Hollanda'nın Amsterdam'da yerleşik haftalarda düzeninin saldırı sonucu hayatları kaybedilir, Halil Falyalı'nın “finansçısı” olduğu iddia edilen Cemil Önal'ın ölümü uluslararası bir krize dönüşebilir. Cinayetin en yakın tanıklarından biri olan Bayram Bozkurt, kamuoyunun halka açık eski bir adı: Ergenekon davasının gizlisinin tanığı. Yeni kişiliği Hakan Aslan olarak bilinen Bozkurt, cinayet anına ilişkin hikâyelerin ayrıntılarını ilk kez Halk TV yazarı İsmail Saymaz'a anlattı. Önal'ın ölümünden sonra CIA ile temas kurdu ve kasetler üzerinden kendini güvence altına almayı taahhüt etti.
Cemil Önal'ın Peşindeki Gölge: Suikast Anı, Bir Anda Gelen Kurşunlar
Bayram Bozkurt, suikast günü Amsterdam'da Cemil Önal ile buluşmak üzere McDonald's'ın gittiği bir yerde karşılaştığını, görüşmelerin oldukça sıradan bir sohbet havasında gerçekleştiğini söyledi. Ancak her şey bir anda değişti. Bozkurt o anını şöyle anlattı:
"Cemil'in sunduğu konferansta yanıma geldi, sohbet ettik, Forex ve iltica süreci hakkında konuşuyorduk. Neşesi yerindeydi. Hiçbir endişesi yoktu. Arkadan birileri vardı, normal yürüyüşle... Sonra bir anda Cemil'e doğru koşmaya başladı. Yüzü açıktı. Göbeğine silah günü. 'Yapma!' diye bağırdım.
"Kasetler Benim Güvencemdi" – CIA Görüşmeleri ve İade Korkusu
Cemil Önal'ın ölümünden önce eşiyle birlikte CIA desteğiyle görüştüğünü iddia eden Bozkurt, görüşmelerin içeriğinde Türkiye'ye yönelik sarsıcı iddiaların olduğunu söyledi. Kasetlerin bu görüşmelerde bir güvence unsuru olarak sunulduğunu belirtti.
“Eşi bana açıkça şunu söyledi: 'Ben iki defa, Cemil bir kez CIA ile görüştü.' Kasetler hakkında konu açıldığında, 'Ben de kopyası var ama 45'in yanında bir sıfır koy' dedi. Cemil sürekli 'Bu kasetler benim sigortam' diyordu. İçeriklerini hiç ama etkili bir şekilde finanse etmedi.”
FETÖ ve Derin Yapılar mı Devrede? İade Korkusuyla Büyüyen Tehdit
Önal'ın Türkiye'ye dönüşünden ciddi şekilde korktuğunu ifade eden Bozkurt, suikasttan önce bundan en büyük endişelerden birinin olduğunu söyledi. Avrupa'yı sağlamlaştırmak isteyen Önal, bu nedenle kamuoyuna bazı dosyalar sızdırılmış olabilir. Bozkurt'un şu sözlerine dikkat çekici:
"Türkiye'ye dönerse mahvolurum diyordu. Bu kasetler, ifşalar... Hepsi bu harcamalara yönelikti. Cemil'in çok şey bildiğini düşünüyorum. Kıbrıs'ta güçlü kalmayı kurmuştu."
Bozkurt'un Gözünden O Gece: Panik, Kaçış ve Gecenin Sonu
Cinayetin ardından yaşadığı panik halini anlatan Bozkurt, olayın yerinden nasıl uzaklaştığını ve polise nasıl başvurduğunu şöyle aktardı:
"İkinci saldırı olasılığıyla hemen kaçtım. Arabama binip uzaklaştım. Yolda 'Polis, ambulans çağırın!' diye bağırdım, gözüm karardı, avukatımı çalıştırdım, polise gittim. İki saat önce hastaneye kaldırıldım.
Uluslararası Bir Dosya mı? İddialar Sarsıcı
Bozkurt'un aktardıkları, Cemil Önal cinayetinin basit bir adli vaka olmadığını, çok daha derin ve uluslararası bir ağın parçası olabileceğini gösteriyor. FETÖ bağlantıları, CIA görüşmeleri, kasetlerle şantaj iddiaları ve Türkiye'ye dönüş korkusu bu dosyaların çok yönlü olduğu ortaya çıkıyor.
Soruşturma devam ediyor ve cinayet kimin hayatında ya da azmettirdiği resmi olarak henüz kazanılmadı. Ancak tanığın ifadeleri, suikastların sıradan bir mafya hesaplaşmasının ötesinde, uluslararası istihbarat dengelerine dokunan bir cinayet olabileceğini düşündürdü.