reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Bahçeli’nin Sessizliği: İmamoğlu’na Karşı Stratejik Tavır mı?

Bahçeli’nin Sessizliği: İmamoğlu’na Karşı Stratejik Tavır mı?

Bahçeli’nin Sessizliği: İmamoğlu’na Karşı Stratejik Tavır mı?

MUHABİR: Haber Merkezi

Gazeteci Sabahattin Önkibar, son açıklamalarında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik tutumuna dair dikkat çekici iddialarda bulundu. Önkibar’a göre, Bahçeli’nin İmamoğlu’nun geçmiş olsun telefonu karşısında sessiz kalması ve buna karşılık farklı siyasi aktörlerle temas kurması, siyasi arenada belirli bir stratejinin parçası olabilir.

Bahçeli, İmamoğlu’nu Yok Sayarak Ne Mesaj Veriyor?

Sabahattin Önkibar, Bahçeli’nin hastalığı sürecinde farklı çevrelerden geçmiş olsun dilekleri aldığına dikkat çekerek, bunlardan bazılarına geri dönüş yaparken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yanıt vermemesinin bilinçli bir karar olduğunu öne sürdü. Özellikle Öcalan’ın avukatlarından Sezgin Tanrıkulu ve DEM Parti yetkilileriyle iletişim kuran Bahçeli’nin, İmamoğlu’na geri dönüş yapmaması Önkibar’a göre tesadüf değil.

Önkibar, Bahçeli’nin bu tavrını şu sözlerle değerlendirdi:

"Güya barıştan yana olan ve yıllardır terör örgütünün liderini hedef alan MHP, son dönemde PKK ve Öcalan’ı meşrulaştıran bir çizgiye gelirken, buna karşılık Ekrem İmamoğlu ve CHP şeytanlaştırılıyor. Bu yalnızca bir siyasi tercih değil, belirli bir stratejinin parçası. Bahçeli ve MHP için esas olan toplumsal barışa ulaşmak değil, muhalefette öne çıkan isimleri tasfiye etmek. İmamoğlu, Erdoğan’ın potansiyel rakibi olarak görülüyor ve bu nedenle yok sayılıyor.”

İmamoğlu Üzerinden Muhalefete Mesaj mı Veriliyor?

Önkibar’ın iddiasına göre, Bahçeli’nin bu tutumu yalnızca İmamoğlu’na karşı değil, muhalefetin tamamına yönelik bir mesaj niteliğinde. 2019 yerel seçimlerinden bu yana AKP ve MHP’nin İstanbul’u geri alma stratejisi çerçevesinde, İmamoğlu’nun siyasi yükselişinin önüne geçmek için çeşitli adımlar atıldığı biliniyor. Son yıllarda İmamoğlu’na açılan davalar, görevden alınma ihtimali ve çeşitli engellemeler de bu stratejinin parçaları olarak görülüyor.

Bahçeli’nin özellikle Kürt siyasi hareketine karşı geçmişte sert bir tutum alırken, son dönemde daha esnek bir çizgi izlemesi ve buna karşılık muhalefeti “gayrimeşru” ilan eden açıklamalar yapması, ittifak dengeleri açısından da kritik bir değişimi işaret ediyor.

Siyasi Manzara ve 2028 Hesapları

MHP lideri Bahçeli’nin bu tutumu, 2028 seçimlerine yönelik uzun vadeli bir hamle olarak da değerlendirilebilir. AKP’nin İmamoğlu’nu Erdoğan’ın karşısındaki en güçlü adaylardan biri olarak gördüğü biliniyor. Bu çerçevede Bahçeli’nin ve MHP’nin, İmamoğlu’nu yalnızlaştırarak muhalefet içinde etkisiz hale getirme çabası içinde olduğu yorumları yapılıyor.

Önkibar’ın iddiaları, Türkiye’de siyasi aktörler arasındaki dengelerin giderek daha stratejik hamlelerle belirlendiğini gösteriyor. Bahçeli’nin bu tutumu, yalnızca İmamoğlu’na yönelik bir hamle mi, yoksa muhalefeti bölmeye yönelik daha büyük bir planın parçası mı? Önümüzdeki süreçte bu sorunun yanıtı daha da netleşecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...