reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Gündem Afete karşı dirençli yapılar planlama ile mümkün olabilir

Afete karşı dirençli yapılar planlama ile mümkün olabilir

Kahramanmaraş merkezli depremlerde binlerce insan yaşamını yitirirken, 11 ilde çok sayıda yıkım oluştu. Yaşanan felaketle birlikte afete dirençli yapıların oluşturulması gündeme geldi.

KAYNAK: İHA

Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 bini aşkın kişi yaşamını yitirdi. Deprem bölgesindeki 11 ilde çok sayıda yıkım oluşurken, acil yıkılacak ve ağır hasarlı yani artık kullanılamaz hale gelmiş bina sayısı 298 bine ulaştı. Buralardaki bağımsız bölüm sayısı ise 876 bine varıyor.

Yeşilay Dergisi'nin 2023 Mayıs sayısında yer alan bilgilere göre; deprem felaketinde evsiz kalan vatandaşlar için harekete geçilerek, afet bölgesinde toplam 650 bin konut yapmak için kollar sıvandı.

Buna göre önümüzdeki bir yıl içinde depremden etkilenen kentlerde ve köylerde toplamda 319 bin konut yapılması bekleniyor.

EN AZ 500 BİN KONUT İHTİYACI VAR

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen bölgede yaklaşık 1,5 milyon kişi evsiz kaldı ve barınma ihtiyacının karşılanması için en az 500 bin konutun inşa edilmesi gerekiyor.

Deprem aynı zamanda milyonları bulan bir göçü de tetikledi. Deprem bölgesinde 11 şehirde üç milyonun üzerinde insan göç etti. Bu bakımdan yaklaşık 14 milyon nüfusa sahip 11 ilin yeniden inşa ve yapılandırma çalışmaları büyük önem taşıyor.

Yaşanan felaketin büyüklüğünün yanı sıra 1999 Gölcük depremi sonrası beklenen İstanbul depreminin riskleri de göz önüne alınarak afete dirençli kent planlaması önümüzdeki yılların en önemli konuları arasında yerini aldı.

Kentlerin sunmuş olduğu fırsatlar, insanları kentlerde yaşamaya yönlendiriyor. Buna bağlı olarak kent yaşamı içerisindeki tehlike ve riskler de gün geçtikçe daha çok kişiyi ilgilendiren bir konu haline geliyor. Öte yandan afete dirençli yapılaşma ve şehir planlaması da son dönemde öne çıkan konular arasında yer alıyor.

AFETE DİRENÇLİ PLANLAMA NASIL OLMALI?

Yeni kentlerin inşa sürecinde planlama süreçleri büyük önem arz ediyor. Kentlerde yapılaşma ve kentsel gelişmeyi düzenleyen mekanizmalar çeşitli ölçeklerdeki planlar olup afet zararlarının en aza indirilmesinde başarılı olabilmek için afet yönetim süreçleriyle kent planlama süreçlerinin eşgüdüm içerisinde sürdürülmesi gerekiyor.

Yeni yerleşim yerlerinin en düşük düzeyde risk taşıyan yerlerde konumlanmasına, yüksek risk taşıyan yerlerde konumlanan hâlihazırdaki yerleşim yerlerinin gelişme alanlarının kısıtlanmasına ve sanayi, petrol tesisleri gibi ekonomik faaliyetlerin yüksek risk taşıyan yerlerde konumlanmasının önlenmesine dikkat edilmesi öncelikli şartlardan bir tanesi olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar deprem bölgesinde jeolojik etütlerin tamamlanarak imar planlarının buna göre yenilenmesinin önemine dikkat çekiyor. Depremler sonrası oluşan yüzey kırıkları, sıvılaşma, yanal yayılma, heyelan, kaya düşmesi gibi çok sayıda zeminden kaynaklı deformasyonların haritalanması ve yeni kurulacak kentlerin belirlenmesinde bu çalışmaların baz alınması kritik öneme sahip.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...