Zamanın akmadığı bir ortamda kadın

author

TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ

2021.10.16 10:23

Zamanın akmadığı bir ortamda kadın

Bundan yirmialtı sene önce, Ridley Scott’ın Thelma ve Louise adlı filminde, iki yirminci yüzyıl kadınının, toplumdaki erkek egemenliği tepetaklak etme çabasını izlemiştik. Bugün aynı yönetmen günümüzden tam 635 sene önce dondurucu bir aralık gününde iki şövalyenin mızrak ve kılıçla ölümüne düello yapmasının arkasındaki gerçek hikâye ile tarih boyunca sosyal konumu erkeğin konumundan aşağıda tutulan kadının mücadelesini anlatmakta.

Son Düello (The Last Duel) filmi, Orta Devir’da kocasının arkadaşı göre tecavüze uğradığını açıklayan aristokrat ve genç bir kadının ayağa kalkması ve tecavüzü halka duyuru ederek gözü kara bir şekilde hak için savaşması ile ilgili bir bayan filmi. Lakin benzer zamanda film, izlemesi son derece heyecanlandırıcı mahkeme sahneleriyle bir mahkeme draması. 14. yüzyıl Fransa’sında tecavüze uğrayan bir kadının, kilise, saray, aristokratik çevre, toplum ve aile içindeki algılanışını, cinsiyet ve zorlama ilişkisi üzerinden kadının durumunu o günün koşullarıyla düşünürken, bugünü aklımızdan geçirdiğimiz bir film bu. Bu ne aramak biliyor musunuz? Yüzyıllara yayılabilecek seviyede bir öyküleme başarısı demek. Orta Devir’da bir kadının, yakılarak öldürülmeyi göze alarak isyan ettiği acıların, yüzyılları yarıp bugün bize ulaşması ve bugünün kadınının yaşadıklarıyla bütünleşmesi oldukça trajik. Zamanın akmadığı bir ortamdaymışçasına, değişmeyen olanın korkunç bir dışavurumu gibi izlediklerimiz.

YÖNETMENİN ALAMETİ FARİKASI

Cennetin Krallığı, Gladyatör, Robin Hood, Exodus: Tanrılar ve Krallar’daki atlı savaş sahneleri ve Alien, Blade Runner, Prometheus’daki futuristik görme gücü ile Ridley Scott çoktandır efsane yönetmenler arasında. Ridley Scott’ın en öıslak özellikleri şahsen, sinemada mekânsal anlamda yakaladığı atmosfer ve uzun açılış planları. Yönetmen bu uzun açılış sahneleri ile filmin atmosferini seyirciye hiç vakit kaybetmeden derhal geçirir. Bu filmde de buna şahit olacaksınız. Veya bu filmi hemen şimdi izlemediyseniz, Gladyatör filminin beş dakikaya yakın süren açılış planını hatırlayın. Kendisine özgü kamera hareketleri ve etkin kurgu ile olayın geçtiği mekanın içine giren seyircide o olayın o anda olduğu duygusal güçlenir. Ridley Scott’ın filmleri yalnızca gösteri değildir. Mesajı vardır yönetmenin, bir felsefesi vardır filmlerinin. Scott’ın ilk uzun metraj filmi olan Düellocular (1977) filmi başlıca olarak ne ile ilgiliydi? Savaşan karakterlerin, filmin sonunda ne için kavga ettiklerini deha hatırlamamalarıyla ilgiliydi. Ve bu da aslında yönetmenin savaşlarla ilgili felsefesini, us yapısını ortaya koymaktaydı. Bugün Son Düello’da yönetmen hiçbir şeyin değişmediğini, insanların ısrarla ve sürekli olarak aynı korkunç yanlışları yaptığına dair bir mesaj ulaştırıyor bizlere. Filmin sonunda düelloya meydana çıkan erkeklerin ne adalet ne de bayan için, yalnızca kendileri için savaştıklarını göreceksiniz. Yönetmen bu mesajını ulaştırırken, Rashomon etkisini de kullanmakta. Karakterlerin kendilerini anlatmasına fırsat vermesi ve tek gerçeği üç farklı karakterin görünüm açısıyla anlatmayı tercih etmesi hikâyeyi fazla daha acayip bir ayla sokmuş.

ORTA DEVIR’DA FEMİNİZM

Orta Çağ’da kadının toplumdaki yerini yazınsal metinler vasıtasıyla biliyoruz. Örneğin, Orta Devir Avrupa’sının birincil profesyonel kadın yazarı olan Christine de Pisan’ın eserleri bu anlamda fazla değerli. Feminizm tartışmalarında Pisan’ın yeri, o dönemde feminizmden bahsedilemeyeceğinden, akademik olarak ihtilaflı olsa da, yakından incelendiğinde bir bayan dayanışmasından dile getirmek deha olası. Bavyeralı kraliçe Isabeau’nun, Pisan’ın eserlerindeki kadınlarla ilgili düşüncelerinden etkilenip, onun bu eserlerinin hamiliğini üstlenmesi kadın dayanışması açısından kendimce önemli bir misal. Bir yanlamasına kesinlikle Orta çağ ve kadın denilince, cadılık kavramı üzerinden kadınlara uygulanan yakılarak infaz gözümüzde canlanmakta. Gerçi bu koşul her ne değin Orta Çağ gibi dursa da Rönesans’tan sonradan bile bu korkunç uygulamaya devam edildiğini de ekleyelim. Döneme baktığımızda insan ışıklandırma olayı yalnızca kadınlara değil minik çocuklara tecavüz eden Gilles de Rais gibi canavarlar için de uygulandığını okuyoruz. Benzer acımasız uygulamaları öğrenmek istiyorsanız Katolik rahip Heinrich Kramer’in 1486 yılına ait ve cadılıkla ilgili en önemli eser olan Malleus Maleficarum (Cadıların Çekici) adlı eserine bakmanızı tavsiye ederim.

Yorum yapın

Geçici Mail yks pdf indir