Kalecik Bağcılık İstasyonunda Yerli Gen Kaynakları
Türkiye'nin tarımsal kalkınma hamlesinde kritik bir yere sahip olan bağcılık sektöründe yüz güldüren gelişmeler yaşanıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara’nın Kalecik ilçesinde faaliyetlerini sürdüren Ankara Üniversitesi Kalecik Bağcılık Araştırma ve Uygulama İstasyonu bünyesinde düzenlenen bağ bozumu etkinliğine katıldı. Tesisteki incelemeleri sırasında merkezde 153 farklı yerli ve yabancı asma türünün korunduğunu aktaran Bakan Yumaklı, yürütülen biyolojik ve bilimsel çalışmaların altını çizdi.
Tesisin sahip olduğu genetik zenginliğin milli servet niteliğinde olduğunu belirten Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
"Önemli bir ıslah ve genetik kaynak koruma merkezi. Ülkemizin dört bir tarafında ülkemize has bitkisel ürün çeşitleri var. Bunların tamamı için hem bakanlığımız hem de üniversiteler çok yoğun bir çaba sarf ediyor. Çünkü bu genetik kaynakları korumak ve gelecek nesillere bunları ulaştırmak durumundayız."
Başkentin tarımsal potansiyelinin stratejik önemine değinen Yumaklı, il genelinde hasat edilen üzümün yarısının doğrudan Kalecik bölgesinde yetiştiğini, Kızılırmak havzasının oluşturduğu benzersiz mikro klima ve kendine has aromayla bu coğrafyanın dünya çapında değer taşıdığını ifade etti.

Üzüm Rekoltesinde Yıllık Artış ve Küresel Pazarlar
Küresel pazarlardaki konuma dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye'nin 2024 yılı sonu verilerine göre üzüm üretiminde dünyada 7. basamakta yer aldığını, kuru üzüm ihracatında ise küresel liderliğini sürdürdüğünü vurguladı. Sezon boyunca etkili olan elverişli iklim ve yağış rejiminin doğrudan tarlaya yansıdığını belirterek şöyle konuştu:
"Bu sene yağışların iyi olması, tüm ürünlerde olduğu gibi üzümde de ciddi bir rekolte artışına sebep oldu. Bu ürünlerin katma değerli hale gelmesi son derece önemli. Hem üretimin sürdürülebilmesi hem de gelecek dönemlerde ürünlerin aynı şekilde, aynı kalitede olmasının sağlanmasıyla ilgili. Bu manada özellikle katma değerli ürün haline getirmek, markalı ürün haline getirmekle alakalı hem biz bakanlık olarak hem de üniversitelerimiz birlikte özellikle Ankara Üniversitesi'yle birlikte çalışıyoruz."
Geçtiğimiz döneme kıyasla yaşanan çarpıcı yükselişe değinen Bakan Yumaklı, üzüm hasadındaki son tabloyu şu sözlerle paylaştı:
"2025 yılındaki üzüm üretimi yaklaşık 2 buçuk milyon ton olmuştu. Bu sene çok iyi bir sezon geçiriyoruz. 3 milyon 850 bin tonluk bir üzüm üretimi inşallah ülkemizde gerçekleşmiş olacak."

Bitkisel Üretimde 140 Milyon Tonluk Eşik Aşılıyor
Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan kuraklığın yanı sıra şubat ve nisan aylarında etkili olan zirai don hadiselerinin tarımsal çıktıları olumsuz etkilediğini hatırlatan Yumaklı, 2026 yılı itibarıyla doğal şartların lehte seyrettiğini belirtti. Toplam bitkisel üretimin hedeflenen seviyelerin üzerine çıkacağını ifade eden Bakan, sahadaki son duruma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu sene bu bereketle beraber birlikte inşallah 140 milyon tonu üretimde aşmış olacağız. Devam eden ürünlerimiz var ama büyük oranda bitti diye varsayarsak eğer şimdi yeniden toprağa hazırlama, yeni ekim dönemine hazırlama dönemini yaşıyoruz. Çiftçilerimiz şimdi bunların hazırlıklarını yapıyorlar."

Toprak Mahsulleri Ofisinden Tarihi Alım Rekoru
Gıda arz güvenliğinin uluslararası arenada sarsıldığı ve lojistik akışların sınırlandığı bir konjonktürde Türkiye'nin istikrarlı adımlar attığını belirten Bakan Yumaklı, piyasa regülasyonu amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) stratejik müdahalelerde bulunduğunu aktardı. Kurumun bu yıl 12,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirerek tarihi bir başarıya imza attığını duyuran Bakan Yumaklı, süreci şu sözlerle tamamladı:
"Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğu Toprak Mahsulleri Ofisi açısından, bütün dünyada ülkelerin gıda arz güvenliğiyle ilgili endişe duyduğu konjonktürel sebeplerle özellikle gıda ürünlerinin hareketinin neredeyse çok ciddi bir şekilde kısıtlandığı bir dönemde, hem bizim ilgili kurumumuzun hem ülkemizdeki bütün tarafların bu manada bereketli bir yıl geçirmesi bizim açımızdan, ülkemiz açısından son derece mutluluk verici. Elbette hem üreticimizin kazanması hem de tüketicimizin uygun fiyata ürün alabilmesi, tüketebilmesi için bütün taraflar olarak gayret ediyoruz. Hem üreticimizin memnun olduğu hem tüketicimizin memnun olduğu bir süreci oluşturmaya gayret ediyoruz."