Bursa-Orhaneli kara yolu güzergahında bulunan Doğancı Tüneli mevkiinde 17 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen feci trafik kazası, ardında derin bir aile dramı ve hukuk mücadelesi bıraktı. Bilal Çoban idaresindeki otomobil ile Ali Bilensir yönetimindeki motosikletin kafa kafaya çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsü baba Ali Bilensir olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazada babasının arkasında oturan 12 yaşındaki oğlu Can Bilensir ise ağır yaralı vaziyette hastaneye kaldırıldı.

Doğancı Tüneli Kazası Sonrası Ağır Ameliyatlar Başladı
Trafik kazasının gerçekleştiği andan bu yana geçen süreçte çocuk cerrahisi ve ortopedi kliniklerinde kritik ameliyatlara alınan küçük Can, geride kalan beş ay boyunca tam 3 ayrı cerrahi operasyon geçirdi. Çarpışmanın etkisiyle sol bacağında ileri derecede çoklu kırık tespit edilen çocuğun uzvunda kalıcı nitelikte fiziksel hasar meydana geldi. Bacağında 2 santimetrelik kısalma oluşan küçük Can’ın, fonksiyon kaybını en aza indirmek ve yeniden ayağa kalkabilmesini sağlamak maksadıyla önümüzdeki günlerde dördüncü kez operasyon masasına yatması kararlaştırıldı. Yaşıtları gibi yürüyebilme umudunu koruyan çocuk, hem bedensel travmanın hem de babasız kalmanın acısıyla baş başa kaldı.

Vefat Eden Babanın Hatıraları Cam Vitrinde Korunuyor
Eşini genç yaşta kaybetmenin acısını yaşayan anne Figen Bilensir ile tedavisi süren oğlu Can, merhum Ali Bilensir’in kaza anında üzerinde bulunan kişisel eşyalarını evlerinin başköşesine kurdukları cam bir vitrinde muhafaza ediyor. Motosiklet tutkunu babadan geriye kalan kıyafetler ve aksesuarlar, acılı aile için manevi bir sığınak işlevi görüyor. Aile fertleri, yaşadıkları büyük yasa rağmen hem küçük çocuğun yeniden sağlığına kavuşması hem de hukuki sürecin adil bir sonuca bağlanması adına kararlılıkla ayakta durmaya çalışıyor.

Tahliye Edilen Kusurlu Sürücüye Yeniden Yakalama Emri
Kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle başlatılan adli soruşturma çerçevesinde otomobil sürücüsü Bilal Çoban ilk etapta tutuklanmıştı. Ancak mahkeme heyeti, 1 Ekim 2026 tarihinde şüphelinin tahliyesine karar verdi. Sürücünün serbest bırakılması kamu vicdanını ve aileyi derinden yaralarken, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı mahkemenin tahliye kararına gecikmeksizin resmi itirazda bulundu. Savcılık makamının sunduğu kusur raporları ve itiraz gerekçelerini değerlendiren üst mahkeme, şüpheli hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Kararın ardından kolluk kuvvetleri firari durumdaki sürücünün yakalanması amacıyla geniş çaplı çalışma başlattı.

Hukuk Mücadelesi Veren Anne Figen Bilensir Konuştu
Evladının başında bekleyen ve adalet mekanizmasının eksiksiz işletilmesini talep eden Figen Bilensir, eşini kaybetmenin ve çocuğunun sakat kalma riskiyle yüzleşmesinin tarif edilemez olduğunu belirtti. Sürücünün serbest bırakıldığını öğrendiğinde büyük bir yıkım yaşadığını ifade eden anne, duygularını ve sürecin ayrıntılarını şu sözlerle dile getirdi:
"12 yaşındaki oğlum ağır yaralı olarak kurtuldu. Sol bacağı komple kırıldığı için hâlâ yürüyemiyor. Benim çocuğum yürüyemezken, ben eşimi kaybetmişken bu şahsın elini kolunu sallayarak dışarı çıkması çok zoruma gitmişti. Bu benim için adaletsizlikti. Başsavcımızın yakalama kararı çıkartması bizim acımıza bir nebze olsun su serpti. Fakat bu konunun burada kalmasını istemiyorum."

Kaza Bilirkişi Raporları ve Soruşturma Derinleşiyor
Eşinin seyir halindeyken kendi şeridinde kurallara uygun şekilde ilerlediğini vurgulayan Figen Bilensir, karşı istikametten gelen aracın aniden şerit ihlali yaparak doğrudan üzerlerine doğru yöneldiğini iddia etti. Şüphelinin kolluk kuvvetlerine ve adli mercilere verdiği çelişkili ifadelerin üzerinde durulması gerektiğini belirten Bilensir, olayın sıradan bir taksir unsuru taşımadığını düşündüğünü vurguladı:
"Karşı şeritten gelen araç bir anda karşımıza çıktı. Telefonla mı oynuyordu, bilincini mi kaybetti? Çünkü birkaç farklı ifade kullandı. Hiçbiri birbiriyle uyuşmuyor. Ben bu konunun üzerine gidilmesini istiyorum. Bunun taksirli bir kaza olduğunu düşünmüyorum. Bundan sonraki süreçte de gerekenin yapılmasını istiyorum."

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri bulunan otomobil sürücüsünü yakalama faaliyetleri aralıksız sürerken, adli tıp ve bilirkişi incelemelerinin ardından dava sürecinin ağır ceza mahkemesi boyutunda devam etmesi bekleniyor.