Milyonların Gözü Ocak Zammında: İlk Veriler Masaya Geldi
Türkiye'de geçim mücadelesi veren milyonlarca emeklinin tüm dikkati, yılın başında maaş tablolarına yansıtılacak resmi artış oranlarına çevrildi. Senelik periyotlarla iki kez tüketici enflasyonu farkına paralel biçimde gelir artışı elde eden SSK, Bağ-Kur ve memur emeklileri, son açıklanan eylül ayı enflasyon istatistikleriyle birlikte yeni yılın ilk maaş hesaplamalarını netleştirmeye başladı.
TÜİK verilerine bakıldığında tüketici fiyat endeksindeki artış; temmuzda yüzde 0,99, ağustosta yüzde 1,78 olarak kaydedilmiş ve yılın ikinci yarısının ilk üç aylık kümülatif enflasyonu yüzde 5,57 bandına yerleşmişti. Yılbaşından eylül ayı bitimine kadar geçen sürede fiyatlar genel seviyesi toplamda yüzde 24,32 yükseliş kaydetti.

Merkez Bankası Tahmini ve Taban Maaş Hesabı Masada
Ekonomi yönetiminin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yıl sonu için öngördüğü yüzde 28’lik hedefin tutturulabilmesi için, son üç aylık çeyrekte endeksin yalnızca yüzde 2,96 oranında bir artış marjı bulunuyor. Söz konusu resmi tahmin baz alındığında, 6 aylık enflasyon verisinin nihayetinde emeklilerin zam oranını yüzde 8,5 dolayına taşıyacağı öngörülüyor.
Hükümet tarafından ilave bir refah payı düzenlemesi yapılmadığı takdirde, halen yürürlükte olan en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşının yalnızca 2 bin liralık sınırlı bir yükselişle 25 bin 553 TL bandına ulaşması bekleniyor. Alım gücünün hızla eridiği piyasa şartlarında bu artışın emeklinin bütçesindeki yarayı sarmaktan uzak kalacağı belirtiliyor.

Memur ve Memur Emeklilerinde Yüzde 6,5 Seviyesi Bekleniyor
İşçi ve esnaf emeklilerinden farklı bir hesaplama yöntemine tabi olan kamu görevlileri ile memur emeklileri ise toplu sözleşme kazanımlarının üzerine oluşan enflasyon farkını alıyor. Yılın ikinci yarısında yüzde 7'lik toplu sözleşme artışı alan kamu personeli ve emeklileri, bu baremi aşan enflasyon farkının yanı sıra yeni dönem sözleşmesinden doğan yüzde 5'lik hak edişe kavuşacak.
Herhangi bir refah hissesi eklenmediği takdirde, memur ve memur emeklisine yansıyacak artış oranı yüzde 6,5 düzeyinde kalabilir. Bu parametre doğrultusunda en düşük memur emeklisi aylığı ise ancak 33 bin 500 TL civarına yükselebilecek.
"Enflasyon farkına endeksli maaş artışlarında ilave refah payı verilmemesi durumunda, sabit gelirliler hayat pahalılığı ve yüksek kira artışları karşısında reel gelir kaybına uğramaya devam edecek."

Asgari Ücretlinin Gelir Kaybı Yıl Sonunda Derinleşiyor
Maaş tablosundaki daralma sadece emeklilerle sınırlı değil. Yıl ortasında ara zam alamayan milyonlarca asgari ücretli çalışan, mevcut 28 bin 75 liralık kazancıyla açlık sınırının yaklaşık 9 bin 726 lira gerisinde kalarak geçim savaşı veriyor.
Orta Vadeli Program (OVP) ile Merkez Bankası'nın yüzde 28'lik sene sonu enflasyon projeksiyonu temel alındığında, asgari ücrete yapılabilecek zam tutarı 7 bin 826 TL ile sınırlı kalarak şubat ayı ödemelerini 35 bin 936 lira seviyesinde tutacak. Ekonomi çevreleri, zam pazarlıklarında OVP'nin 2027 yılı için öngördüğü yüzde 21'lik hedefin referans alınmasının asgari ücretli açısından çok daha ağır bir ekonomik tablo doğuracağı uyarısında bulunuyor.