararası ekonomik iş birliklerine ilişkin stratejik açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı'na (İHA) değerlendirmelerde bulunan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yürüttükleri temaslarda Türkiye'nin küresel ölçekteki istikrar ve yüksek teknoloji hamlelerinin altını çizdiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu kürsüsünden dünya kamuoyuna hitap ettiğini anımsatan Bakan Kacır, bu hitabın çok taraflı meselelere adalet penceresinden yaklaşan bir manifesto niteliğinde olduğunu ifade etti:
"Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’na hitapları, özellikle dünya meselelerine ilişkin Türkiye’nin bakış açısına ve vizyonunu ortaya koyduğu konuşmaları bu programın zirve noktasıydı. Cumhurbaşkanımız her yıl olduğu gibi insanlığa adalet ve merhamet çağrısında bulundu. Türkiye olarak bu hedef doğrultusunda ortaya koyduğumuz gayreti ve inisiyatifi bütün dünyaya hatırlattı. Pek çok başlığa değindi. Dünyanın farklı meselelerine, farklı coğrafyalarında yaşanan sorunlara temas etti ve Türkiye olarak bu sorunların çözümünde insanlık ailesinin harekete geçmesi konusunda ciddi bir çaba sarf etmeye devam edeceğimizi ifade etti."

Milli Uzay Programı Kapsamında Yerli Uzay Aracı 2027'de
Türkiye'nin bağımsız uzay kabiliyetini zirveye taşımayı amaçlayan Milli Uzay Programı'ndaki son duruma ilişkin detayları paylaşan Kacır, derin uzay misyonunun en kritik halkası olan Ay görevi için somut takvimi paylaştı. Yerlilik oranı yüzde 80'in üzerine çıkan uzay aracında üretim safhasının tamamlandığını bildiren Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı:
"Derin uzaya adım atmak istiyoruz ve bunun için Ay programını hayata geçiriyoruz. İlk Ay araştırma projemizi de 2027’nin ilk aylarında tamamlamış olacağız ve Ay uzay aracımızı inşallah fırlatacağız. Üretimi tamamladık, yüzde 80’in üzerinde bir yerlilikle birlikte. Son test süreçlerinde inşallah hızla mesafe katederek 2027 yılının ilk aylarında Ay uzay aracımızın fırlatmasını gerçekleştireceğiz. Bununla beraber hibrit teknolojisinde derin uzayda bir tecrübe kazanacağız ve bu teknolojinin de gelecekte farklı alanlarda kullanılmasına yönelik bir imkan oluşturmuş olacağız. Bütün bunlar Türkiye’nin aslında birbirini besleyen teknoloji adımları. Savunma sanayisinde, havacılıkta nasıl bunu başardıysak, uzayda da bu yeni nesil yaklaşımlarla Türkiye’nin hem ekonomik olarak bu alanda gelişme kaydetmesini sağlamayı amaçlıyoruz hem de stratejik kazanımlar elde etmek için gayret gösteriyoruz."

Uydu Ekosistemi Genişliyor: İMECE Serisi ve Türksat 7A Yolda
Haberleşme ve gözlem uydularındaki milli yetkinliklere de değinen Kacır, Türkiye'nin Türksat 6A ile kendi haberleşme uydusunu üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri konumuna ulaştığını hatırlattı. Yüksek çözünürlüklü yerli gözlem uydusu İMECE'nin ardından İMECE 2 ve İMECE 3 projelerinin devreye alındığını kaydeden Bakan, sıradaki haberleşme platformu Türksat 7A için hazırlıkların süratle devam ettiğini kaydetti.
Uzaya erişim maliyetlerini düşürmek ve bağımsız fırlatma kapasitesi elde etmek amacıyla Somali'de inşa edilen uzay limanına dikkat çeken Kacır, ekvatoral hattın sağladığı yörüngesel avantajların fırlatma operasyonlarında ciddi ekonomik ve teknik üstünlük sağlayacağını, eş zamanlı olarak ODTÜ iş birliğiyle Ankara'da kurulacak Uzay Teknoparkı ile ekosistemin akademik ve endüstriyel olarak destekleneceğini belirtti.

ABD ile Ticarette 100 Milyar Dolarlık İkili Hacim Hedefi
New York'taki programı boyunca uluslararası fon yöneticileri, ABD iş dünyası ve Türk girişimcilerle kapsamlı görüşmeler gerçekleştiren Bakan Kacır, jeopolitik kırılmaların yaşandığı dönemde Türkiye'nin güvenilir ve sürdürülebilir bir üretim üssü olarak öne çıktığını vurguladı:
"Uluslararası yatırımcılarla, Amerikan şirketleriyle, Amerikan iş dünyasıyla buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de yeni yatırımların önünü açmak için gayret gösteriyoruz. Sanayi alanında, teknoloji alanında belirli teknolojilerde yeni yatırım projelerinin hayata geçmesi için çaba gösteriyoruz. Görüyorum ki büyük bir ilgi var Türkiye’ye; çünkü son dönemde yatırımcılar için artık en önemli meselelerden biri güvenlik ve sürdürülebilirlik oldu. Türkiye bu anlamda hakikaten dünyada pek çok bölgeden ayrışan bir istikrar adası haline geldi. Bu yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisini artırıyor. Aynı zamanda Türkiye olarak ortaya koyduğumuz vizyon ve yol haritası aslında Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda, teknoloji geliştirme, katma değerli üretim gibi başlıklarda önümüzdeki dönemde daha da hızlanacağını ifade ediyor. Bu temaslarımız yeni yatırımlara kapı aralayacak."
Türk-Amerikan ekonomik ilişkilerinin büyüme potansiyeline dikkat çeken Kacır, girişimcilerle olan görüşmelerine dair ise şunları aktardı:
"Türk iş insanlarıyla, uzun yıllardır burada adeta Türkiye’nin temsilcileri olarak gayret gösteren girişimcilerimizle de buluşuyoruz. Onlara da iki ülke arasında, Türkiye-Amerika arasındaki iş birliklerini güçlendirme konusunda daha fazla gayret çağrısında bulunuyoruz. 100 milyar dolarlık bir ikili ticaret hacmi hedefimiz var. Son 10 yılda Türkiye-Amerika arasındaki ticaret hacmini iki misline eriştirdik ama daha çok yolumuz var. Bütün bu çabalar, gayretler Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ekonomik olarak daha da güçlenmesine, uluslararası yatırımların merkezi haline gelmesine ve daha müreffeh yarınlara erişmesine de vesile olacak."
Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinde Yeni Yatırım Hamlesi
Görüşülen küresel teknoloji firmalarının Türkiye'nin dijital dönüşüm dinamizmini yakından takip ettiğini belirten Bakan Kacır, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi doğrultusunda çizilen çerçevenin yabancı sermaye için cazip bir zemin sunduğunu dile getirdi. Önümüzdeki süreçte özellikle hiper ölçekli veri merkezleri, bulut altyapıları ve üretken yapay zeka odaklı somut yatırımların Türkiye'de hayata geçirilmesi bekleniyor.