reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem AK Parti'de Sessiz Çöküş Uyarısı

AK Parti'de Sessiz Çöküş Uyarısı

AK Parti'de Sessiz Çöküş Uyarısı: “Bu Ortamda Sandığa Gidersek Kaybederiz”

MUHABİR: Haber Merkezi

 Ankara kulislerinin yerel adı Ankara kulislerinin sınırları içindeki isim gazetecisi Nuray Babacan, iktidar cephesinde giderek artan hastalıklar ve kapalı kapılar takip edilen dile getirilen endişeleri hakkında bir köşe yazısıyla kamuoyuna taşındı. Babacan'ın kaleme aldığı analizde, AK Parti içerisinde hem mevcut hem de geçmişte etkin rol oynamış bazı isimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dair tedirginlikleri açıkça yer buldu. Parti içinde oluşan görüşe göre, “bu atmosferde sandığa gidilirse sonuç kaçınılmaz: Kayıp.”

İmamoğlu'nun Tutuklanması Ters Tepti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun bir aydan uzun süredir devam eden Silivri Cezaevi'nde tutuklu kaldığı, siyaset sahnesinde büyük yankı uyandırdı. “Yolsuzluk” iddialarıyla tutuklanan İmamoğlu'na kamuoyundan gelen destekçiler, son kamuoyunda yoklamalarına da yansıdı. Birçok ankette İmamoğlu'nun oy oranında 8 ila 10 puanlık artış gözlemlendi.

AK Parti içinde ise bu seçeneklerin planlandığı gibi etkili olmadığı, aksine muhalefetin konsolide olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Nuray Babacan'ın aktardığına göre, İmamoğlu'na yönelik operasyonun ardından yaşanan gelişmeler, partideki bazı isimlerin “gidişatın kontrol aşamasında kaldığı” için üyelerin dillendirmesine neden oldu.

Erdoğan Yalnızlaştı, Yorgunluk Gözle Görüyor

Babacan'ın köşelerine taşıdığı değerlendirmelerden en dikkat çekenlerden biri şu oldu:

"Süreci doğru yönetemedik. Tüm yük Cumhurbaşkanı'nın rakibinin omzunda kaldı. Okça konuşmasıyla mücadeleye giren bir lider görüntüsü verdi. Yoruldu. Ekonominin bu denli etkilenmesi öngörülmemişti. Kayyum atamaları bu yüzden rafa kaldırıldı. Bu gidişle seçime sanıldığına gidilse, katılırız."
AK Parti içinde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Erdoğan'ın kararının kapsamlı bir şekilde itilmesi ve ayrıntılı kadroyla çalıştırma biçiminin tamamen değiştiği vurgulanıyor. Parti içi kaynaklar, Erdoğan'ın artık sadece bölen liderler üzerinden bilgilendirildiğini, sistemle halk ya da parti arasında bir bariyer yarattığını belirtiyor.

"Bu Gidişle Azerbaycan ya da Türkmenistan Modeline Yaklaşıyoruz"

Nuray Babacan'ın yazısındaki bir başka kırılma değerlendirme ise sistemin otoriterleşmeleri kurtuluşa dair endişelerdi. Parti içinden bazı sağlık şu ifadeleri kullanıldı:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte her şey değişti. Eskiden en az istişare yapılırdı, şimdi o da kalmadı. Parti yönetimi artık yalnızca durduruldu. Bu gidişle ya Azerbaycan ya da Türkmenistan gibi olacak. Sistem, farklı seslere tamamen kapandı."

Sistemin Krizi ve Sandık Korkusu

Bu değerlendirmeler, AK Parti'nin yalnızca yönetim şekline değil, gelen seçimlerin sonuçlarında büyük bir güvenliksizlik olduğunu ortaya koyuyor. Sandıktan sonra gelecek bir yenilginin kaçınılmaz olduğunu düşünen kesimler, Cumhurbaşkanlığı sisteminin yarattığı yapısal aralıklardaki seçimlerde kesinti mümkün olmayan bir dayanıklılığa neden olabileceğini düşünüyor.

Babacan'ın yazdığı, Erdoğan'ın yazdığı bile gelen “yoruldu” ve “yalnızlaştı” yorumlarının artık gizli kalamadığını gösteriyor. Görünen o ki, AK Parti içinde yaşanan bu sessiz çözülme süreci, yakın gelecekte daha da ortaya çıkabilir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...