Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ilkokul birinci sınıf öğrencisi 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin çarpması sonucu yaşamını yitirdiği feci olaya ilişkin dava sürecinde kritik bir gelişme kaydedildi. Yargılamanın seyrini değiştiren Adli Tıp Kurumu (ATK) Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda, daha önce tali kusurlu gösterilen servis şoförü İ.C.'nin asli kusurlu olduğu, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise hiçbir kusurunun bulunmadığı bilimsel verilerle kayıtlara geçti. Cumhuriyet savcısı, toplanan deliller doğrultusunda sanık hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istedi.
İlk İddianamedeki Kusur Dağılımı Adli Tıp Raporuyla Değişti
Olay, 4 Şubat tarihinde Gebze Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi üzerinde bulunan Bilgi İlkokulu önünde meydana gelmişti. Okul çıkışı bindiği servise yetişmek için hareketlenen 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu, sağ ön tekerleğin altında kalarak hayatını kaybetmiş ve memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde gözyaşlarıyla toprağa verilmişti. Soruşturmanın ilk evresinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında, minik öğrencinin Karayolları Trafik Kanunu'nun yaya kurallarını ihlal ettiği ileri sürülerek "asli kusurlu" sayılması kamuoyunda tepki çekmişti.
Davanın Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 4. celsesinde mahkemeye ulaşan ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ise önceki çelişkili tespitleri bütünüyle çürüttü. Yeni teknik incelemede, okul servis aracının manevra güvenliğini sağlamayan sürücü İ.C.'nin doğrudan asli kusurlu olduğu tescillendi.

Duruşmada Aileden Sert Tepki: Uyarıya Rağmen Durmadı
Duruşmada söz alan acılı baba Fatih Tabakoğlu, servis şoförünün sergilediği tutumun bilinçli taksir boyutunu aşarak olası kast kapsamına girdiğini dile getirdi. Aracın fiziki yapısı ve aynaların konumu gereği iddia edilen kör nokta gerekçesini kabul etmeyen baba Tabakoğlu, araç içi personelin ikazlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Hostesin 'abi, çocuk var' şeklindeki açık uyarılarına rağmen sanık aracın manevrasına bilinçli olarak devam etmiştir. Dosyaya sunulan uzman mütalaası varsayımlara dayanmakta olup çocuğun boyuna ilişkin değerlendirmeler tamamen hatalıdır. Sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını istiyoruz."
Anne Serpil Tabakoğlu da küçük kızının servis peşinde koştuğu anlara ve kaza anındaki ihmallere dikkat çekerek tepkisini dile getirdi:
"Çocuğum dakikalarca aracın peşinden koştu. Şoför, kontrolün tamamen kendisinde olmasına rağmen uyarılara aldırış etmeyerek eylemini sürdürdü. Olayın hemen ardından evine kaçıp araçtaki firma tabelasını sökmüştür. Yeni rapor talepleri süreci uzatmayı hedeflemektedir."
Sanık Savunması ve Mahkemenin Ara Kararı
Daha önceki beyanlarında çevredeki yayaların tepkisiyle durumu kavradığını öne süren tutuksuz sanık İ.C., iddianamede yer alan ifadesinde şu savunmayı yapmıştı:
"Okulda servis çekiyordum. Aracı hareket ettirdikten sonra arkadan gelen çocuğu görmedim. Sağa dönüş yaptığım sırada vatandaşların araca vurmasıyla olayı anladım, son derece pişmanım."
Sanık avukatının, dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetine gönderilmesi ve adli kontrolün kaldırılması yönündeki talepleri, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine mahkemece reddedildi.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, okul servisi kazası sırasında personelin uyarılarına rağmen sürüşe devam eden sanığın eylemini bilinçli taksir sayarak 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapis cezası ve sürücü belgesine 3 yıl el konulmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık hakkındaki ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağının sürdürülmesine karar vererek duruşmayı 22 Ekim tarihine erteledi.