Karaseki Düzü'nün Geleceği GES Projesine Kurban Edilemez
Bölgede incelemelerde bulunan Karasu, yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklediklerini ancak projenin tarım, hayvancılık ile doğal ve tarihi mirasa zarar vereceğini savundu.
Karaseki Düzü'nün koruma altındaki doğal alanlardan biri olduğunu belirten Karasu, bölgenin Hititler döneminden kalma tarihi kalıntılara ev sahipliği yaptığını, çok sayıda sit alanını barındırdığını ve Ulusal Bozkır Strateji Planı kapsamında korunduğunu ifade etti.
"Temiz enerjiye değil, yanlış yere yapılan yatırıma karşıyız" diyen Karasu, korunması gereken alanlara ve bölgenin en önemli otlaklarından birine GES kurulmasının doğru olmadığını söyledi.
Projeye ilişkin kararların masa başında alındığını öne süren Karasu, doğal kaynakların yabancı sermayeye tahsis edildiğini savunarak, yatırımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
TBMM'de kabul edilen Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmayı da gündeme taşıyan Karasu, yatırımcı firmaya sağlanan imtiyazların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Karasu, 30 yıllık alım garantisi verildiğini belirterek, aynı ayrıcalıkların neden yerli yatırımcılara tanınmadığını ve projede neden yerlilik şartı aranmadığını sorguladı.
Yaklaşık 22 bin dönümlük alanda kurulması planlanan santralin sağlayacağı istihdamın sınırlı olacağını öne süren Karasu, buna karşılık tarım ve hayvancılık açısından büyük kayıplar yaşanacağını ifade etti.
Pandemi sürecinin gıda güvenliğinin önemini ortaya koyduğunu belirten Karasu, enerjinin farklı bölgelerde üretilebileceğini ancak tarım ve hayvancılık alanlarının kaybedilmesi halinde bunun geri kazanılamayacağını söyledi. Karasu, gelecek nesiller için en büyük zenginliğin tarım ve hayvancılık olduğunu vurgulayarak Karaseki Düzü'nün korunması çağrısında bulundu.