AK Parti'nin tanınan simalarından Savcı Sayan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı ve isim vermeden çeşitli ithamlarda bulunduğu paylaşımı, partinin içerisinde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın görünen bazı isimlerin, kendi çıkarlarını parti menfaatlerinin önüne koyduğu iddia edildi. Sayan’ın söz konusu paylaşımında, bu kişilerin PKK ve FETÖ ile ilişkili oldukları, CHP ile gizli iş birlikleri yürüttükleri ve AK Parti’yi adeta “babasının malı” gibi yönettikleri yönündeki sert ifadeleri dikkat çekti.
CHP'den Müdahale: “Bu Kişi Aydın Ayaydın mı?”
Savcı Sayan’ın açıklamaları siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırırken, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini daha da artıracak bir çıkış yaptı. Başarır, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Sayan’ın ima ettiği kişinin, geçtiğimiz yerel seçimlerde AK Parti'nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Aydın Ayaydın olup olmadığını sordu.
Bu sorunun ardından gözler Aydın Ayaydın’a çevrildi. Ayaydın, gecikmeden sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yaparak iddiaları kesin bir dille yalanladı.
Ayaydın’dan Net Yanıt: “Alnım Açık, Başım Dik”
Aydın Ayaydın, açıklamasında Savcı Sayan’a doğrudan seslenerek, kimden bahsedildiğinin açıkça belirtilmesini istedi. Belirsiz ve ima dolu ifadelerin partideki birçok isme zarar verdiğini vurgulayan Ayaydın, kendisinin bu iddialarla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti. Ayaydın'ın sözleri şöyleydi:
"Tarif ettiğiniz kişi kim ise, kamuoyunu daha fazla meşgul etmeden ismini açıkça belirtmeniz bir sorumluluktur. Elinizdeki bilgi ve belgeleri amasız, fakatsız adli mercilere iletmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde, bu açıklamalar hem AK Parti’nin hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın duruşunu yıpratır."
Açıklamasında parti içi dedikodulara ve siyaset dışı odakların bu tür krizleri kullanarak AK Parti’yi zayıflatmaya çalıştığına da değinen Ayaydın, hakkında yapılacak asılsız ithamlarla ilgili yasal süreci başlatacağını duyurdu.
"Ben kendi adıma; hiçbir ilgim olmamasına rağmen, açık ya da örtülü bir şekilde, ‘çamur at, izi kalsın’ mantığıyla ismimi bu tür kirli işlere bulaştırmak isteyenlerle ilgili hukuki süreci başlatacağım."
Parti İçinde Derinleşen Çatlak: Sessizlik Ne Kadar Sürecek?
Bu açıklamalar sonrası gözler bir kez daha AK Parti yönetimine çevrildi. Savcı Sayan’ın hedef aldığı kişinin kim olduğuna dair hala resmi bir açıklama gelmezken, partililer arasında gerilimin daha da derinleşebileceği belirtiliyor. Sayan’ın, Erdoğan’a yakınlığı suistimal eden kişilerden bahsederken kastettiği isim ya da isimler kamuoyunda merak konusu olmaya devam ediyor.
Bazı yorumcular, bu çıkışın yerel seçimler sonrasında parti içerisinde yaşanan kırılmaların bir tezahürü olduğunu ifade ederken; bazıları ise yaklaşan kongre süreci öncesi parti içi hesaplaşmaların su yüzüne çıkmaya başladığını öne sürüyor.
Sonuç: Kriz Yönetimi mi, Yeni Bir Ayrışmanın Eşiği mi?
AK Parti içerisinde patlak veren bu tartışma, sadece parti içi dengeleri değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki siyasi stratejilerin de nasıl şekilleneceğini etkileyebilir. Savcı Sayan’ın dolaylı ithamlarına karşı Ayaydın’ın verdiği açık ve sert yanıt, bu meselenin yalnızca bir iç polemik değil, aynı zamanda partinin kamuoyu nezdindeki itibarına dair bir kriz yönetimi gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Bu türden açıklamaların partideki birlik ve beraberliği ne ölçüde etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde AK Parti cephesinden gelecek olası açıklamalarla daha net anlaşılacak. Gözler şimdi Savcı Sayan’ın olası yeni açıklamasında ya da AK Parti Genel Merkezi'nin bu gelişmelere nasıl yanıt vereceğinde.