reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17
sivas360 Genel Aşırı terleme özgüven kaybına neden olabiliyor

Aşırı terleme özgüven kaybına neden olabiliyor

Terleme, vücudun sıcaklık dengesini sağlamak için gerçekleştirdiği doğal bir işlev olsa da bazı kişilerde günlük yaşamı zorlaştıracak seviyelere ulaşabiliyor.

MUHABİR: Haber Merkezi

Aşırı terleme özgüven kaybına neden olabiliyor

Uzmanlar, herhangi bir fiziksel aktivite, sıcak hava ya da stresle açıklanamayan yoğun terlemenin hiperhidroz adı verilen bir sağlık sorununa işaret edebileceğini belirtiyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, aşırı terlemenin yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını, kişinin sosyal yaşamı, iş hayatı ve psikolojik durumu üzerinde de önemli etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Belirgin neden olmadan ortaya çıkıyorsa dikkat edilmeli

Normal terlemenin vücut için gerekli bir mekanizma olduğunu belirten Dr. Ünsal, "Terleme herhangi bir sebep olmadan aşırı şekilde gerçekleşiyor ve kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiliyorsa hiperhidrozdan bahsedilir. Özellikle uzun süren ve belirli bölgelerde yoğunlaşan terlemeler değerlendirilmelidir" dedi.

Hiperhidrozun en sık avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve yüz bölgesinde görüldüğünü aktaran Ünsal, bu durumun ter bezlerinin fazla çalışmasından değil, ter bezlerini yöneten sinir sisteminin aşırı uyarılmasından kaynaklanabileceğini söyledi.

Her aşırı terleme aynı nedene bağlı olmayabilir

Aşırı terlemenin iki farklı şekilde görülebileceğini belirten uzmanlar, primer hiperhidrozun genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başladığını ve belirgin bir hastalıkla ilişkili olmadığını ifade ediyor.

Sekonder hiperhidrozun ise bazı hastalıklar veya ilaç kullanımına bağlı gelişebileceği belirtiliyor. Özellikle sonradan başlayan, tüm vücudu etkileyen veya gece terlemeleriyle birlikte görülen durumlarda ayrıntılı inceleme yapılması gerekiyor.

Uzmanlara göre aşırı terleme; tiroit hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, hormonal değişimler, obezite, bazı nörolojik rahatsızlıklar ve çeşitli ilaçlarla ilişkili olabiliyor. Gece terlemesi, istemsiz kilo kaybı ve sürekli yorgunluk gibi belirtiler varsa altta yatan nedenlerin araştırılması önem taşıyor.

Stres terleme şikayetini artırabiliyor

Heyecan, sınav stresi, topluluk önünde konuşma veya sosyal kaygı gibi durumların terlemeyi artırabileceğine dikkat çekiliyor. Stres sırasında sempatik sinir sisteminin aktifleşmesiyle özellikle eller, yüz ve koltuk altındaki terleme daha belirgin hale gelebiliyor.

Ancak stresin her zaman hiperhidrozun temel nedeni olmadığı, mevcut terleme eğilimini artıran bir faktör olarak rol oynadığı ifade ediliyor.

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor

Aşırı terleme yaşayan kişilerde sosyal ilişkilerde zorlanma, özgüven kaybı ve çekingenlik görülebiliyor. El sıkışmaktan kaçınma, kıyafet seçimine dikkat etmek zorunda kalma veya iş hayatında sorun yaşama gibi durumlar kişinin psikolojik olarak etkilenmesine neden olabiliyor.

Uzmanlar, hiperhidrozun yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin bazı kronik cilt hastalıklarıyla benzer düzeyde olabileceğini belirtiyor.

Tedavide farklı yöntemler uygulanabiliyor

Hiperhidroz tedavisi, terlemenin şiddetine ve bölgesine göre belirleniyor. İlk aşamada alüminyum klorür içeren ter önleyici ürünler kullanılabiliyor. El ve ayak terlemelerinde iyontoforez yöntemi, bazı hastalarda ise ilaç tedavileri uygulanabiliyor.

Koltuk altı terlemesinde sık tercih edilen yöntemlerden biri olan botoks uygulamasıyla ter bezlerini uyaran sinir sinyalleri geçici olarak azaltılabiliyor. Etkinin genellikle birkaç gün içinde başladığı ve birkaç ay boyunca devam edebildiği belirtiliyor.

Cerrahi yöntem son seçenek olarak değerlendiriliyor

Diğer tedavilere yanıt vermeyen ve yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenen hastalarda cerrahi yöntemler gündeme gelebiliyor. Özellikle ileri düzey el terlemesinde uygulanan bazı cerrahi işlemler etkili sonuçlar verebilse de farklı bölgelerde terleme artışı gibi yan etkiler görülebiliyor.

Uzmanlar, aşırı terleme sorunu yaşayan kişilerin bunun yalnızca estetik bir problem olmadığını, gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurarak uygun değerlendirme ve tedavi seçeneklerinden yararlanması gerektiğini vurguluyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...