YKS'de sayısal derslerin doğru oranları dikkat çekti: Geçmiş yıllara göre düşüş görüldü
Matematik, fizik ve kimya testlerindeki düşük doğru cevap ortalamaları, öğrencilerin sayısal alanlardaki yeterliliklerini sorgulatan veriler arasında yer aldı.
ÖSYM verilerine göre Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) Türkçe testinde 40 soruda doğru cevap ortalaması geçen yıl 21,2 iken bu yıl 20,1'e geriledi. Alan Yeterlilik Testi'nde (AYT) ise matematik bölümünde bir sorunun iptal edilmesi nedeniyle değerlendirme 39 soru üzerinden yapıldı. Bu testte adayların doğru cevap ortalaması yalnızca 7,1 olarak kaydedildi.
Matematik başta olmak üzere fizik ve kimya derslerinde doğru cevap oranlarının düşmesi, eğitim çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu tablonun öğrencilerin sayısal becerilerinin yanı sıra sınavın zorluk düzeyi ve eğitim sürecinin etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Sonuçlara göre Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (OBP) eklenmesiyle TYT'de 112, sayısal puan türünde 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12 ve dil puan türünde 14 aday 550 ve üzeri puan almayı başardı.
ÖSYM verilerine göre TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısal puan türünde 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290 ve dil puan türünde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı. Buna karşılık puanı hesaplanamayan, kamuoyunda "sıfır çeken" olarak ifade edilen aday sayısı 67 bin 87 oldu.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, yaptığı açıklamada yaklaşık 2,5 milyon adayın sınava başvurduğunu belirterek, kadın adayların sınava katılım oranının erkek adaylardan daha yüksek olduğunu söyledi.
Sınava katılım verilerine göre TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i sınava girmedi. AYT'de 1 milyon 627 bin 970 başvurudan 154 bin 857 aday, YDT'de ise 203 bin 640 başvurudan 60 bin 370 aday sınava katılmadı.
Öte yandan sınav güvenliği kapsamında TYT'de 246, AYT'de 49 ve YDT'de 6 olmak üzere toplam 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.
Açıklanan istatistikler, özellikle matematik ve fen bilimleri alanlarında yaşanan başarı düşüşünün nedenlerine ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme getirirken, eğitim politikaları ve öğretim süreçlerine yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi.
