Bakü Yönetiminin Kıyafet Düzenlemesine STK Tepkisi
Azerbaycan Bakanlar Kurulu tarafından kamuoyuna duyurulan son düzenleme, devlet okullarındaki kılık-kıyafet standartlarına yönelik yeni kuralları resmen yürürlüğe koydu. Alınan kararla birlikte, eğitimin seküler yapısını koruma ve üniforma standardını sağlama gerekçesi öne sürülerek, belirlenen giyim kurallarına uymayan ek unsurların eğitim kurumlarında taşınması kısıtlandı. Bölgede geniş yankı uyandıran bu mevzuat değişikliği, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları nezdinde temel inanç özgürlüğü bağlamında yoğun tartışmaları beraberinde getirdi.
Sivas İnsan Derneği Başkanı Nurettin Köksal, söz konusu kararın yürürlüğe girmesinin ardından kamuoyuna yazılı bir bilgilendirme yaparak Bakü idaresinin benimsediği yaklaşımı sert sözlerle eleştirdi. Alınan tedbirlerin evrensel bireysel haklarla örtüşmediğini belirten Köksal, düzenlemenin toplumun dini ve vicdani değerlerini kısıtlayıcı bir içeriğe sahip olduğunu dile getirdi.
"Azerbaycan Bakanlar Kurulu tarafından alınan son kararla, devlet okullarındaki kıyafet yönetmeliği değiştirilerek 'eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan' ve 'üniforma bütünlüğünü bozan' ek giyim unsurlarının kullanımı yasaklayan dayatmacı, insan hakları ve inanç özgürlüğüne karşı uygulama yürürlüğe girdi."

Eğitimde Laiklik Tartışması ve Tarihsel Benzetme
Yapılan resmi açıklamada, Türkiye'nin geçmiş yüzyılda tecrübe ettiği benzer kamusal kısıtlamalara atıfta bulunularak, tepeden inme müdahalelerin toplumsal barışa hizmet etmeyeceği savunuldu. Köksal, devlet eliyle uygulanan katı sekülerleşme çabalarının Müslüman kitlelerin kamusal alandaki varlığını sınırlandırmaya dönük bir adım olduğunu ileri sürdü.
"Türkiye’nin 20. yüzyılın başlarında tecrübe ettiği, milletin ruh köküne kazma vuran Kemalist dayatmacı anlayış, bugün Azerbaycan’da sahnelenmektedir. Toplumu tepeden inme kararlarla sekülerleştirmeye çalışan Bakü yönetimi, jakoben zihniyetini devreye sokarak Müslümanları kamusal alanın dışına itmeyi hedefliyor."
Bakü yönetiminin mevcut dış politika çizgisi ve iç düzenlemeleri arasındaki paralelliklere de değinen dernek başkanı, modern dünyada inanç serbestisinin temel bir norm haline geldiğini hatırlatarak kararın arka planındaki zihniyeti eleştirdi.
"İsrail aşığı Azerbaycan yönetimi, 'laiklik' ambalajıyla İslam düşmanlığından vazgeçmelidir. Tüm dünyada özgürlük, özgür düşünce ve inanç özgürlüğü rağbet görürken Azerbaycan kime göz kırpıyor?"
İnanç Özgürlüğüne Saygı Çağrısı ve Kalıcılık Vurgusu
Sivil toplum cephesinden gelen değerlendirmede, halkın manevi hassasiyetleriyle örtüşmeyen idari yaptırımların sürdürülebilir olmayacağı görüşü yinelendi. Devlet aygıtının kendi vatandaşlarının inanç pratiklerini sınırlandırmak yerine, çoğulcu hak standartlarını muhafaza etmesi gerektiğinin altı çizildi.
"Kendi öz halkının mukaddesatıyla savaşan hiçbir rejim kalıcı değildir. Bakü yönetiminin, insan haklarına ve inanç özgürlüğüne aykırı bu uygulamadan bir an evvel vazgeçmesini bekliyorum."
Köksal’ın açıklamalarıyla birlikte, Azerbaycan'da yürürlüğe giren okul üniforması standartlarına ilişkin yönetmeliğin bölgesel düzeydeki yansımaları ve hak temelli tartışmaları devam ediyor. Kararın uygulanma sürecine ilişkin yerel ve genel kamuoyunun takibi sürüyor.