reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Amasyalılar ‘Yitik lale’yi arıyor, en son 1896 yılında görüldü

Amasyalılar ‘Yitik lale’yi arıyor, en son 1896 yılında görüldü

Amasyalılar ‘Yitik lale’yi arıyor, en son 1896 yılında görüldü

KAYNAK: İHA

Amasya’nın ‘Yitik lale’si yüz yılı aşkın süredir bulunamadığı için neslinin tükendiği rapor edildi. Bilim insanları ve gezginler yıllardır şehrin zirvesindeki dağları dolaşıp gizemli bitkiyi arıyor.

İlk kez 1892’de Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak Avrupa’ya gönderilip ’’Tulipa Sprengeri’’ adıyla bilim dünyasına tanıtıldıktan sonra en son 1896’da doğada görülen bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği kayıtlara geçti. Gizemli bitki Avrupa’da az sayıdaki özel bahçede süs bitkisi olarak varlığını devam ettirebildi.

Çekilmiş fotoğrafı Türkiye Bitkileri Listesi kitabına kapak olan Yitik Laleyi uzun yıllardır arayan botanikçilerden Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, “1896’dan bu yana yitik olan Amasya Lalesine bir daha rastlanmadı. Yaklaşık 30 yıldır Amasya’nın farklı bölgelerinde çalışma yaptık. Ama karşılaşamadık” dedi.

“Amasya Lalesini bulan olarak tarihe geçmek isterim”

Nisan ve mayıs aylarında doğa gezginleri ile vatandaşların da dağlarda bu türü takip ettiğini anlatan Prof. Dr. Yıldırım, “Amasya Lalesinin ayırt edici özellikleri çiçek yaprakları uca doğru sivrilen mızrak şeklindedir. Kırmızı güzel görüntüsünün arkasında da sarı şeritler var. Benim için en büyük ödül Amasya Lalesini bulan olarak tarihe geçmek olur. Şu anda süs bitkisi olarak çok nadirde olsa Avrupa’daki bahçelerde üretilmektedir. Bizim hedefimiz de doğal vatanı olan Amasya’da görmektir” diye konuştu.

Gümüşlü mahallesi muhtarı Asuman Topuz, Kırklar Dağı’nda lalelerin izini sürdüklerine değinirken, Çakallar mahallesindeki evlerinin bahçesinde yetişen başka türdeki lalelere özenle bakan Ercan Eftelioğlu ve kardeşi Altan Eftelioğlu da kayıp laleleri umutla aramayı devam ettirdiklerini söylediler. Araştırmacı-yazar Hüseyin Menç ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde Amasya’dan lale soğanlarının büyükelçiler aracılığıyla Avrupa’ya götürüldüğünün kayıtlara geçtiğine işaret etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...