Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Türkiye genelinde hızla büyüyen elektrikli araç ekosistemini doğrudan ilgilendiren devrim niteliğinde bir mevzuat değişikliğine imza attı. Yürürlüğe giren yeni kararla birlikte, yüksek güçlü hızlı şarj istasyonlarının elektrik altyapısı yetersiz olan noktalarda bile kesintisiz hizmet verebilmesi için enerji depolama sistemlerinin önü resmen açıldı.
Yeni düzenleme sayesinde yatırımcılar, yüksek gerilim hattı veya ilave trafo yatırımı beklemeden, yerinde batarya depolama üniteleri kurarak ultra hızlı şarj istasyonlarını devreye alabilecek. Böylelikle hem yatırım maliyetleri düşecek hem de elektrikli araç sahiplerinin en büyük endişelerinden biri olan şarj altyapısı yetersizliği asgari düzeye indirilecek.

Eski Düzenlemenin Önündeki Güç Engeli Resmen Kalktı
Önceki mevzuat koşullarında, bir şarj istasyonuna entegre edilecek elektrik depolama tesisinin azami kurulu gücü, istasyonun mevcut tüketim tesisi anlaşma gücü ile doğrudan sınırlandırılıyordu. Bu katı sınırlama, özellikle yüzlerce kilovat güç gerektiren ultra hızlı şarj (DC) istasyonlarının kurulmasını güçleştiriyor; yüksek talep gören lokasyonlarda enerji depolama teknolojilerinin verimli kullanımını engelliyordu.
EPDK tarafından hazırlanan yeni çerçeve, söz konusu kısıtlamayı kaldırarak işletmecilere anlaşma gücünün üzerinde deşarj kapasitesine sahip batarya depolama tesisleri kurma hakkı tanıdı. Şarj istasyonları artık doğrudan bu bataryalar vasıtasıyla beslenebilecek.
Şebeke arz güvenliğini teminat altına almak adına EPDK yetkilileri uygulamaya yönelik şu güvenlik standardını kamuoyuyla paylaştı:
"Şebeke güvenliğinin korunması için şebekeye kontrolsüz enerji verilmesini önleyen ve enerji çekiminde yürürlükteki anlaşma gücünün aşılmasını engelleyen otomatik güç kontrol ve enerji kesme sistemlerinin kurulması şarttır."
Otoyol ve Dinlenme Tesislerinde Hızlı Şarj Dönemi
Altyapı yetersizliği sebebiyle bugüne dek hızlı şarj ünitesi konumlandırılamayan ya da uzun trafo onay süreçlerine takılan pek çok kritik nokta bu kararla hayat bulacak. İstasyonlara konuşlandırılacak gelişmiş lityum batarya sistemleri, trafik ve enerji talebinin düşük olduğu gece saatlerinde şebekeden enerji depolayacak.
Depolanan bu enerji, araç trafiğinin zirve yaptığı gündüz saatlerinde araçlara aktarılacak. Böylelikle ana elektrik şebekesine anlık ağır yükler bindirilmeden aynı anda onlarca araca yüksek kilovat değerlerinde hızlı şarj hizmeti sunulabilecek.
Sektör temsilcileri, atılan bu adımın pratik yansımalarına dikkat çekerek şu tespitte bulundu:
"Özellikle otoyollar, şehirler arası dinlenme tesisleri, akaryakıt istasyonları ve yoğun alışveriş merkezlerinde aynı anda çok sayıda aracın prize takılması yerel şebekelerde dar boğaza yol açıyordu. Yeni model, elektrik şebekesine ek yük getirmeden yoğun saatlerde çok daha fazla sürücüye kesintisiz enerji sağlama imkânı sunuyor."

Şarj Ağı İşletmecilerine Kritik Yatırım Esnekliği
Yeni nesil depolamalı şarj modeli, şarj ağı işletmecilerine yatırım fizibilitesi açısından benzersiz bir hareket alanı kazandırıyor. Yatırımcılar bundan böyle istasyon planlaması yaparken yerel dağıtım şebekesinin kapasite artırım maliyetleri ile yerinde batarya depolama yatırımı arasında maliyet-fayda analizi gerçekleştirebilecek.
Yüksek maliyetli trafo ve hat çekim masrafları yerine batarya depolama kurulumunu tercih edebilecek olan işletmeciler, yatırımlarını aylar yerine çok daha kısa sürelerde devreye alabilecek. Türkiye'nin mobilite dönüşümünde kritik bir eşik olarak kabul edilen bu karar, elektrikli araç şarj altyapısı ile yerli enerji depolama çözümlerinin entegrasyonunu hızlandıracak.