reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Belediye Gülabibey Camisi’nde 5,5 asırdır ezan sesi yükseliyor

Gülabibey Camisi’nde 5,5 asırdır ezan sesi yükseliyor

Gülabibey Camisi’nde 5,5 asırdır ezan sesi yükseliyor

KAYNAK: İHA

Erzincan’ın Kemah ilçesinde Osmanlı valilerinden Emir Gülabibey tarafından 12 direk üzerine ahşap ile taş karışımlı olarak yapılan ve 569 yıldır ezan sesi yükselen tarihi Gülabibey Camisi ihtişamıyla görenleri hayran bırakıyor.

Erzincan’ın Kemah İlçe merkezinde yapıldığı günden bu yana tarihi dokusunu kaybetmeden korunan Gülabibey Camisi ilçenin önemli ibadet merkezleri arasında yer aldı. Tarihi cami, dönemin Osmanlı valilerinden Emir Gülabibey tarafından 1454 yılında ahşap ve taş karışımlı olarak yaptırıldı. Kesme taştan yapılan caminin minaresi ise 25 metredir. Farklı tarihlere ait 3 kitabe bulunan camide, Sakal-ı Şerif’te bulunmaktadır. Sakal-ı Şerif her yıl Ramazan ayının 27. günü ziyarete açılmakta.

Tarihi dokusu korundu

Gülabibey Camii İmam Hatibi Mehmet Hançar, tarihi Camii hakkında bilgiler vererek, “Akkoyunlu beylerinden Erzincan Valisi Gülabibey, 1454 Miladi yılında kare planlı olarak bu camiyi Gülabibey ismi ile yaptırmıştır. Camimiz 12 direk üzerine ahşap ve taş karışımlı olarak bina edilmiştir. Daha sonra 1837 yılında Çaba beylerinden Hacı Bilal Ağa tarafından Avlu kısmı ilave edilerek camimiz dikdörtgen şeklini almıştır. Avlu kısmı yapılışında ön tarafı komple açık, tabanı taş döşeme olarak bina edilmiştir, ancak 90’lı yıllardaki tadilatında avlu kısmı ön tarafı tarihi dokusuna uygun olarak kapatılmış tabanı tahta döşetilmiş, sergi serilmiş ve cemaatin hizmetine sunulmuştur.

Camimize ait 3 tane Kitabe göze çarpmaktadır. Bunlardan bir tanesi giriş kapısının üzerinde bulunmaktadır. Bu kitabede kadim sanatlara özgü göze ve gönle hoş gelen bir eser olarak Kemah’a Mescidi Aksa misali bir cami yapılmıştır diye yazmaktadır. Diğer kitabemiz Minare kapısı solunda, giriş kapısının sağında bulunmaktadır. Bu kitabede kadim eser olarak Gülabibey, Müslümanların feyizli ve ihlaslı bir şekilde ibadet etmeleri için kadim sanatlarla donatılmış Kemah’a bir Camii Şerif yaptırmıştır. Ancak bu Cami Şerifi yaptırırken işçilere dolgun yevmiye vermesinin emretmiştir. Dolayısıyla ustalar dolgun yevmiyeleri kendileri alıp, işçilere az yevmiye vererek işçilerin haklarını katlettiklerinden dolayı işçilere az para ödendiğinden dolayı Vali Gülabibey hiddetlenerek Allah’ın, Meleklerin, insanların laneti o ustaların üzerine olsun mahkukat işleterek o kitabeye geçirmiştir. Caminin güneydoğu köşesinde bulunan 3. kitabe ise cami ile hiçbir alakası olmadığı, tadilat sırasında kaleden getirildiği, kalede bir konağın kitabesi olduğu tahmin edilmektedir.

Camimiz çeşitli aralıklarla 1997, 2011 ve 2018 yıllarında tarihi dokusunu koruyarak Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından tadilat yapılmış olup halen aynı Gülabibey ismi ile ibadete devam etmektedir” dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...