Meclis Gündeminde Kritik Tasfiye Adımı ve Yasal Düzenleme
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından geçtiğimiz süreçte tasfiyesine karar verilen 131 yatırım fonuna yönelik yasal çerçeve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Tasfiye sürecinin şeffaf, hızlı ve hak sahiplerini koruyacak bir mekanizmayla işletilmesi amacıyla hazırlanan kanun teklifi; alacakların tespiti, zarara yol açan aktörlerin mal varlıklarının takibi ve tasarruf sahiplerine yapılacak doğrudan ara ödemeleri içeren kapsamlı bir yapı sunuyor.
Sürecin ayrıntılarını değerlendiren yetkililer ve konuyu kamuoyuna aktaran CNBC-e Ankara Temsilcisi Hazal Ateş'in bildirdiğine göre:
"Meclis'e sevk edilen yasa teklifi; fon paydaşlarının zararlarının tazmininden yöneticilerin şahsi sorumluluklarına kadar uzanan 7 kritik başlığı aynı çatı altında topluyor."
Ara Ödeme Mekanizmasında 1 Milyon TL Eşiği ve Kademeli Plan
Teklifin en çok dikkat çeken maddelerinden birini, hak sahiplerine acil likidite sağlamayı hedefleyen ara ödeme takvimi oluşturuyor. Mevcut nakit varlığın tüm alacakları anında karşılamaya yetmediği senaryolarda devreye girecek planlama, tasarruf tutarına göre iki aşamalı bir model benimsiyor.
Net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında bulunan yatırımcılara, mevcut kaynaklar nispetinde anapara tutarlarının tamamının tek seferde ara ödeme şeklinde verilmesi hedefleniyor. Net bakiyesi 1 milyon TL ve üzerinde yer alan tasarruf sahipleri için ise ilk aşamada ödenebilecek azami ara ödeme tutarı 1 milyon TL olarak sınırlandırılıyor. Eğer toplanan dağıtılabilir likidite havuzu bu ödemeleri dahi karşılamakta yetersiz kalırsa, tüm fon paydaşlarına kendi hak sahipliği oranları doğrultusunda oransal dağıtım yapılacak.
Yatırımcı Alacaklarının Hesaplanması ve Enflasyon Düzeltmesi
Tasfiye masasında yer alan fonlardaki alacakların reel değer kaybına uğramaması adına nesnel bir endeksleme yöntemi benimseniyor. Kanun teklifine göre hak sahiplerinin alacakları hesaplanırken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından resmi olarak duyurulan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerinin aritmetik ortalaması baz alınacak.
Ara ödeme planlamasında net yatırım tutarı esas alınırken, genel tasfiye bilançosunda bu karma endeksleme yöntemiyle yatırımcıların hak kaybı yaşamadan gerçek alacak tutarlarına ulaşması öngörülüyor.

TMSF Bünyesinde Haczedilemez Özel Geri Kazanım Hesabı
Düzenleme kapsamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde her bir fon için bağımsız birer "Geri Kazanım Hesabı" kurulacak. Bu hesaplar doğrudan ilgili fonun alt hesabı olarak çalışacak ve TMSF'nin kendi kurumsal mal varlığından tamamen ayrıştırılacak.
Yatırımcı güvenliğini teminat altına almayı hedefleyen yasa maddesine göre; bu özel hesaplarda toplanan meblağlar kamu alacakları dahil olmak üzere hiçbir şekilde haczedilemeyecek, teminat olarak gösterilemeyecek ve tasfiye dışı amaçlarla kullanılamayacak. Böylece tahsil edilen her bir kuruş doğrudan mağduriyet yaşayan hak sahiplerine aktarılacak.
Zarara Yol Açan Portföy Yöneticilerine Şahsi Sorumluluk
Fon varlıklarının hukuka aykırı, mevzuata aykırı veya karşılıksız işlemlerle azaltılmasına sebep olan kişi ve kurumlara yönelik ağır yaptırımlar getiriliyor. Düzenlemeye göre birincil mali sorumluluk doğrudan fonun kurucusu ve yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketlerine ait olacak.
Şirket varlıklarından tahsil edilemeyen tutarlar için ise SPK tarafından tespit edilen diğer şahsi sorumluların mal varlıklarına yönelinecek. TMSF, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun yetkilerini kullanarak bu kişilerin varlıkları üzerinde cebri takip yürütebilecek. Ayrıca tasfiye sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi amacıyla sorumluların mal varlıkları üzerinde yeni bireysel icra takipleri durdurulacak ve toplanan tüm değerler ortak havuzda hak sahiplerine ulaştırılacak. Gerçeğe aykırı değerlemeler üzerinden geçmişte haksız ödeme alanlara ise emsal getiriyi aşan kısımları gönüllü iade etme hakkı tanınacak.