Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden biri olan Ankaralı Turgut, uzun süren akciğer kanseri mücadelesini kaybederek bu sabah hayata veda etti. Son yıllarda hem sanatsal kariyeriyle hem de evlatlarıyla yaşadığı zorlu süreçlerle gündemde olan Turgut, hayatının son döneminde oldukça duygusal bir vasiyet bıraktı.
Sanatçı, 40 Günlük Zorlu Sürecin Ardından Hayatını Kaybetti
Turgut Karataş, yani bilinen adıyla Ankaralı Turgut, yaklaşık 40 gün önce durumu ağırlaşarak Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne kaldırılmış ve entübe edilmişti. Akciğer kanseri nedeniyle tedavi altına alınan ve bir süredir hayata tutunmaya çalışan ünlü sanatçının vefat haberi, sevenlerini yasa boğdu. Sanatçının hastalık süreci ve ardından yaşadığı zorluklar, hayranları ve medyada büyük bir ilgiyle takip ediliyordu.
Evlatlarıyla Yaşadığı Zor Dönem ve Polemikler
Ankaralı Turgut, özellikle son yıllarda yaşadığı ekonomik zorluklar ve sağlık sorunları nedeniyle evlatlarıyla girdiği polemiklerle gündemdeydi. Sanatçı, tedavi masrafları için yardım kampanyası başlatmış ancak çocukları tarafından bu paraların el konulmaya çalışıldığını iddia etmişti. Evlatlarıyla arası iyice açılan Ankaralı Turgut, yalnızca kızı Eylem Boran'la görüşmeye devam etmişti. Turgut, diğer çocuklarını ise “nankör” ve “yalancı” olarak nitelendirerek, toplanan yardım paralarını almak isteyen evlatlarına sert tepkilerde bulunmuştu.
"27 senedir benim paramla geçiniyorlar, hiç kendileri para kazanmış mı? Baba parasıyla damat besliyoruz! Bunlar, çete olmuş. Helâl para kazanmışlar mı, helâl para yemişler mi?" diyerek, yaşadığı maddi ve manevi zorlukları dile getiren Turgut, son zamanlarda yalnızlık içinde yaşamaya başlamıştı.
Vasiyetinde Sazını Müzeye Bıraktı
Turgut’un vefatının ardından, sanatçının geçmişteki bir röportajında söylediği sözler yeniden gündeme geldi. Maddi olarak herhangi bir birikimi kalmayan Turgut, yıllar önce yaptığı açıklamada, "Benim bu dünyada malım mülküm kalmadı. Sadece bu sazım var. Onu da Ankara'da bir müzeye koyarsanız sevinirim. Bu da size vasiyetimdir" diyerek, geride bırakacağı tek mirası olan sazını bir müzeye bağışlamıştı.
Turgut’un bu vasiyeti, hem müzikseverler hem de onu sevenler için anlamlı bir hatıra olacak. Sanatçının mirası, sadece seslendirdiği şarkılarla değil, aynı zamanda müziğe olan derin bağlılığı ve ardında bıraktığı bu değerli hatıra ile yaşamaya devam edecek.
Ankaralı Turgut’un hayatının son dönemindeki zorlukları ve vasiyeti, onun sanatına ve hayatına olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Müziğe olan tutkusunu hayatı boyunca sürdüren ve son olarak müzikal mirasını bir müzeye emanet eden Turgut, müzik dünyasında unutulmaz bir iz bırakmaya devam edecek.



