Türkiye genelinde hissedilen iklim krizinin somut boyutları, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı son bilimsel raporlarla netlik kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Copernicus/ECMWF ve NOAA kayıtlarından derlenen 2016-2025 periyoduna ait sıcaklık ve kuraklık verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan istatistikler, Türkiye'nin son yıllarda hem termometre değerleri hem de yağış yetersizliği bakımından eşi benzeri görülmemiş bir döneme girdiğini kanıtladı.

Türkiye Sıcaklık Rekoru: 2024 Yılı Zirveye Yerleşti
Meteorolojik ölçüm arşivleri incelendiğinde, Türkiye'de kayıt altına alınan en yüksek yıllık ortalama sıcaklık 2024 yılında tespit edildi. Yıllık ortalamanın 15,6 dereceye ulaşmasıyla birlikte 2024 senesi, ölçüm geçmişinin zirvesine yerleşti. Mevsim normallerinin oldukça üzerinde seyreden bu sıcaklık artışı, yurt genelindeki su havzalarını, tarımsal rekolteyi ve ekolojik dengeyi doğrudan etkiledi.

Son 61 Yılın En Şiddetli Kuraklık Seviyesi Kaydedildi
Raporun en dikkat çeken bölümünü ise yağış rejimindeki keskin düşüş oluşturdu. Veriler doğrultusunda Türkiye, 2025 senesinde 1964 yılından bu yana görülen en kurak takvim yılını geride bıraktı. Yeraltı su seviyelerindeki azalma ve baraj doluluk oranlarındaki gerilemeyle somutlaşan bu tablo, iklim krizinin etkilerinin artık ertelenemez bir boyuta ulaştığını ortaya koydu.
Bakan Murat Kurum, resmi sosyal medya kanalları üzerinden yaptığı duyuruda sürecin ciddiyetini şu sözlerle aktardı:
"İklim değişikliği geleceğin değil, bugünün meselesi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’müzün paylaştığı 2016–2025 döneminin küresel ve ulusal sıcaklık ile kuraklık analizlerine göre; 2024 Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılı, 2025 ise 1964'ten bu yana en kurak yılı oldu. İklim değişikliği ile mücadele bugün artık bir zorunluluk. İklime dirençli bir Türkiye hedefiyle çalışmaya devam ediyoruz."

Küresel İklim Değişikliği ve Okyanus Isınması Tehlikesi
Açıklanan analiz yalnızca yerel ölçekle sınırlı kalmayıp gezegen genelindeki ısınma eğilimini de gözler önüne serdi. 2016-2025 arasındaki 10 yıllık zaman dilimi, küresel sıcaklık izleme tarihinde dünya çapında ölçülen en sıcak periyot olarak belgelendi. Yerküre genelinde 2024 mutlak rekor yılı kabul edilirken, 2023 ile 2025 yılları da en sıcak üçüncü dönemler arasında listelendi.
Bununla birlikte, modern gözlem araçlarıyla takip edilen küresel okyanusların ısı içeriği (OHC) 2025 senesinde tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Deniz ekosistemlerinde depolanan bu olağanüstü enerji birikimi, iklim değişikliği ile mücadelenin sadece kara parçalarıyla sınırlı olmadığını, okyanus akıntıları ve atmosferik dengelerin de geri dönülemez bir kırılma noktasına yaklaştığını gösteriyor.