Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya'ya Doğru” zirvesi, ekonomi ve enerji dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol küresel piyasaların geleceğini değerlendirdi. Zirvede; yeşil dönüşüm hamlelerinin sanayiye yansımaları, cari açık üzerindeki baskılar, yatırım finansmanı ve ülkelerin rekabet gücü gibi stratejik başlıklar masaya yatırıldı.

Depolama Yatırımlarında Altı Kat Artış Zorunluluğu
Sürdürülebilir kalkınmanın ve yeşil dönüşümün ivme kazanması adına yatırım ortamının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Ali Y. Koç, yenilenebilir kaynakların doğası gereği 24 saat kesintisiz enerji sunamamasının operasyonel darboğazlar doğurduğuna dikkat çekti.
Mevcut kurulu güç ile sahadaki fiili tüketim verileri arasındaki derin makasa işaret eden Koç, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
"Şu anki tabloda yüzde 61'lik üretim kapasitesi, tüketimin ancak yüzde 40'ına yanıt verebiliyor."
Ortaya çıkan bu yapısal açığın giderilmesi amacıyla iletim şebekeleri ve enerji depolama alanına acilen odaklanılması gerektiğini kaydeden Koç, küresel ölçekteki depolama altyapısının mevcut hacminin tam 6 katına ulaştırılmasının elzem olduğunu bildirdi. Bu büyüme ihtiyacının özel sektör açısından devasa bir yatırım alanı sunduğunu hatırlatan Koç, kamu otoritelerinin bu kritik süreçleri hızlandıracak cazip teşvik mekanizmalarını devreye alması gerektiğini vurguladı.

Enerji Maliyetleri Küresel Rekabetin Yönünü Belirliyor
Uluslararası ticaret arenasında enerji parametrelerinin teknoloji, jeopolitik dengeler ve finansman dinamikleriyle doğrudan bütünleştiğini aktaran Koç, iklim adaptasyon politikalarının devletlerin pazar gücünü belirleyen temel unsur haline geldiğini ifade etti.
Avrupa kıtasındaki enerji birim fiyatlarının ABD pazarına oranla iki kat daha yüksek seyrettiğini hatırlatan Koç, enerji maliyetleri tablosunun sanayiciler üzerinde doğrudan yıkıcı veya yapıcı sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Çinli üreticilerin dünya genelindeki pazar hâkimiyetinde stratejik kamu teşviklerinin kritik pay sahibi olduğunu kaydeden Koç, Pekin yönetiminin elektrifikasyon adımlarını uzun yıllardır bir ekonomik bağımsızlık vizyonu olarak konumlandırdığını söyledi.

2035 Elektrifikasyon Hedefiyle 400 Milyar Dolarlık Tasarruf
COP31 vizyonu kapsamında gündeme gelen 2035 yılı elektrifikasyon hedeflerini analiz eden Ali Y. Koç, ortaya konan yol haritasının Uluslararası Enerji Ajansı projeksiyonlarıyla tam bir uyum içinde olduğunu vurguladı. IEA verilerine göre 2035 senesinde toplam enerji tüketimi içindeki elektrik payının yüzde 33 seviyesine erişmesinin beklendiğini, bu çerçevede hedeflenen yüzde 35 eşiğinin tamamen rasyonel olduğunu belirten Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu hedefe ulaşıldığında, bizim gibi enerjisini dışarıdan alan ülkelerin faturasında 400 milyar dolarlık bir azalma öngörülüyor. Bu da doğrudan daha yüksek rekabet gücü anlamına geliyor."

Küresel Sermaye Var Ancak Uygun Proje Eksikliği Yaşanıyor
Sürdürülebilir dönüşümün ekonomik boyutunu da kapsamlı biçimde ele alan Koç, dünya genelindeki finansal piyasalarda likidite ya da fon yetersizliği bulunmadığını kaydetti. Asıl tıkanıklığın kaynak ile yatırım kriterlerini karşılayan projelerin doğru eşleştirilememesinden kaynaklandığını savunan Koç, fon sağlayan uluslararası kuruluşların iştahına rağmen kriterlere uygun girişim bulmakta zorlandığını anlattı.
COP31 platformunun yeni nesil teşvik modelleri, doğrudan yatırımlar ve sınır ötesi iş birlikleri tesis etmek adına benzersiz bir köprü işlevi göreceğini ifade eden Koç, Koç Holding’in COP31 Küresel İş Ortağı kimliğiyle Türkiye’nin üstlendiği bu tarihi ev sahipliğine her türlü kurumsal desteği sağlayacağını belirtti.