Kıbrıs gazisinin ‘şehit’ hikayesi

Arife Defne ARSLANAlperen YILDIZ/SİVAS, (DHA)KIBRIS Gazisi Erol Hürmet´nın (75), 1974’te düzenlenen Uzlaşma Harekatı’nda omuz omuza savaştığı tabanca arkadaşı asteğmen Mehmet Özel, şehit oldu. Kendisinin de öldüğü sayılan, Sivas´taki ailesine şehit olduğu bilgisi bahşedilen Saygı´nın o tarihte hamile olan eşi Emine Hürmet (70), Ankara GATA’da ziyaret ettiği yaralı askerlerden kocasının hayatta olduğunu öğrendi. Gazi olarak dönen Erol Hürmet, oğluna da Kıbrıs’a atfen ‘Galibiyet’ ismini verdi.
Malatya’da 1967’de göreve başlayan, 1974 yılında düzenlenen Barışma Harekatı’nda çıkarmada yer alan Kıbrıs gazisi emekli piyade astsubay Erol Hürmet´nın tabanca arkadaşı Asteğmen Mehmet Özel, havan topu saldırısında şehit oldu. Asteğmen Özel ile birlikte şehit düştüğü sayılan Erol Hürmet’nın acı haberi, Sivas’taki ailesiyle Ankara’da oturan eşi Emine Hürmet’ya iletildi. Olay tarihinde hamile olan eşi Emine Hürmet, eşinin şehit olduğuna inanmadı. Kıbrıs’tan gelen zarar görmüş askerlere eşini sormak için Ankara GATA’ya gitmeye başladı. Şehit haberi verilmesinden 6 ay daha sonra yaralı askerlerden eşinin şehit olmadığını öğrenen Saygı, ondan gelen mektupla da belirlenmiş oldu. Erol Saygı´nın yaşadığının anlaşılmasından yaklaşık 1 hafta sonra Emine Saygı doğum yaptı. Çift, oğullarına Kıbrıs’a atfen ‘Galibiyet’ adını verdi.
‘BENİ DE ŞEHİT SANMIŞLAR’
Kıbrıs çıkarmasında yaşadıklarını anlatan Erol Saygı, “1967 yılında hava astsubayı olarak Malatya´ya tayin oldum. sonra bir aksama sebebiyle kara kuvvetlerine geçerek 1970 yılında Ankara´nın Çubuk kazasına devir oldum. 1974 yılının 15 Temmuz´unda ‘Kıbrıs´a tümdengelim yapacaksınız, hazırlıklarınızı yapın, evlerinizle helalleşin ve birliğe gelin’ dediler. Hazırlıklarımızı tamamlayıp ailelerimizle vedalaşarak birliklerimize teslim olduk. Helikopterlerle bizi savaş bölgesine bıraktılar. Ateş hiç durmaksızın devam ediyordu. Barıştırma Harekatı başladıktan sonradan bizimle birlikte Mehmet Özel isminde bir asteğmen Kıbrıs’a gelmişti. Kendisi havan topu düşmesi sonucu yanımda şehit düştü. Asteğmenimizin şehit düşmesinden sonra benim de orada şehit olduğumu söylemişler. Haber nasıl yayıldı, nasıl geldi bilmiyorum, Türkiye’deki aileme şehit olduğumu bildirmişler. Biz bu sırada barınma yeri olarak arazide bulunuyorduk. Yakınlarımızda domuz ve tavuk mandıraları vardı. Hayvanların kapılarını açmışlar ve yanlarımıza kadar gelen hayvanların arasında yattığımız zamanlardı. Aradan 46 yıl geçti” dedi.
‘HAYATTA OLDUĞUMU GÖREBILEN ŞAŞIRIYORDU’
Şehit olduğu sanılan Hürmet, “Arkadaşlarımız, komutanlarımız kendi aralarında da ‘Erol Saygı şehit düştü’ diye konuşurlarmış. Ast sonrasında beni gören şaşırıyordu. ‘Yahu sen şehit olmadın mı? Biz seni şehit biliyoruz’ diyenler oldu. Hayattayım ben, şehit olmadım gördüğünüz gibi yaşıyorum dedim. Arkadaşlarımız mutlu oldular. Öldü sanılıp yaşamak hoş oluyor. Daha Sonra aileme mektup yazdım. Onlar da şehit olmadığımı öğrendi. Tekrar doğmuş gibi oldum ve ailem benim sevincimin 5 misli sevindi. Mukadderat tabi bir şey diyemiyoruz. Şehitlik güzel bir şey lakin gazilik de güzel. Ölsem şehit olacaktım, ancak hayattayım ve gazi oldum. Görevdeyken oğlum doğdu. Derhal uçakla geldim, oğlumu kucağıma aldım, onu gördüm ve ardındaki yeniden uçakla Kıbrıs’a döndüm” diye konuştu.
‘MEKTUBUNU ALDIK, MUTLU OLDUK’
Eşini Kıbrıs’a gezgin ettiği dönemi anlatan Emine Saygı, “Beyim bir gün, ‘Hanım savaşa gidiyorum, ne vakit döneceğimi bilemiyorum’ dedi. Arkasında çıkıp gitti ve bir süre dönmedi. Savaş devam ediyordu. Eşim Kıbrıs’a giderken hamileymişim, fakat daha sonra öğrendim. Eşime mektup yazıp gebe olduğumu bildirdim. Ama sonradan gelen şehit haberiyle çok üzüldüm. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne (GATA) zarar görmüş askerler gelmişti ve hemencecik komşularla toplanıp biz de gittik. Bir yana üzülüyorum ‘hamileyim, evvelden çocuğum olmuyordu, acilen oldu babasız kalacak’ diye. Bir yandan öğrenmeye çalışıyorum. Bir süre haber alamadım ve bana soranlara da haber alamadım diyordum. Lojmandan birkaç hanım toplanıp GATA’ya gidiyorduk. Onlar beyini soruyordu yarası falan var mı, durumu nasıl diye. Ben beyimi soruyordum. Yine bir gün gittik zarar görmüş askerleri ziyaret ettik. Bir askere ‘Beyimi gördünüz mü?’ diye sordum. ‘Hayatta yenge, kim söyledi böyle’ dedi. Sonra bilemiyorum neyle yazdığını bize bir mektup göndermiş. Pek bir yazıydı oysa güç okuduk. Mektupta, ‘Hayattayım beni merak etmeyin’ yazılıydı. Ben de onun doğruca hayatta olduğunu öğrenmiş oldum. Yan fakat önce çok üzüldük, hayatta olduğunu duyunca da mutlu olduk” ifadelerini kullandı.
‘İKİ MUTLULUĞU BİR ARADA YAŞADIK’
O dönemki şartlarda bu tür yanlışlıkların olabildiğini gösteren Emine Saygı, “Bizi korkuttular. Şehit olsaydı eğer üzülecektik. ‘Vatan, halk için savaştı’ diye gurur duyacaktık. O sıralar Sivas’ta beyimin annesinin evine gelenler olmuş. ‘Erol şehit olmuş, bakalım bir kıpırtı var mı’ diye. Bakmışlar fakat gelen giden değil. Ben de o süre Ankara’daydım. Şehit olmadığını GATA’da öğrendim. Sonra savaşı kazanmıştık, oğlum da olunca 10 gün müsade vermişler yanımıza geldi. Oğlumuzun ismini de Başarı koydu. İki mutluluğu bir arada yaşadık. Sonu selamet oldu” dedi.
Gazi Erol Saygı ve eşi Emine Saygı’nın ‘Uzlaştırma Harekatı’ döneminde ‘Zafer’ ismini verdikleri oğulları ise hemen Tekirdağ’da bir ip fabrikasında çalışıyor.DHA-Genel Türkiye-Sivas Arife Defne ARSLAN-Alperen YILDIZ
2021-10-22 14:07:44

Anadolu Ajansı, DHA, İHA tarafından geçilen bütün Sivas haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Sivas Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin yasal muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorum yapın

Geçici Mail yks pdf indir