Sivas ile ilgili hiç bilmediğiniz enteresan bilgiler
Sivas ile ilgili en enteresan bilgilerden ilki, dünyanın en büyük ve en eski taş işçiliği harikalarından biri olan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nda güneşin açısına göre beliren "namaz kılan insan" silüetleridir. Bunun yanı sıra Sivas, Anadolu’nun ilk tıp fakültesi olarak kabul edilen Gök Medrese ve Buruciye Medresesi gibi yapılarla orta çağda dünyanın bilim merkezlerinden biri konumundaydı. Ayrıca, Sivas Kongresi ile Milli Mücadele’nin 108 gün boyunca başkentliğini yapmış olması, şehrin modern Türkiye tarihindeki yerini eşsiz kılar.
Divriği'deki ışık oyunları ve matematiksel deha
Divriği Ulu Camii'nin batı kapısında (Tekstil Kapı), Mayıs ve Eylül ayları arasında, ikindi namazından yaklaşık 45 dakika önce beliren gölge, önce namaz kılan bir insan silüeti oluşturur, ardından bu gölge rükuya varır. 1228 yılında inşa edilen bu yapıda, bilgisayar teknolojisinin olmadığı bir devirde bu kadar hassas bir ışık ve gölge hesabının nasıl yapıldığı bugün bile bilim dünyasını hayretler içerisinde bırakmaktadır.
Sivas’ın o keskin ayazında yürürken, şehrin sadece taştan ibaret olmadığını anlıyorsunuz. Divriği'deki o silüeti ilk gördüğümde, bunun sadece bir mimari başarı değil, adeta taşın içine gizlenmiş bir ruh olduğunu hissetmiştim. İnsanı sarsan asıl şey, 800 yıl önceki bir mimarın, güneşin her saniyelik hareketini ezbere bilip bunu bir ibadet sembolüne dönüştürmesindeki o devasa vizyon. Sivas, bakmayı bilenler için her köşesinde böyle sessiz çığlıklar barındırıyor.
Tıp tarihinin merkezi: Şifahaneler
Sivas, Orta Çağ’da akıl hastalıklarının müzik, su sesi ve güzel kokularla tedavi edildiği dünyadaki ilk merkezlerden biridir. Batı dünyasında bu tür hastaların dışlandığı bir dönemde, Sivas'taki Selçuklu şifahanelerinde modern psikiyatrinin temelleri atılıyordu. Şifahanelerin mimarisindeki akustik düzen, suyun akış hızına göre çıkan sesin insan ruhunu dinlendirmesi üzerine kurgulanmıştır.
Dünyanın en büyük "Müze Şehri" adayı
Sivas, Türkiye'de Konya'dan sonra en fazla Selçuklu eserine ev sahipliği yapan şehirdir. Ancak az bilinen bir gerçek; Sivas’ın yer altının da üstü kadar zengin olduğudur. Şehir merkezindeki tünellerin ve eski yerleşimlerin bir kısmının Hitit dönemine kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Ayrıca Sivas, yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük ikinci ili olması sebebiyle, içinde keşfedilmemiş onlarca antik höyük ve mağara barındırır.
Astronomi ve gök bilimleri
Gök Medrese adını sadece renginden değil, o dönemde yapılan astronomi çalışmalarından alır. Medresenin girişindeki süslemeler arasında 12 hayvanlı Türk takviminin sembolleri ve evrenin işleyişini temsil eden kozmik motifler gizlidir. Burası, döneminin "NASA"sı sayılabilecek bir gözlem ve eğitim merkeziydi.
Sivas'taki tescilli kültürel mirasın tam listesine ve detaylı envanterine T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı resmi sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sorular
Sivas dünyada hangi özelliği ile "tek" olarak kabul edilir?
Sivas, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ile UNESCO Dünya Miras Listesi'ne Türkiye'den giren ilk mimari yapı olma özelliğine sahiptir. "Anadolu’nun El Hamrası" olarak nitelendirilen bu yapı, bezemelerindeki on binlerce motifin hiçbirinin birbirini tekrar etmemesiyle (ünik olmasıyla) dünya sanat tarihinde eşsiz bir yere sahiptir.
Sivas'ta neden çok fazla medrese var?
Selçuklu Devleti döneminde Sivas, bir eyalet merkezi ve stratejik bir kavşak noktasıydı. "Darü'l-A'lâ" (Yücelik Beldesi) ünvanıyla anılan şehir, dönemin en büyük alimlerini ve bilim insanlarını ağırlıyordu. Ticaret yollarının güvenliği ve ekonomik refah, beraberinde eğitimi getirmiş; bu da şehrin her köşesinde birer üniversite hükmünde olan medreselerin yükselmesini sağlamıştır.
Kangal Balıklı Kaplıcası'nın bilimsel sırrı nedir?
Kangal'daki balıkların dünyada benzeri yoktur. 37 derece sıcaklıktaki termal suda yaşayan bu balıklar, normal şartlarda bu sıcaklıkta canlı kalamayacak türlerin aksine, burada hem ürer hem de insan derisindeki ölü hücreleri temizlerler. Bu biyolojik olay, suyun içindeki selenyum miktarı ve balıkların adaptasyon yeteneği ile açıklansa da, dünyada bu kadar etkili bir doğal tedavi merkezi başka bir yerde bulunmamaktadır.
Sivas Kongresi neden 108 gün sürdü?
Sivas Kongresi, sadece bir toplantı değil, Milli Mücadele’nin stratejik yönetim merkeziydi. Temsil Heyeti'nin Sivas'ta 108 gün kalmasının sebebi, şehrin o dönemde işgal edilemeyen en güvenli bölge olması ve haberleşme ağlarının (telgraf hattı) merkezi konumunda bulunmasıydı. Bu süre zarfında Sivas, fiilen Türkiye'nin yönetim merkezi görevini üstlenmiştir.